Bundan önceki yazdığım yazıda özetle; çözüm sürecini yürüten tarafların kapalı kapılar arkasında yapıldığını, Arap Baharı sonuçlarından dolayı, çözüm sürecinin zorunlu olduğunu, çözüm üretenlerin vatanı satmakla suçlandığını, çözüm sürecinin toplumumuzda ne gibi değişikliğe yol açacağını hep birlikte göreceğiz demiştim.
Şu an süreci yürüten aktörlerin toplumun desteğini arkalarına aldıklarını hissettiklerinden olmalı ki; basının önünde görüntü vererek, sürecin sonucunu kamuoyu ile paylaşabiliyorlar.
Çatışmanın olmadığı, uzlaşmanın ve hoşgörünün olduğu bahar havasını kim istemez ki? İzlediğimiz kadarıyla kimler istemiyor biliyor musunuz?
Dış Mihraklarla birlikte, Cihangir’ de oturup da, sosyal statülerinin kaybolacağı endişesine kapılan anlı-şanlı yazarlardır bunu istemeyen. Hatta karşı aktörlere “sakın siyasi iradeye güvenmeyin, sonuna kadar direnin” demektedirler.
Bu ülkede anaların ağlamaması için siyasetin gölgesinde siyaset yapanlar, sağda ve solda yer alan siyasi partiler, STK’lar, hülasa toplumun her kesimi, birbirlerini ötekileştirmeden çatışmazlığa destek vermelidir.





















YORUMLAR