Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Secattin Büyükdavraz
Secattin Büyükdavraz

KADIN İÇİN ADALET

Yazarlığımı bir tarafa her şeyden önce bir insan olarak insanları, özellikle kadınlarımızı kılık kıyafet üzerinden tanımlamayı reddediyorum. Artık erkeklerin işlerine geldiğinde kadını ön planda, yanında göstermesinin aslında bir göstermecilik olduğunu, artık kadınlar üzerinden artık siyaset yapılmaması gerektiğini şiddetle savunuyorum.

Kadınların bir iş yerinde bile ikinci sınıf bir insan, bir seks objesi olarak görülmesi kendi değersizliklerimizi ve ne kadar çağ dışı, islamdan uzak olduğumuzun tam göstergesidir.

Eğer kadın ve kızlarımıza verilen gerçek değeri görmek isteyenler;

1-Türklerin kadın ve kızlara verdikleri değerleri görsünler. (anaerkil yapı)
2-İslamiyetin kadına verdiği değeri görmek isteyenler Peygamberimizin yaşantısını, hadislerini ve veda hutbesini iyi okusunlar.
3-Çağdaş medeni insanların kadına ve kızlarımıza değer verdiğini görmek isteyenler de Çağdaş Türkiye’nin kurucusu, Büyük lider, Ulu Önder; G.M.K. Atatürk’ün hayatını, devrimlerini ve nutuk kitabını iyi incelesinler.

Kadının sorunları; ne giydiği değil, aç kalan çocuklar, giysisi olmayan çocuklardır. Şiddet gören, öldürülen, horlanan, tacize uğrayan ikinci sınıf vatandaş gibi görünen. Hayatımızdaki yeri ahırdaki sığırlarımızdan bile sonra gelen kadınlarımızın sorunlarıdır. Kadının en önemli meselesinin ekonomik özgürlüğünü elde etmesi olarak gördüğümüz zamanları çoktan geride bırakmamıza rağmen; Meselenin kadında değil, erkeğin beyninde olduğunu görmekteyiz.

Eğer bizler memleketin sorunlarını kadınımızla-erkeğimizle konuşmak üzere toplanırken bile hala kadın üzerimizdeki kendi sorunlarımızı konuşuyorsak bunu oturup tartışmalıyız. Kadının eşit insan olduğunu reddedenler bugün ona özgürlük verdik diyenler oturup vicdanlarını sorgulamalıdırlar. Bir kadının ne örteceğini, neyle doğuracağını, yasal kürtaj olup olmayacağını, kaç çocuk doğuracağını, aynı ortamlarda oturup-kalkmasının bile sakıncalı olduğunu kadınlara öğretmek kusura bakmayın hiç kimsenin ne hakkı ne de haddi olmamalıdır. bunlar kadının mahremidir, kadınların mahrem alanından çıkın artık.

Kadınına-kızına güvenmeyen ne devlet, ne koca, ne baba kendine olan güveni olmadığı gibi ona yaşattığı mobing ve baskılar asıl onların yanlış yapmalarına sebep olacaktır.

Kadın-kız bir mikrop değildir. Kadınların hayatlarını mikroskop altına koyup inceleyemezsiniz.

Ey efelenip-bağırıp-çağırmakla erkek olduğunu zanneden egemen zavallılar sizlerin fahişe, açık-saçık gördüğünüz veya güvenemediğiniz, her şeyine karıştığınız bu toplumun parçaları olan kadınlar-kızlar; Bu toplumun, sizlerin birer annesi, hanımı, kızlarınızdır. Diğer kadınlara da bakarken empati yapın. Nasıl giyindikleri, arkadaşlıkları, çağdaş yönetimlerdeki davranışlarını ölçmek, biçimlendirmek, sınırlandırmak kimsenin haddi değildir.

Bugün Türkiye’de 100 bin çocuk anne var. Bunları araştırın, bunlara sebep olanları soruşturun. Tüm insanlar düşünmeli, konuştuklarını da akıl süzgecinden geçirip konuşmalı. Allah insanlara akıl vermiş düşünsün, bulsun, kullansın diye eğer insanların kavga ile yaşaması isteseydi aklını kullanamayan hayvanlara verdiği birer savunma ve saldırı mekanizması verirdi akıl yerine. Yani sizin pençeniz, sokan diliniz, parçalayan dişleriniz olurdu. İnsanlık toplum içerisinde yaşıyorsa konuşmak için ve aklımızla varız.

Kadınları daha çok görevlere getirelim. Kadın duygusaldır, anne gözüyle bakar, merhamet duyar bizlerden çok farklı düşünür. Kadınları ne evinizde, ne işyerinizde, ne sokakta, hiç bir yerde horlamayınız. Tutum, davranış ve görüşlerinden ötürü bağırarak, sindirerek, korkutarak hiç bir yere varamazsınız. Tam tersine küçülürsünüz.

Kadınları giyimi konusu da dahil olmak üzere; yaşantıları, inançları yüzünden yargılamayınız. Yargılama hakkını size kimse vermez. Kadınlar ne bir yaratık, ne bir ucube, ne de inceleyeceğiniz, araştırma yapacağınız bir kobay, bir mikrop, bir fare değildir. Elinizi çekin kadının üzerinden. Seyriniz için bakılacak, gerektiğinde tasma takılacak; süs balığı, süs köpeği de değildir kadınlar.

Eşleriniz, kızlarınız var. Bu tartışmaları yaparken, onlarla eşit olduğunuzu unutarak horlarken, sindirirken; Eşim ve kızım dediğiniz kişileri de mi hiç mi düşünmüyorsunuz? İnanç bir özgürlüktür. Özgürlükler geliştirmek devletlerin elindedir ama bugün devlet tersini yapmaktadır.

Sizlerden; şiddetlerin önlenmesi, eğitimsiz kız çocukları, erken evlendirilen çocuklar, beslenemeyen bebekler, hastalıklar, ölümler, baskılar, açlık, sefalet, yokluk, tecavüzler…. bunlarla ilgilenin. Hem kendiniz, hem ülke hem de insanlık için hayırlı işler yapınız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER