Siyasetçilerin sosyal medyada takipçi sayıları erişebildikleri potansiyel kitle, takip ettikleri kişi sayısı ise sosyal mecrayı tek yönlü değil, vatandaşların paylaştıkları enformasyonu önemseyip önemsemedikleri konusunda fikir vermektedir. Siyasi partilere göre milletvekillerinin takipçi sayılarına bakıldığında başı Ak Parti çekmektedir.
Sosyal medyayı kullanmak bir çok vatandaş için hem amaç, hem araç halini almış durumdadır. Örneğin; Üniversite ve Diğer Okul Hocaları-Öğrenci, Patron-çalışan, siyasetçi-seçmen…. Twitter bugün kendisini en öz şekilde en seçkin insanlara anlatma yeri ama facebook’ta en çok kullanılan bir sosyal medya. Bunun yanı sıra youtube’de görsel olarak kendini anlatmanın en iyi mecrası.
Gelelim siyasetçilere;
Bir siyasetçi eğer twitter’i veya facebook’u iyi bir şekilde kullanımıyorsa , etkin sözlerle hedefine ulaşamıyorsa. Yani sosyal medyayı; işte “pazardayım, cenazedeyim, cumadayım, ev ziyaretindeydik gibi laflarla donatıp bir kaç poz da resim yayınlıyorsa bir anlamı yoktur.
Sosyal medya hele hele yerel adayların en güzel dil ile, sade, yalın, öz ve anlaşılır olarak projelerini her kitleye ulaşacak şekilde yaymaları gerçekten başarıya götürür. Artık büyük şehirlerde sosyal medya danışmanları diye bu işi yürüten genç ve donanımlı insanlar danışmanlık yapmaktadır. Siz 300-400 arkadaş edinip bir yerlere ulaşmak yerine toplumda en etkin insanları arkadaş edinerek proje ve anlatılarınızı paylaşmalarını ve beğenmelerini sağlamak en akılcı yoldur. Hele hele bir çok pozitif yorumlar da varsa işin içinde ekmeğinize yağ-bal sürer ve hatta öyle büyük büyük reklam vermenize de gerek yoktur. 5000 üye yapın, yaptırın kendinize hemşerilerinizden 5000 kişinin 50000 takipçisi olacaktır. Çünkü sosyal medya öyle bir şey ki; Arkadaşının arkadaşı senin de arkadaşınmış gibi beğeni yapabiliyor. Yani su dalgası etkisi gibi yayılıyor.
Eğer projeler yerine abuk-subuk paylaşımlar ve birde spam reklamları ve pornografi atılmışsa profilinize bu işlerden anlamayan adam diyecek ki; “Bak şu terbiyesize” onun için sosyal medya elektrik gibidir. Adam gibi kullanmasını bilirsen her türlü işine yarar, kullanamazsan çarpar bir kenara atar.
Sosyal medyayı popüler yapan en önemli özelliklerden birisi kendimizi ifade etme özgürlüğü. Bu sayede başkaları tarafından önemsendiğimizi hissedebiliyor ve mutlu oluyoruz.
Artık hepimiz bir markayız…
Sosyal medyanın en çok etkilediği ortamlardan birisi ise siyaset. Kullanıcılar, her türlü konu hakkında sınırsızca yorum yapabiliyor, randevu bile alamayacakları kişilerle konuşabiliyor, sevdiklerini övüp, sevmediklerini kıyasıya eleştiriyor, ve hatta dalga geçebiliyor.
Siyasiler açısından ise milyonlarca kişinin sosyal medyayı kullanıyor olması müthiş bir nimet; bu sayede popülerliklerini arttırma imkanı buluyorlar. Bir politikacının sosyal medyayı kullanmaması, televizyona demeç vermemesine denk bir duruma geldi.
Sosyal medya böylesine önemli bir hale gelmişken, yaptığı paylaşımlar yüzünden kullanıcılardan tepki gören, parti politikalarıyla ters düşen veya siyasi kariyerine zarar veren politikacıların sayısı da hiç az değil. Sosyal medya tarihinde bunun çok örneği var.
Türkiye’de politikacıların TBMM milletvekillerinin 3′te 2′sinin Twitter hesabı var.
Durum böyle olunca, sosyal medya paylaşımlarının siyasette gündem belirleyebildiği bir döneme girdiğimizi söylemek hiç de abartı olmaz. Bunun en büyük göstergesi, sosyal medya paylaşımları haber olan politikacıların çokluğu. Ertuğrul Günay Başbakan’a Twitterdan yanıt verdi, Yeni Ekonomi Bakanı Zeybekçi’den tartışılacak Twitter paylaşımı, İstifasını Twitter’dan açıkladı, Başbakanlık müşavirinden ürperten tweet, Ak Parti’li Burhan Kuzu’dan ilginç twitler gibi haberleri bugünlerde daha sık görüyoruz.
