Sosyal medyada ve bazı mecralarda “Köyde dev yılan görüldü, köylü panik içinde” şeklinde köpürtülen haberler, bölgedeki tarım ekosisteminden bihaber olunduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Isparta genelindeki tarlalarda görülen ve boyları iki metreyi bulabilen yılanların neredeyse tamamı zehirsiz ve zararsız türlerden oluşuyor. Çiftçinin dostu olan bu canlılar, tarlalardaki fare nüfusunu dengeleyerek aslında ücretsiz ve doğal birer ilaçlama personeli gibi çalışıyor. yani panik yapacak bir durum yok; onlar olmasa farelerle köşe kapmaca oynardık.
Hollywood Filmi Değil Isparta Köyü: Korku Filmi Çekmeye Gerek Yok
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yerel basında ve WhatsApp gruplarında geleneksel “Dev Yılan Dehşeti!” sezonu resmen açıldı. Sanki Amazon ormanlarındaymışız gibi paylaşılan fotoğrafların ardındaki gerçek ise oldukça masum. Isparta köylerinde, bağ ve bahçelerde sıkça rastlanan boz yılan ve sarı yılan gibi türler, heybetli boylarına rağmen insan gördüğü an kaçacak delik arayan, tamamen zehirsiz hayvanlar. Onları “canavar” gibi göstermek yerine, tarlada gördüğünde arkana bakmadan kaçmak ya da hayvana kürekle saldırmak, tamamen biyoloji dersini asmanın bir sonucu.
Günde 3 Fare Yiyor, Maaş İstemiyor, Sigorta İstemiyor: İşte Gerçek Tarım İşçisi
Asıl komik olan şu ki, bu yılanları öldürmeye veya kovmaya çalışan çiftçi, aslında kendi bindiği dalı kesiyor. Bir tarla faresinin yılda onlarca kilo mahsulü telef ettiği düşünüldüğünde, yılanlar çiftçinin cebini koruyan en büyük dost haline geliyor. Doğal dengenin en önemli halkası olan bu sürüngenler; tarla faresi, köstebek ve zararlı böcekleri avlayarak ürünü kurtarıyor. Kimyasal ilaçlara binlerce lira dökmek istemeyen üretici için bulunmaz bir nimet olan bu hayvanlar, bedavaya gece gündüz mesai yapıyor. Kısacası, tarlada yılan görmek bir felaket değil, o tarlanın ekosisteminin sağlıklı olduğunun ve fare istilasına uğramayacağının müjdesidir. Rahat bırakın garibanları, işlerini yapsınlar.
