BABAMI ANLATIYORUM: Babamın bir lakabı da Efe’ydi; Topal Hüseyin Efe. Anadolu’da her adama takılmayan, efeliğin, mertliğin timsali bir söz. Benim babam diktatör kadar sert bir o kadar da yumuşacık kalbi, ağlamasını göstermeyen sulu gözleri vardı.
Babam da, dedem gibi fakirdi. Fakir ama onurlu, topal ayağıyla bekçilik yapar bizi beslerdi. Sekiz dağı dokuz dolanırdı da o’nu yorgun görmezdim.
O Korkusuzdu, benim de yürekli olmamın timsali gibiydi. Babamın yüzüne bakamazdım. Korktuğumdan değil, ürktüğümden de. Ama o bizi nasıl gizli bir sevgiyle severse, biz de onu açık ve aşikar bir saygıyla sayardık. Babamda dedeme aynı saygıyı gösterirdi. Daha bir gün bile o topal ayağıyla karşısında diz çökmeden oturduğunu, dedem sormadan konuştuğunu görmedim.Babam ilkeli, dürüst bir insandı. Kendisine yapılan haksızlıklar bir kenara, başkasına yapılana bile karşı çıkardı.
Bir çok konuda ara bulucu, bilirkişi, sorulan, onun sözüne inanılan Ombudsman (şikayetleri ve bir takım teşebbüsleri ele alıp değerlendiren ve bunlara her iki taraf için de tatmin edici çözümler bulan kişidir.) gibi bir adamdı. Askerden geldiğim günün ertesinde çalışmaya başladığım özel bir işyerinden fazla bir ücret almıyordum. Eve geldim, baktım birçok borcumuz var. Çıkardım maaşımı oraya para buraya para… derken para bitti ama henüz borçlar bitmemişti.
O günden sonra 1 liranın ne kadar değerli olduğunu anladım bir baba için. Yolda görüp de almadığımız, babamız bize verdiğinde babamıza kızdığımız bir liranın ne kadar değerli olduğunu anladım.Sadece anladığım bu değildi. Hayatımda ilk kez yaşadığım bir duygu daha vardı.
Baba kıymetini bir baba olunca, ikincisi de o’nu kaybedince anlaşıldığını anladım. Bir gün genç yaşımda babamın benim için düşüncesi, annemden duyduğum kadarıyla “oğlumuz büyüdü” oldu.
Hayatım boyunca seninle gururlandım, onurlandım babacığım. Seni hiç utandırmadım, utandırmayacağım baba… Ben her gün Allaha dua ediyorum senin için. Nur içinde yat babacığım.
15.06.2014 Secattin BÜYÜKDAVRAZ-Hedef Tv- Gazete 32
BÜTÜN GÜZEL BABALARA, EBEDİ ÖLMEYECEK BABALARA ARMAĞANIM OLSUN
SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Şöylemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
CEMAL SÜREYA (1931-1990)





















YORUMLAR