Sosyal medya bir iletişim aracıdır. Aslında şaşılacak bir durum değil bu, çünkü sosyal medya da tıpkı radyo, televizyon, gazete gibi bir iletişim aracıdır. Önemli bir siyasi ismin televizyonda, radyoda yaptığı açıklamalar ne kadar haber değeri taşıyorsa, attığı bir twit de o kadar haber değeri taşır. Sosyal medyanın farkı ise herkesin istediği gibi söz söyleyebilmesi, bu sözlerin herkesin gözü önünde olması ve neyin önemli olduğuna yine kullanıcıların karar vermesi. Editör veya yayın yönetmenleri değil.
Sosyal medyanın anlamını iyi kavrayamayan, doğru şekilde kullanamayan siyasetçiler içinse bu ortam “başlarına bela olabiliyor”. Bu durumdan rahatsız olan Bülent Arınç’ın yaptığı açıklama ise dikkat çekici: “Biz Twitter hesabından ciddi şeyler yazmaya çalışıyoruz. Ancak bazı bakan arkadaşlarımız bile sürekli bunlarla uğraşıyor. Bir başkası çıkıyor, iki bin kişilik liste var diyor. Bu öyle bir hastalık haline geldi ki, çıt çıt çıt, sabahtan akşama kadar bunlarla uğraşıyorlar. Danışman sıfatı taşıyan insanlar çıt çıt çıt, şu kadar tweet attım, şu kadar retweet aldı, elinin körü oldu. Bunlar iş değil. Bunları bırakın”
Evet… Siyasiler twit atarken bir değil birden fazla düşünmeli ama kendi doğallıkları içinde twit atmalarını da demokrasi açısından önemsiyorum. Çünkü bu sayede şeffaf biçimde fikirlerini paylaşmış oluyorlar, biz de seçmenler olarak onları daha yakından tanımış oluyoruz.
Şeffaf, aracısız, doğrudan. En samimi halleriyle… Bundan daha demokratik bir ortam olabilir mi?
Siyasilere bazı öneriler:
• Televizyonda söylediğiniz sözler kariyerinizi nasıl etkiliyorsa, emin olun attığınız twitler de o kadar etkiliyor.
• Yanlış kullananlar için Twitter tam bir baş belasıdır, ama doğru işler yapanlar içinse bir baş tacı olabilir.
• Neyin baş belası, neyin baş tacı olacağını belirlemek sizin kontrolünüzde değil. Bir mesaj atarken acele etmeyin.
• Sosyal medyada kimse gündemi tek başına yönlendiremez. Sahte hesaplar ve takipçilerle ancak isminizi lekelersiniz.
• İnsanlar sosyal medyaya reklam görmek veya öğüt almak için girmezler, samimi ve eğlenceli olmak her zaman dikkat çeker.
• Sosyal medyayı popüler yapan en önemli dinamik “önemsenmektir”. İnsanlar önemsendiklerini hissettikleri için sosyal medyayı kullanırlar. Takipçilerinizi ve size mesaj atanları önemseyin.
• Sosyal medya sadece Twitter ve Facebook değildir. YouTube, Vimeo, Instagram, Flickr, SlideShare, Google+ gibi farklı mecraları kullanmayı da öğrenmelisiniz.
• Dijital diplomasi kavramını araştırmanızda büyük yarar var.
• Hata yapabilirsiniz, yanlış bir söz söyleyebilirsiniz ama lütfen polemik konusu olan bir twit attıktan sonra “hesabım ele geçirilmiş, yeğenim yazmış vs.” demeyin. Komik oluyorsunuz.
• Klavyenin şehveti cezbedicidir ama birinin yüzüne karşı söyleyemeyeceğiniz sözü, Twitter’dan da yazmayın.
Kısaca;
Twitter siyasetçiler açısından tek yönlü bir propaganda aracı değil, siyasetçi-vatandaş etkileşiminin doğrudan sağlanabildiği mecralardan biridir. Twitter’da takipçi kitlesiyle etkileşim, siyasetçilerin vatandaşlarla diyalog kurması, onları dikkate alması ve sorunları ile taleplerine yanıt vermesi açısından önemlidir.
Seçim startı verildi. Kolay gelsin diyelim.
Secattin BÜYÜKDAVRAZ-FNMB ISPARTA-Gazete 32





















YORUMLAR