K O L Y E
Semadan rahmet inse, arz-ı nebat konuşur,
Balık gemiye binse, kör köstebek konuşur.
Hürriyetin düşmanı demokrat havarisi,
Katranla kaynadıkça ol kelebek konuşur.
Aziz ve muhterem gönül dostu okuyucarım! 23 Ağustos’ta demiştim ki. Demokratiks klitiks belasının tahlil ve terkibine devam edeceğim. İşte şimdi o sözümün tahakkukuna ancak fırsat bulabildim.
Muhteremler: Bu demokrasi denen ucube taaaa Âdem baba mızın yaratılması neticesinde Yaratanın “ Âdeme secde edin” emrine ‘ beni ateşten, onu ise topraktan yarattın, dolayısıyla ben ondan üstünüm” diyerek demokrasiyi icadeden iblis ile başlamış ve Firavunlar, Nemrutlar, Ebû Cehiller ile devam ederek Favloslarla devam ederek zamanımızın ebu cehilleri Buşh oğlu buşhlarla icrayi faaliyet eyliyor.
Bu Pavlosun pavuklayanlarının hareketleri gayet normal. Hiç olmasa bu yaratıklar hakikati söylüyorlar, Diyorlar ki: Biz Afganistana, Irak’a, Kuveyt’e, Suriyeye, Libya’ya ve daha nice Müslümanların yaşadığı piyonlarınca idare edilen, ülkeye demokrasi getireceğiz. Ve hakikaten getirdilerde.
Demokrasi nin dolmalarını yutanların karınlarından barsakları ile beraber yuttukları o demokrasi dolmasını çıkarttılar. Ne yazık ki: El an hakiki Müslüman olan Üç müteveffa(Allah rahmet eylesin)ile hayattaki Gül’ünün rayihasını taşıyan ile Tayyib tezahürü muh teremlerin demokrasi küfrünü o temiz, gül kokusu neşveden ağızlarından çıkınca nerede ise muvazenemi kaybediyorum.
Çünkü Demokrasi melanetinin ne olduğunu bildiklerini tah min ediyorum. Şunu da biliyorlardır “Zulme rıza zulümdür” bu düsturu bilen, bütün numuneleri meydanda iken, Mesela: Şah Rıza Pehlevi, mesela: Saddam Hüseyin, mesela: Kaddafi, mesela: Yasser Arafat, ve diğer ajan ve piyonlarının işlerinin bittiği andaki akibetleri göz önünde durur iken, bu küfür men baı dolayısıyla hürriyet düşmanı beşeri komünizmi, siyonizmi, masonizmi daha açık bir ifadeyle ate izmi bir Müslüman nasıl hürriyet diye yutar ve nasıl hürriyet diye yutturulur? Ve yuttu ğu dolmanın faziletli bir lokma olduğunu o mübarek dil ile te lâffuz eder? Ediyorlar ya işte orada ben benden şüpheleniyor um, Acaba diyorum ben şeşi beşmi görüyorum/Yoksa batıl dü şmü görüyorum/ Yahut kokmuş leşmi görüyorum/Evet bir leş miş illetleri görüyorum.
Ha birde şu husus var tabii: Benim öpğrendiğim,bildiğim kadarı ile, aşıklar Allahın veli kullarıdır. Çünkü: S.A.V buyur muşlar ki: “Aşıklar ve şairlerin dilinden Allahın bazı sır ve hikmetleri çıkar” Evet işte hakikat, fakat bu demek değildir ki, aşıklar yanlış yapmaz, yaparlar, çünkü beşerdir, şaşar. Ama şa şmanında bir minazı vardır ve olması lazımdır. Rahmetli Aşık Yaşar (Yılmaz) Reyhani: oniki eylülün baş katili kenardan gel eni öven bir şiir söyledi, tabii muttali olduğumda cevabını verdim rahmetliye. Fakat Bu oniki eylülün en büyük mağdurla rından birisi olan Ozan Arif Şirinin Bu Ergene konan leşe inen ve şimdi sivritepede bukağılarına ayakları dolananları savun mağa temessül ederek hakikat aşıklarına gayri İslami ve gayri insani bir tarzda taş atmasını anlayan var ise beni tenvir etsin sevinirim. Şunu da hatırlatayım kendisine “Altı sıfırmı attı yoksa altı sıfır dahamı eklenecek” dedi dedi de ne oldu eklendi mi? Tekmelendimi? Söz sahibinin aynasıdır. Şimdi de demok rasinin faziletlerinden bir demet sunmak istiyorum. Buyurun!
