K Ü P E
Uçmak için heveslenmişsin madem:
Sinek mi, kuşmuyum diyerek düşün.
Hûrilerin gözü Ceylanda âdem.
Tart ta bak kaç okka omuzda, başın?
Muhterem gönül dostları ve aziz okuyucularım!
Dün yani cumu’a günü Arkadaş FM’de, Taaa 1982 lerden öğrencisi olan hüccace yazar, şair Ülker aygün hanımla birlikte üstad silleliyle girişte karşılaştığımızdan radyoya çıktık. Ve tanışma faslından sonra radyo da Gazete 32 de şiirlerle mesajlar (2) adlı dini ve milli düsturlara er meydanında peşrev çektirdiğinden kinâye teşekkürlerimi arzederken. Nâzire yaptığımı söyledim. üstad da yapabilirsin deyince. başladım konuşmağa: önce şu aşağıdaki incilerden damlaları arzedeyim sizlere:
“Peygâmberlerden sonra, ebû bekr’den daha üstün bir kimse üzerine güneş doğmamış ve batmamıştır” ( Hadis-i Şerif)
-Şikâyetçi olup ağladığım nice günler oldu. zaman geldi ki, ağladığım günlere ağladım-(Hz.Ebû Bekr r.a)
Lûtfu, kahrı her şeyi vahid bilmeyen çekti azab,
Ol azabtan kurtulup sultan olan anlar bizi.
(Emirdağ Lâhikâsı.75)
MÜKEVVENÂTIN SANİİ;
Nûrundan nûrcan
Niyâzi Mısrî gibi bir tercümân,
Katreyi umman,
Ademi insan,
Ve nurunu aleme sultan eylemiştir
Gidene kal demek zavallılara,
Kalana git demek terbiyesizlere,
Dönmeyene dön demek acizlere,
Hak edene git demek
Asillere yakışan harekât tarzıdır.
Şimdide sohbete devam edelim:
Saat on yedi de cumu’a günü,
Arkadaş fm de üçlerden idim.
Sefalar getiren Ülker Aygün’ü,
Üstad silleliyi tebrik eyledim.
Dedim: harikasın öze inmişsin.
Dağları fethedip düze inmişsin.
Ispartamın efendisi senmişsin.
Mübhem esrarları açalım dedim.
ŞİİRLERLE MESAJLAR (2) VE
NÂZÎRE
Y O R U M S U Z (1)
Selâmı alanlardan kelâm olmadı.
Yakamı tutanlar beni salmadı.
Mücâdele denilmiş ya adına,
Bende gayret tende mecâl kalmadı.
dedim üstad:
Yorumsuzda sitemlerin çokunu,
Tevcihin banamı altın okunu?
Evet: sen almışsın haktan kokunu.
Deyince silleli: şöyle söyledim.
Yapıştığım ikisinden birisin.
Ahlâkta diler’le bir rütbelisin.
her ikiniz, efendiler pirisin!
bırakamam imân-ı ahd eyledim.
BU RUM’SUZ (1/a)
Doğru dersin, doğru uyduğun usül.
“Önce selâm sonra kelâm”, der Resûl.
Bilirim ki: ehl-i kütük yaklaşıp,
Hulül edmezler, haddimivüsûl?
KORKUN (2)
Tedbirli olarak eyvahtan korkun,
Perdesi olmayan bir ahtan korkun.
Kûr’ân-ı Kerimde buyuruluyor:
“Ey imân edenler, ALLAH’tan (c.c) korkun”
AMÂ KOR (2/a)
Tedbirsiz hareket ederse kişi,
İçtiği su ile kırılır dişi!
Bakıpta görmeyen ahmağa inat,
Amâlar bastonla yapar teşvişi
SELÂMLAMA (3)
Vatana canını veren yiğidim.
Göğsünü, süngüye geren yiğidim.
Kimse sana kem nazarla bakamaz.
Kendisini yere seren yiğidim.
DİYORLAR (4)
İnsan için öz ilâzım diyorlar.
Anlayana söz ilâzım diyorlar.
Bu dünyada hakikâti görmeğe,
İmân dolu göz ilâzım diyorlar.
YİYORLAR (4/A)
İnsanların özlerini yiyorlar.
Bala’sını, kızların yiyorlar.
Dünya aşkı, dumûr etmiş hisliler.
Kundak, silbinç, bezlerini yiyorlar.
BÖYLEDİR (5)
Her güzel iş, her güzel düş böyledir.
Arayıpta hakkı buluş böyledir.
Yerde gökte sonsuz sırlar gizlemiş.
Tohum atış, meyve oluş böyledir.
ÖYLEDİR (5/A)
ALLAH (c.c) güzel, güzellerin güzeli,
Sevmişte yaratmış NEBİ (s.a.v) ezeli.
Güzel bakan her güzeli seyreder.
Baktıkça görür ki: deliler veli.
GERÇEK (6)
Günler, aylar yıllar, akıp gitmekte.
Ömür tükenirken nefes bitmekte.
Her an dönen üç kuruşluk dünyada .
Saatler dolmakta hayat itmekte.
GERMEDE ÇEK (6/A)
Zikri, şükrü, germe de ,çek silleli.
İncelipte kopar pürçek silleli.
Yana, yana bitirince yağını;
Fitilide tüketecek silleli.
Dedim, dedim de. Ülker hanımın Türkülerini takdir ederken:
teşekkür ederim özü temiz kız.
Ruhtaki aşk ile yüzü temiz kız
Türkülere alem mevahirimiz.
Türküler vermiştir müslümana hız.
Dedim: aceba sizler ne dersiniz bilemiyorum. veda ederken,Üstada bir dörtlükle cümlenize selâm sevgi ve düalaımı iletir YARATAN’a emânet eylerim canlarım.
HOŞ’LAMAK
Kendin hoşsun söz söyleyen dilin hoş .
Boş gelenin, boş kalanın, beyni boş.
Ledün ummanında çırpınıp duran,
Kurtar, boğulmaktan İSLÂMİ’yi koş.
El baki HÜvel Baki :





















YORUMLAR