BU HAİN NAUM SİSTEMİNİ
KIZARMIŞ DEMİRLE ÜTECEKSİN
İşte hayin naumun kurdurduğu sistemde,
Zehiri verecekler severek yutacaksın
Ağu veren ellerle zehirlendiğin demde
Zerdüşt seni vuracak, sen tabut tutacaksın
Din ve devlet diyeni, “öteki” tutacaksın
Milletin seçtiğini meclisten atacaksın
Karadingişe uyup hem silah çatacaksın
Hemi de düşmanını meclise katacaksın
Meclisten dağdakine talimatı verdikçe
Mayınla, roketlerle Mehmedciği vurdukca
Halâ alkışlarınla meclisine girdikce
Ağıtlar söyleyerek sen tabut tutacaksın
Meclisteki hainden aldığı emirlerle
Oynanıyor, gençliğe doymayan, ömürlerle
Nemrudun ateşiyle kızaran demirlerle
Nâzikce, nezâketle bunları üteceksin
Millet sürüdür dedi,(haşa) allahı, peygamberi
Köpek sütü emen bu kuzuların her biri,
Millete hayır deyip, katlettiler Kamberi
Dokunulamaz zırha, sarıp yürüteceksin
Görülmüş mü, mü’minin münkire kol gerdiği
Sisteme bak açıktır kimin cevaz verdiği
Virane edilerek dul, yetimin girdiği,
Hanelerde yanarak simsiyah tüteceksin
O fosiller sandı ki: zulmümüz ilelebed
Devam edecek, çünkü koymadık, karşı sebep
Toprak kabul etmedi kimler ise müsebbep
Çizilmiş plâksınız hep takılıp öteceksin
Naumlar silinince, asıla icâbet farz
Bin dörtyüz otuz yıldır devam eder aynı tarz
Gırtlağını sıkacak, tuttuğun kin ve garaz
Tükürdüğün kusmuğu, yalayıp yutacaksın
Miadını doldurdun ey ülkenin milletin
Deva bulmaz düşmanı işte senin illetin
İSLÂMİ’nin eliyle kıravatı zilletin
Boynuna yafta diye takınca biteceksin
Himmet Kûr’ânda canım teferrûat gerisi
Hakikati haykırıp susturalım iblisi
Kovan olarak beden emânet etmiş bize
Kovandaki peteğin Habibüllah (S.A.V) arısı
DENİZ DALGASIZ, GÖNÜL SEVDASIZ OLMAZ OLUR DİYEN
VAR İSE BUYURSUNLAR NETİCEYE
Dalgasız deniz,
Sevdasız beniz,
İnan ki: şudur,
Lata ve anız.
Deniz dalgasız olmaz
Gönül sevdasız dolmaz
Boş gelip boş kalanda
Aşkı yok, beniz solmaz
Şimdi bunu bir derviş Şeyhten dinleyelim de düşünülsün
Hoca medresede veya namazgahta sohbet ederken, bir bedevi geliyor bakıyorki kalabalık var, gidiyor hocanın yanına varınca, tabii cemeat tuhaf oluyor langırt girince ama yapabilecekleri bir şey yok Bedevi= biliyorsun, Köylü veya yörük demektir. Bakıyor ki herkes bu adamı dinliyor, kendince herhalde bu bunların ağası diyor içinden ve Efendi diyor; Ben dağdan şehire geldim ihtiyacımı görmek için, eşeğimi bir yere bıraktım, ihtiyacımı görüpte eşeğin olduğu yere varınca eşeğin yerinde yeller esiyor gördüm.Şu zamana kadar arıyorum hala bulamadım, burası çok kalabalık belki bunların içinde görüp bilen vardır, bir sorarmısınız? der. Hoca sern otur şuraya diye yer gösterir köylü oturunca Şeyh: Ey cemeati müslimin içinizde hiç aşık olmaya sevmeyen, sevda nedir, aşk nedir, bilmeyen tatmayan varsa ayağa kalksın der. Birisi kalkar: Şeyhim ben hayatımda hiç aşık olmadım ve kimseyi de sevmedim, sevgi, aşk nedir bilmem-der. Herhalde ondan cesaret alan ikincisi kalkar: Şeyhim aşk sevda nedir ben öyle şeylerden anlamam da bilmem de çünki inanmam öyle şeylere der. oturur. Şeyh daha varmı diye biraz bakar bekler kalkan olmayınca,Bedeviye:Bak sen bir eşek kaybettin onu arıyorsun değilmi? der.Bedevi evet hocam deyince Al ben sana iki tane eşek buluverdim, alınız güle güle kullanırsınız- der.
İşte Sevginin, aşkın sahibi ve sahibesi olmağın derecesinin ne olup ne olmadığı,burada veriyor.Rahmetli Necip Fazılın”Başı mın üstü de ayağımın altıda müsaid, buyur,nerede duracağını
Sen ayarla der”merhumun işâret ettiği hakikat çizgisinden çık mayan Ehl-i gönül fedailerine kucaklar dolusu sevgi ve selâm larımı arzederim efendim.
SERDEKİ YANGIN BAŞKADIR
Allah için tutuşan serdeki yangınları
Cehri olsun hafi olsun nur olur her yanları
Gönül gözündeki perde kuşatamaz onları
Onsekizbin alemde meskunları görürsün
Evet Hakkın önünde secde ettiğin anda
Nazargahı sübhaninin intizarı insanda
Rahmeti rahman seninle bilki iki cihanda
Zikri- ilâhi aşkla huzuruna varırsın
HAKK’ kelâmı hakikât istemezki yelpaze
Seni Allah mühürlü gönderiyor gül taze
İblis askeri zeker elbetteki kepâze
Eder kendi kendini, sen cennete yürürsün
Halîkâ kul olmazsan olursun kuluna kul
Zan bahrini karıştır, eğer varsa hüsün, bul
Sünnetine kaledir, FARZ sarayına sokul
Yoksa hafazan Allah parçalanıp çürürsün
Demişler şeyhi yoksa , onun şeyhidir iblis
Yirminci asra verdi müceddidini Bitlis
Zincir taktı koluna, devrinde nesebsiz pis
Ne yazıkki o leşi, dillerinle sürürsün
Taşdan daha da beter cefa verir gülen gül
Metanetin me’sini bulabilir isen bul
Nihayet melek değil çiğ süt emmiştir her kul
Dikkat eyle uçuşan nice sinek görürsün
Emr’i HAKK: Gül Bülbüle, Bülbül güle örtüdür
İhtilâfın kaynağı, parça, bölük partidir (1)
Uhuvvetle muhabbet ittihadın şartıdır
İşte sırat İSLÂMİ: göster nasıl yürürsün?





















YORUMLAR