Kış mevsiminde enfeksiyonlar ağır geçtiği için korunma tedbirlerine özen gösterilmesine dikkat çeken Isparta Devlet Hatanesi Uzman Doktorlarından Salih Atakan Nemli, grip aşısının mutlaka yapılması gerektiğini ve bireylerin kendilerini soğuktan koruyacak şekilde giyinmelerine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.Kış mevsiminde ülkemizde yaşanan soğuk havaya bağlı olarak nezle, grip, faranjit, larenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit, zatürre gibi hastalıkların görülme sıklığı da artıyor. Enfeksiyonlar özellikle, çocukları, yaşlıları, hamileleri, kronik sağlık sorunları olanları olumsuz etkiliyor. Kış mevsiminde soğuk havaya uyum sağlamak için vücudun daha fazla enerji harcanıyor. Bu enerji ihtiyacı karşılanmadığında da vücut direnci düşüyor, enfeksiyonlara yatkın hale geliyor. Yaşlılar, küçük çocuklar, astım, şeker, kalp hastaları gibi hasta grupları gribin sebep olabileceği ciddi sağlık sorunları açısından yüksek risk altındadır. Bu hastalarda grip gelişimi ile altta yatan hastalığın kötüleşmesi yanında zatürre, kulak enfeksiyonları, sinüzit gibi ikincil hastalıklar da oluşabilir.
GRİP ÖLÜME YOL AÇABİLİR
Gribin tedavi edilmediği takdirde ölüme bile yol açabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Nemli önemli uyarılarda bulundu. Gribin solunum sistemini tutan, influenza virüsünün etken olduğu bulaşıcı bir hastalık olduğunu belirten Nemli şöyle konuştu; “Hafif dereceden, ağır hastalığa kadar değişen şiddette hastalığa neden olabilir. Hatta bazı durumlarda ölüme bile sebep olabilir. Yaşlılar, küçük çocuklar, şeker hastalığı gibi bazı altta yatan hastalığı olanlar gribin sebep olabileceği ciddi sağlık sorunları için yüksek risk altındadır. Üşüme, titreme, ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kas veya genel vücut ağrısı, halsizlik gribin başlıca belirtileri olup, özellikle çocuklarda bunlara ek olarak kusma, ishal de görülebilir.
GRİP İLE SOĞUK ALGINLIĞINI FARKLI HASTALIKLAR
Grip ve soğuk algınlığı sıklıkla karıştırılan, her ikisi de solunum yollarını tutan benzer hastalıklardır. Bulguları benzerdir ancak farklı etkenler tarafından oluşturulur. Belirtilere bakarak birbirlerinden ayırmak her zaman kolay olmayabilir. Genellikle “soğuk algınlığı” daha hafif bir hastalık şeklinde seyreder. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı daha belirgindir, grip gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açmaz.
Grip; genellikle öksürük, aksırık, konuşma sırasında hasta kişiden saçılan damlacıklarla hızla etrafındaki kişilere bulaşabilir. Ayrıca hasta kişilerin el temizliğine dikkat etmemesi sonucu bu salgılarla kirlenmiş elleriyle dokundukları yüzeylere sağlam kişilerin teması sonrasında da hastalık bulaşabilir. Hasta kişiler hastalık bulgularının başlangıcından 1 gün öncesiyle, bulguların gelişmesinden 5-7 gün sonrasına kadar bu hastalığı bulaştırabilir.
GRİP, KRONİK HASTALIĞI BULUNANLAR İÇİN ÇOK TEHLİKELİ
Yaşlılar, küçük çocuklar, astım, şeker, kalp hastaları gibi hasta grupları gribin sebep olabileceği ciddi sağlık sorunları açısından yüksek risk altındadır. Bu hastalarda grip gelişimi ile altta yatan hastalığın kötüleşmesi yanında zatürre, kulak enfeksiyonları, sinüzit gibi ikincil hastalıklar da karşımıza çıkabilir.
KUŞ GRİBİNİN İNSANDAN İNSANA BULAŞMASI ÇOK NADİRDİR
Mevsimsel grip dışında son yıllarda “kuş gribi”, “domuz gribi” gibi hastalıklar hem ülkemizde hem de dünyada salgınlar nedeniyle gündeme gelmiştir.