DEMOKRASİNİN BU FAZİLETLERİNE!
DOYULUR MU?
Demokratiks Klitis yunmayan filozofu,
İsâ’dan (a.s) beş yüz sene evvel geldi de kurdu!
Kusmuğundan türeyen nesli Âdem posofu,
Fosilin son nüvesi puşt oğlu puşt buyurdu!
Allah’ın lânet ile yadettiği Yahudi,
Hakim biziz tezini Pavlos adlı zibidi
İcadettiği melanet demokrasi idi
Demoklesin kılıncını hürriyete sıyırdı.
Demokratlar, yüzyıldır demokrasi uygular
Girdiği coğrafya da, katliamlar, korkular,
Bünyeye taht kurunca haram olur uykular.
Münkiran sadağından münâfığı doyurdu.
Salyasını akıtıp ilân etti dünyaya,
Bu savaş haçlıların savaşı her kıt’aya.
Filistine Afgana, Irak’a, Afrikaya,
Diyerekten taaa Vezüv, Utarite duyurdu.
Demokratım, dünyaya hakim benim, gerisi!
Benim sağmal ineğim, koyun, keçi sürüsü.
Koçluğu hatırlayıp meler ise birisi,
Demokrat kılıcıyla husyesini burdurdu.
İğdiş ettiklerini Müslümanın başına,
Hükümran eyleriken zincir taktı taşına,
Olur a belki birgün iniverir başına.
Korkusundan itleri temennaya durdurdu.
Eti demokrasinin, kemiğiyle derisi,
Senidir hacamat et, ister gece yarısı,
Demokrasi aşığı, hınzır eşek arısı,
Zehirle, hürriyete çıtasını kırdırdı.
İşte bu demokrasi, zehirle dolu küptür,
Her an zehir kusarak patlayacak bir tüptür.
Çukur piyonlarına lokma lokma, lüp lüptür!
Kardeşi kardeşine düşman edip vurdurdu.
Şu denilinen herze Ülküye, imâna zıt.
Güyâ ülküsüzlere atılmış müthiş zılgıt.
Hürriyet hayvanlıkmı: bire alemle angıt?
Menhiyyata, edebi manivelâ kurdurdu.
“Yüz kırkbir, yüzkırkiki tamam kalksın siliniz,
Ve yüzaltmış üçü de kaldıralım geliniz.
Demokrasi işte bu, bunu böyle biliniz”
Yüz altmış üç koyanın dininden, imânından.
Yüzkırk bir/kırk ikinin tozundan dumanından.
Peçeli tagutların demokrat gümanından,
Feyiz alan fosile ne rüyalar yordurdu.
Edepsizliğe karşı haya setini çekti.
İyi, güzel doğruyu teneffüs edecekti.
Sıratı müstakîmden cennete gidecekti.
Bu gün ne yaptın diye hep nefsine sordurdu.
Övdüğün demokrasi işgal ettiği yere,
Fuhşiyyatın merkezini açtı önce bir kere.
Yetimleri toplayıp koyduğu çirkli dere.
İmâli nesebsize çatıları kurdurdu.
İşte versiyonları, Afganistan ve Irak,
Gelince demokrasi, ayyuka çıktı firak.
Endonezya, Filistin, Libyayı şöyle bırak,
İslâm coğrafyasına direğini kırdırdı.
Budur demokrasinin, hakikâti, izharı.
Tek emeli dünyada, devamlı olsun kârı.
Kölesine maleder, şayet varsa zararı,
Masumlar gürûhunun ensesine sardırdı.
Övdüğünüz o kılınç başınıza çalınsın.
Kâinâtta bir lâhza demokratsız kalınsın.
Dağ taş altına döner, tek Müslüman olunsun.
Koyunları gütmeğe kurdu çoban durdurdu.
Benim ülküm bu: ilâyı kelimetullahtır.
Ülkücünün hafızı her dem yüce Allah’tır.
İSLÂMİ’yi bağlayan kopmaz habl-u lillahtır.
İslâmi kisveliler hep beynimi yordurdu.
Meğer ne faziletler yumurtlamışta ben farkında değilmişim a dostlar.
Geceniz hayırlı, gündüzünüz seyirli olsun derken selâm ve sevgilerimle Allahâ emânet eylerim bizi.





















YORUMLAR