Isparta şehir merkezinde sağanak yağış hayatı olumsuz etkilerken, sadece 10-15 kilometre ilerideki Eğirdir yönünde veya Göltaş civarında havanın açık ve güneşli olması vatandaşların dikkatinden kaçmıyor. Şehrin üzerini kaplayan kara bulutların çevre ilçelere ve ovaya geçmeden aniden kesilmesi, bölgenin kendine has coğrafi ve iklimsel yapısıyla açıklanıyor.
Uzman değerlendirmelerine ve meteorolojik etkenlere göre bu durumun temelinde Isparta’nın etrafını saran dağlık topoğrafya yatıyor. Batısında Davraz, güneyinde Sarp Dağı ve etrafındaki yüksek tepelerle adeta bir çanak içinde yer alan şehir merkezi, denizden veya güney yönünden gelen nemli hava kütlelerini hapsediyor. Dağlara çarparak yukarı doğru yükselmek zorunda kalan nemli hava, merkezin hemen üzerinde soğuyarak kuvvetli orografik yağışlara dönüşüyor. Ancak aynı hava kütlesi Göltaş veya Eğirdir koridoruna doğru ilerlerken alçalıp ısındığı için bulut birikimi dağılıyor ve yağış bırakma potansiyelini kaybediyor.
Sadece dağlar değil, şehir merkezindeki betonlaşma ve araç yoğunluğunun oluşturduğu “şehir ısı adası” etkisi de yağmuru merkeze çeken bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Merkezin çevresine göre birkaç derece daha sıcak olması, dikey bir sıcak hava akımı yaratarak nemli bulutları adeta bir mıknatıs gibi kentin üzerine çekiyor. Eğirdir tarafında ise gölün yarattığı termal tampon bölge, havanın kararlı kalmasını sağlayarak bulut oluşumunu baskılıyor. Böylece Isparta şehir merkezine bardaktan boşalırcasına yağmur yağarken, birkaç kilometre ötede kuru ve açık bir hava yaşanmaya devam ediyor.
Tarım İçin Büyük Dezavantaj: Yağmur Tarlaya Değil Betona Yağıyor
Yağışın şehir merkezine sıkışıp kalması, çevre köylerdeki ve kırsal alanlardaki tarım üreticileri için büyük bir dezavantaj yaratıyor. Şehir merkezindeki binalar ve asfalt yollar nedeniyle yağmur suları toprağa süzülemeden giderlerden akıp giderken; elma, gül ve lavanta bahçeleriyle tarlaların bulunduğu Eğirdir, Gönen ve Göltaş çevresi kuraklıkla mücadele etmek zorunda kalıyor. Doğal dengenin ve tarımsal üretimin muhtaç olduğu yağmurun tarlaya değil de betona yağması, bölgedeki çiftçilerin rekolte ve sulama beklentilerini olumsuz etkiliyor.
Doğanın Dengesi Nasıl Sağlanır? İşte Çözüm Yolları
Coğrafyanın ve dağların yarattığı bu doğal iklim bariyerini değiştirmek mümkün olmasa da etkilerini yönetmek elimizde. Uzmanlar, şehir merkezine düşen bol yağışın heba olmaması için “Sünger Şehir” uygulamalarıyla suların yeraltı kaynaklarına aktarılması gerektiğini vurguluyor. Tarım alanlarının bulunduğu Eğirdir ve Göltaş hattında ise yağış azlığına karşı kapalı devre sulama göletleri, yeraltı barajları ve gece sulaması gibi akıllı tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşıyor.
Haber: Afşın Topçu
