HİCRİ YILBAŞINIZ KUTLU OLSUN

ABONE OL
Kasım 17, 2012 18:02
0

BEĞENDİM

ABONE OL

HAZRETİ ALİ (RA )
EHL- BEYT ve HİCRİ TAKVİM

Muharrem Ayına, bir diğer adıyla Aşure Ayına girmiş bulunmaktayız. Onun için bu yazıma Allah celle celalühü Muharrem ayını, Aşure Ayını mübarek kılsın ve bize doğruyu doğru bildirip doğru yoldan gitmeyi nasip ve müyesser eylesin, ülkemizi ve İslam dünyasını cehalet felaketinden korusun, diyerek başlamak istiyorum…

Hazreti Ali radyallahü anhın Babası Ebu Talib, annesi Fatıma binti Esed’dir. Babasının esas adı Abdi Menaf’tır. Baba ve ana tarafından sülalesi Kureyş’in Haşimiler sülalesine dayanır. Böylece bu soy ve bu sülale âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazreti Muhammed sallallahü aleyhi vesellemin soyuyla birleşir.

Bu birleşme Fatıma anamızın Hazreti Ali radyallahü anhla evlenmesi sonucu daha büyük anlam taşıyan bir özelliğe kavuşmuş olur. Çünkü Yüce Peygamber’imizin, Hazreti Muhammad’in nesli bu aile ile devam eder…

Bunun için “Al-i Abâ, Al-i Beyt ve Ehl-i Beyt” kelimeleri bu açıdan değerlendirilir. Ehl- i Beyt kelimesi de genel olarak Hazreti Peygamber’in ev halkının beyanı için kullanılır ve Hazreti Ali radyallahü anh bu değerlendirmelerin içinde yer alır. Ayrıca bu terkibin içerisine Yüce Peygamber’imizi sevgili torunları Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin Efendilerimiz de girer.

Kısacası ev halkı anlamına gelen ‘’ Ehl- i Beyt ‘’ kelimesi, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazreti Muhammad’i, (sav) muhtereme kızı Hazreti Fatıma’yı , Allah’ın Arslanı, aynı zamanda Hazreti Muhammed’in damadı Hazreti Ali’yi (ra) ve Ali-Fatıma çiftinin değerli evlatları Hasan ve Hüseyin Efendilerimizi içine almaktadır…

661 senesinde Küfe’de hunharca şehit edilen Hazreti Ali’nin mezarı ve ziyaretgah durumundaki türbesi Necef’te bulunmaktadır. Hazreti Ali, bu mezara kıymetli oğulları Hazreti Hasan ve hazreti Hüseyin’in kolları arasında indirilmiş ve büyük bir hüzünle ebedî âlemine defnedilmiştir.

Necef, bu günkü statüye göre Irak sınırları içerisinde yer almakta ve Hazreti Ali (ra) Türbesi, Müslümanlar tarafından türbe olarak ve asırlardır büyük bir ziyaret yeri olarak kullanılmaktadır. Hatta Irak-ABD savaşında Millî direnişin 634-644 seneleri arasında Halife olan Hazreti Ömer (ra) döneminde, ihtiyaç üzerine yeni bir takvim hazırlanır. 639 veya 642 senesinde büyük bir ihtiyaç üzerine kabul edildiği iddia edilen bu “Hicrete göre adının bu takvime verilmesi teklifini” Hazreti Ali radyallahü anh yapmıştır. Bu teklif, yeni İslam takvimi için toplantılar ve çalışmalar yapan kurulda yetkililer tarafından iyice değerlendirilmiş ve diğer tekliflerden daha uygun bulunularak kabul edilmiştir…

Böylece HİCRÎ TAKVİM ortaya çıkmıştır…

Bu günlerde Hicri Takvim’in 1434’üncü yılına girmiş bulunuyoruz. Miladî takvimde Güneş’in hareketleri temel ölçü olarak kabul edildiği halde Hicret Takvimi’nde Ay’ın hareketleri temel ölçü olarak kabul edilmiştir ve böylece İslamî ölçüler, geçerlik kazanmıştır…

Bu takvim yurdumuzda kaldırılmış gibi görünse de dini gün ve gecelerde, dini bayramlarda ve bilhassa Ramazandakullanıldığı için geçerliliğini korumaktadır. Onun için Allah celle celalühü Hicri Yılbaşımızı mübarek eylesin…

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP