Şu sıralar kızlı-erkekli öğrenci evlerinden çok bahsediliyor. Çoğunuz “yeter artık, gına geldi” diyecek ama şu meseleyi türban gibi ebedi çözelim, bitsin. Öyle küllenip bıraktıkça hafif bir rüzgârda bu sorun kendini alevlendirecektir.
KAÇ TÜR GAYRİ MEŞRU YAŞAM VARDIR?
1-Evli iken, imam nikâhlı olarak ikinci eşi almak.
2-Hiç bir nikâhsız dost hayatı yaşamak.
3-Evli kişilerin başka kişilerle olan yasak ilişkileri.
4-Üniversiteli imam nikâhlılar.
5-Üniversiteli hiç nikâhsız beraber yaşayanlar.
6-Para karşılığı fuhuş yapanlar.
7-……………………………………………
Daha da literatüre geçmemiş başka türleri varsa diye 7.nciyi boş bıraktım, siz yazarsınız.
Şimdi 1, 2, 4 ve 5 ‘in bizce hiçbir farkı yok. Sadece birisi muhafazakârlığın uyduruk teranesi, diğeri ise demokratlığın. Yani neticede 4’ü de tamamen diğer cinsine karşı olan tutkunluğunun neticesidir.
Hacettepe Üniversitesinin bir araştırmasına göre; 1974 öncesinde gerçekleştirilen evliliklerin Yaklaşık yüzde 35’i imam nikâhı ile başlarken, 1999-2003 döneminde gerçekleştirilen evliliklerin Sadece yüzde 13’ü imam nikâhı ile başlamaktadır. Ayrıca, sonuçlar imam nikâhından resmi nikâha geçişin, resmi nikâhtan imam nikâhına geçişe göre daha dirençli olduğunu göstermektedir.
Şimdi sıkı durun yıl 2013 ve imam nikâhlı yaşayanların evli nüfusa oranı bu kez azalmamış, tam tersine %16,5 a yükselmiş. Yani 2003’e kadar düşüş trendi yaşamış, bu tarihten sonra ise artış yapmıştır.
Türkiye’de sadece imam nikâhı yasaktır. Yani öncelikle resmi nikâh şartı aranmaktadır. Ama Türkiye’de (paralı fuhuş hariç) Fuhuş yapmanın cezai müeyyidesi yoktur. Yani anlaşılacağı bir anlamla da bir arada yaşamanın yasalar karşısında sorgusu yoktur, yeter ki para girmesin işin içine.
ŞİMDİ SIRALADIKLARIMIZI AÇALIM BAKALIM:
Buna biz ikinci ev açma, yani yeni bir gizli yaşam alanı oluşturma diyoruz. Karı-koca hayatı yaşayan, ihtiyaçları giderilen, elektriği, suyu, yakıtı, kirası, Pazar harcı görülen evlerden söz ediyoruz.
Hele hele apartçılığın, dayalı-döşeli evlerin çıkması, yasalardaki boşluklar bu tür ilişkileri artırmış ve hatta moda haline getirmiştir. İşte bu ikinci ev açan çekirgeler bir zıplıyor, iki zıplıyor; evdeki kadın aptal değil, geç gelmeler, yalanların artması, telefon gizlemeleri, sosyal medyaya takılmalar, bir de işin cinsel boyutu var. Yani erkek isteksizliği de işin içine katılınca çekirgenin kanatları boşanma ile kırılıyor.Evet, boşanmalara sebeplerden en önemlisi aldatma ve ikinci ev açma olayıdır.
Erkek sevgilisini erkek ismi ile kaydetmiş ama gelen mesaj aynen şöyle; “ aşkım bitanem seni çok özledim” tabi kadın erkeğinin telefonunda bunu görünce aptallaşıyor. Allahın parmağı var da gözüne mi sokacak, işte böyle böyle gösteriyor saf kuluna. Kadın diyor ki; “benim bey ya eşcinsel ilişkisi var, ya da beni aldatıyor.” Birinci ihtimal söz konusu bile olamaz adam boğalar kadar erkek. Madem öyle, gel böyle deyip düşüyor peşine ve netice de Hatice hem vurgun yiyor, hem gol atıyor frikikten hem de kocasına.
Bir diğer örnek de şöyle; Adam kadını aldatıyor ama telefonunda ismi gözükmeyecek. Ne diye kaydediyor dostunun adını biliyor musunuz? Şifreli yani “aranan numara gözükmüyor” ismi ile kaydediyor. Eeee çalınca kadın görse bile “aranan numara gözükmüyor” yazdığını zannediyor.
Eeehh işte böyle; Örnekler hep erkeklerden oldu ama Erkek azmanlığının sonu yok bizde. Yani erkek yaparsa erkektir, kadın yaparsa fahişedir anlayışı olduğundan. Hiçbir zaman ahlak konusunda, ayıplar konusunda, yasaklar konusunda kadın ve erkek eşit olmamıştır. Bir de bunun kadın üzerinden zengin, fakir ayrımı vardır ki. Hiçbir zengin zümre, avam, üst tabaka insanlar içerisinde ben fahişe olmuşunu duymadım görmedim. Hep adı olmayan kadınların yani fakir tabakanın, orta tabakanın insanlarıdır bunlar.
Evet, geldiğimiz noktada maalesef çekirdek aile ve toplum çöküntü içerisindedir. Çünkü kadın da, erkek de aldatmaya başlamış ve bu durum ya cinayetleri, ya şiddeti, ya da boşanmaları artırmıştır.
Bir de hakikaten anlaşarak boşananlar var ki onlar bu işe; “gayet medeni şekilde ayrıldık” diyor. Ya kardeşim eşin yani senin aldatmana göz yumdu, kırı-kırı dilekçeye imza attı ve boşanıp medeni durumunuza medeni boşandı yazdırdınız öyle mi?