Kuş gribine sebep olan virüsler genellikle insanlarda hastalık oluşturmazlar ancak son yıllarda yapısında meydana gelen değişiklikler nedeniyle bazı türleri insana bulaşır ve hastalık oluşturabilir hale gelmiştir. İnsanlarda görülen kuş gribi olgularının büyük kısmı kümes hayvanlarıyla doğrudan veya yakın temas sonrası izlenmiştir. İnsandan insana bulaşma oldukça nadirdir. Hafif hastalıktan, solunum yetmezliği hatta ölüme kadar gidebilen ciddi hastalık şeklinde karşımıza çıkabilir. Belirtileri büyük oranda mevsimsel griple benzerlik gösterir. Kuşlarla veya kümes hayvanlarıyla temas öyküsü tanıda uyarıcı olmalıdır.
DOMUZ GRİBİ İNSANDAN İNSANA BULAŞABİLİR
Domuz gribine sebep olan virüs; insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin bir karışımıdır.Belirtileri mevsimsel griple benzerlik gösterir. Bu iki hastalık ancak özel laboratuar testleriyle ayrılabilir. İnsandan insana bulaşabilir, hafif-orta-ağır hastalık şeklinde seyredebilir.
GRİPTEN KORUNMAK İÇİN AŞI YAPTIRIN!
Gripten korunmada aşı önemli yer tutar. Ölü virüs parçalarından üretilen “inaktif aşı” kas içine uygulanır. Bir önceki yıl salgınlara yol açan virüslerden elde edilir. Aşının koruyucu etkisi, uygulamadan 1-2 hafta sonra başlar. Bu yüzden, aşı uygulanması için en uygun zaman gribin en sık görüldüğü ayların hemen öncesi, yani güz ayları olup, Ekim ve Kasım ayları tercih edilir. Ancak özellikle salgın başlamadıysa Aralık ayı da dahil olmak üzere her zaman aşı yapılabilir. Tek doz halinde uygulanır ve aşı her yıl tekrarlanmalıdır.
ÖZELLİKLE KİMLER AŞI YAPTIRMALI?
65 yaş üzeri kişiler, huzurevinde ve bakım evlerinde kalanlar, uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuklar, astım, KOAH gibi akciğer hastalığı, kalp hastalığı, şeker hastalığı, böbrek hastalığı, kan hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar, bağışık sistemi etkileyen hastalığı olanlar veya bağışık sistemi baskılayan ilaç kullananlar, grip mevsiminde gebe olanlar, dalağı alınanlar, bu tür hastalara bakım hizmeti veren kişiler, sağlık personeli gibi kişilere ve tabi ki aşı olmak isteyen diğer bireyler grip aşısı olabilir.
Altı aydan küçük bebeklere, yumurtaya karşı alerjisi olanlara (yumurta yediğinde alerjik şoka girenler) ve hamileliğin ilk 3 ayı içinde olan kadınlara (ancak doktor tarafından kesin gerekli olduğu tespit edilirse grip aşısı olabilirler) ve bazı nörolojik hastalıkları olanlara inaktif aşı yapılmamalıdır.
Grip aşısı, özellikle hastalığa yakalanma ve sonrasında oluşabilecek hastalıklar yönünden risk taşıyan yüksek risk grubu dediğimiz kişilere faydalıdır. Sonbahar ve kış aylarında sık görülen gripten korunmanın en etkili yolu; sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, yeterince istirahat etmek ve sigaradan uzak durmak gibi davranışlarla bağışıklık sistemini kuvvetli tutmaktan geçer. Öksüren ve hapşıran kişilerden hele de ağız ve burunlarını kapatmıyorlarsa uzak durmak ve sık sık elleri yıkamak korunmada etkili yöntemlerdir. Grip tedavisi genellikle belirtilere yöneliktir. Hekim önerisiyle ateş düşürücü ilaçlar, öksürük kesici ilaçlar kullanılabilir. Yanlış bilinenin aksine antibiyotikler gereksiz ve faydasızdır. Bazı durumlarda etkene yönelik “antiviral ilaçlar” kullanılabilir. Bol sıvı alınması önerilmektedir. Destek tedavisiyle hastalık büyük oranda kendini sınırlar ve tam iyileşme görülür.”
