İzmir’de başlayıp Gezi parkında mola veren Lice’de hortlayan hortlaklar, asalaklar, avanaklar. Sizlere sesleniyorum. Dindi sanmayın size olan ağrımız. Sizden miras kaldı bize kardeş kavgamız, yürek sancımız. Kundaktaki bebeklere kıydınız, kıydırttınız. Yıllarca kardeşi kardeşe vurdurup kırdırttınız. Oysa şunu hiçbir zaman anlamadınız, anlamayacaksınız.
Bu topraklarda yaşayanları 1920’den sonrasında var görenler, sözde görüp oysa görene kör olan gözler. Dedesini inkar edip, bir hiç uğruna evlatlarını adeta savaş meydanlarına salanlar, siz değimlisiniz bizim içimizdeki çıngıraklı yılanlar. Biz barış derken siz savaştınız. Sıkıya geldiniz kiminiz aynı meydanlarda arkadaşlarını satıp samanlıklarda saklandınız. Şimdi çıktınız aynı emperyal’itlikle maskelerin ardına saklandınız.
Ne zaman mermilerin sustuğu yerde güller açsa açan gülleri kanla kuruttunuz. Unuttunuz Pülümür’deki koç başlarını. İstismar ettiniz etini tırnağından ayırdığınız ananın gözyaşlarını. Haklısınız unuttunuz bu toprakların ANA’dolu olduğunu. Bu toprakların Alparslan’larını unuttunuz, Fatih’i Yavuz’u unuttunuz. Unuttunuz Yaradan’ın Türk’e Yar olduğunu ama bu oyuna gelmeyeceğiz. Çünkü….
“Biriz biriz
Ayrı değil biriz
Bu toprağa iyi bak
İki ayak bir’iz
Yakan yakılan biziz
Yıkan yıkılan biziz
Ateş biziz buz biziz
Yazık bu memlekete
Oyun oyun
Baştan sona oyun
Bu oyun asla boyun
Eğmeyeceğiz
Yakan yakılan biziz
Yıkan yıkılan biziz
Ateş biziz buz biziz
Yazık yazık bu memlekete”





















YORUMLAR