PİREYİ, TÖREYİ, KAREYİ BIRAK
Sen kendin destansın kendini oku
Ferhatı, şirini, Keremi bırak
Eğer alıyorsan ÂŞK’ından koku
Sun’i parfümeri, kıremi bırak
Hergün kaç Kays doğar, kaç Leylâ doğar
Muhasebe tutsan, taaa arşa ağar
Üstümüze Rabbın cilvesi yağar
İki yol va’zetmiş, neremi bırak
Evet sevda basit ya âşk , öylemi?
Keremin Aslı’ çün yanmak eylemi!
Mevlayaydı Kaysın Leylâ söylemi
Tart ölçte hizamı, sıramı, bırak
Kabların altında olursa delik
Heba olur, boşa gider gündelik
Bütün kazancımız iki metelik
Kurada, yazımı, turamı, bırak
Kâ’beye sevdamız ulaşmak yâr’a
O yeşil taş, acep neden kapkara?
Hirâ’yı sor Arafat çıkanlara
Aceba oramı, buramı bırak?
Menfeati muhabbete bağlayan
İstisnadır meme veren, eğleyen
Taş altında ALLAH diye çağlayan
Bilâlleri düşün , töremi, bırak?
Meydana sahip ol münkir dalmasın
Süpürüp temizle, kiri kalmasın
Dini öğret, mürtedliğe salmasın
Üçgenmi, karemi, küremi, bırak
İSLÂMİ diyor ki: seherde kaldım
Kışı terhis ettim, baharda kaldım
Leyl-i nûr eyliyen neharda kaldım
Daramı, firemi, piremi, bırak
Resulûllah (S.A.V):
“Ahir zamanda dünya menfeati için dini kullanan riyâkârlar çıkar
Sözleri baldan tatlıdır
Bunlar, kuzu postunu bürünmüş birer kurttur”
( Hadis-i Şerif )





















YORUMLAR