Aşk bitti de evlilik te mi bitti? Eskiden birisi ısrarla boşanmak istemezdi. Demek ki göz yumulamayacak kadar derinleşmiş mevzuu; boşandınız. Ee bir araya gelme şansı –mansı yok mu? Diye hakim soruyor?
Kardeş adam, ya da kadın boynuz yemiş gözmü yumsun, ortakçı mı alsın? Senin ki de laf mı yani?
Bir de Türkiye’de en çok boşanma eğitim düzeyi yüksük kişilerde oluyormuş. Neden acaba? Eğitim oranı yüksek olunca insanların beklentileri çok fazla oluyormuş. Ya da ekonomik özgürlüğünü elde etmiş birey daha da her yönü ile özgür hissediyor galiba. Yani kimse kimsenin hayatına, nerde harcadığına, kimle çıktığına karışılmasına tahammül edilmiyor. Hoopp boşanalım.
Ya arkadaş sen bu kızla veya oğlanla severek evlenmedin mi? Anneanne veya babaannen mi buldu, görüşü mü evlendin? Aile baskısı mı vardı? Yooo Eşim beni aldatıyor galiba…. Golü yemiş hem de kendi oyuncusundan, iyi mi?
Bir de galiba doyumsuzluk olayı var, aç gözlülük var, yetinmeme durumu var, usanma durumu var. Var oğlu var. Bakın konunun uzmanları ne demiş;
“Ayrıca beklediği sevgi ve saygıyı göremediğini ve huzuru dışarıda aradığına dikkat çekilen açıklamada, “Bazısı da daha lüks yaşamak ve farklı yaşamları tatmak istiyor. İkinci ev açanlar oluyor. Önceden bunlar üzerinde bir mahalle baskısı olurdu ancak şu anda böyle bir baskı da yok. Türk Ceza Kanunu’nda zina suç olmaktan çıkınca farklı partnerle, evlilik dışı birliktelikler doğal hale geldi. Bir de bunun üstüne görsel basından etkilenince bunun doğal bir şey olduğu düşünülüyor. Bunun yanlış olduğunu anlatan büyük zümre de ortadan kalkınca, eşini aldatırken bunun normal bir şey olduğunu düşünmeye başlıyor. Önceden boşanma dünyanın sonu olarak görülüyordu. Şimdi öyle bir durum yok. Erkeklerde 40-60 yaş arasında boşanmalar fazla. Kadınlarda ise 25-35 yaş arası. Aldatmalar da genellikle yakın çevresinden biriyle oluyor” denildi. Aldatana soruyorlar, eşimin diyor ağzı kokuyor, vücudu çok pis, yorulup geliyor, öküz gibi uyuyor, horluyor.
Eeeee bunlar yeni mi hâsıl oldu. Adam eve ekmek getirmesin mi? Ekonomik zorluk belki ağız diş bakımını yaptıracak fırsat ve zaman vermiyor. Geldiğinde duş alması için ne yaptın, horlamasın tedavi ettir.
Yok, kardeşim bahaneler şahane haline gelmiş. İlla boşanacak.
Adama soruyorsun; Neden aldatıyorsun?
Eşim sevişmesini bilmiyor. Yahu öğret, gelip biz mi öğretelim sahtekâr.
Son olarak da eşi aldattığı için intikam duygusuna kapılıp bataklıklara düşen kadınlar var. Öfkeyle kalkan zararla oturur, ya da elinizdeki Tosya pirinci ise o sizin nasibinizdir, Dimyatın pirincinden size ne?
Şimdi yukarıdaki mevzular; birinci-ikinci ve üçüncü maddelerin konusuydu.
Bir de para karşılığı meslek edinmişler vardır ki bunlara biz fahişeler diyoruz. Erkek ise jigolo diyoruz. Yani insanlığın tarihi kadar eski bir meslek. Bunun bir fakir hali var, bir de zengin hali. Bunlara hiç girmeyeceğim. Benim okurlarım bunları romanlardan, filmlerden veya güncel hayattan gayet iyi tanırlar.4.Madde Üniversiteli imam nikahlı yaşayanlar: Bunlar gerçekten kendilerini dindar zanneden, sadece imam nikahı ile oldubittiye getiren, belli bir zamandan sonra cıs-cıbıldak ortada bırakan tiplerde vardır. Yok, neticesi resmi nikâhla bitenleri de vardır. Ama yasaktır neticesinde. 5.nci maddede bulunanlar da Öyle Başbakan’ın dediği gibi her o ortamda bulunanlar değil. Bayaa bayaa sevişerek, öpüşerek, koklaşarak ve hatta kızların çatır çatır parasını yiyen yakışıklı, tipli jönlerdir. Kızlar ise birer mavaldır, cinsi istek ve dürtülerini bastıramamış hayvani şehvete mazhar birer aptaldır. Yani iş öyle bir noktada ki; Sap ile samanı ayırmak zor. Her aynı evde yaşayan böyle sayılmaz. Her ayrı evde yaşayan da namus abidesi sayılmaz.
Neticede biz bunları niye mi yazdık?
Kimsenin özel hayatına, yaşantısına, penceresine, perde aralığına, anahtar deliğine veya başka başka şeylerine karışmak ne-haddimedir.
Her koyun kendi ve efradının bacağından mesul dür.
Ben sonucu tavsiyeyle veya her hangi bir vurgulayıcı ifadeyle kapatmayacağım. Sadece “Herkesin aklı var, fikri var” diyerek kapatıyorum.
Mutlu olun, mutlu kalın.





















YORUMLAR