Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Mehmet İslami

CEZA EVİNDE YAZILAN SENARYONUN ÜLKE DÜŞMANLARINCA ÜLKEDEKİ TATBİKATININ İTİRAFI ÜZERİNE

                          K Ü P E
     Tayyip, Gül’den istirhamın şu benim.
     Ceza evi postahane olmuş be.
     Hubbül vatan minel imân söylerim.
     İdaresi kartpostalda kalmış be.

Adam sanki ceza evinde değilde örgüt evinde, mahdumu ile konuştuğu telefondan itiraf ediyor ve de rest çekerek, burası daha iyi buradan idare etmek çok kolay ve tesirli oluyor diye söyleyerek yazdıkları senaryonun ülkede istediklerinden daha iyi oynandığını, tellerin tangırtısından  ifşa ettiği nüksediyor. Ve hangi organları sökeceklerini ki kendi organları sökülecektirde onlar hayal aleminde oyalanıyorlar alenen söylüyor. Yâ Hu: Ben ceza evinin ne olduğunu 1963 den  bu tarafa ki: şu e tipi f tipi vs. lere kadar çok iyi bilen birisiyim. Şimdi bu itiraflar ve bu hal ve hareketlerin ceza evi ile hiç bir alakasının olmadığını görüyorum.

Efendiler: Bu  böyle olmaz, bu ceza evi güvenliğinden kartpostal çıkarılacak, Jandarma vakası lağvedilecek, mecburi kölelik def edilecek, devlet memuru sıtatüsünde oldukları gibi uygulamalarda bu minval üzere olacak. Ceza evi güvenliği özel güvenlik hatta normal güvenlik birimine tevdi edilecek. O zaman bakalım tellerin tıngırtısı, ergene konanların zımbırtısı, mamak garabetinin gümbürtüsü duyuluyormu.? Birde şu dokunulmazlık garabeti HAKK’ın hatırı için bir tahlile tabi tutula derim. Hazreti Allah (c.c) Peygamberine bile dokunulmazlık zırhı vermedi, giydirmedi. Vatansız her melaneti işliyor, işlediği ifşa ediliyor, ihanetini açıkça kendisi kusuyor ama dokunulmuyor bu nasıl bir insanlık, islahlık. İslamlık derim ki:  
 

DÜŞEN YILDIRIM
Yine hüzün bastı yine gam çöktü
Gönül sarayıma yıldırım düştü,
Manânın gülzarı boynunu büktü.
Sine fidanının nalânı kuştu.
 
Huması  uçunca fidan ağladı,
Hurma kütüğünce yürek dağladı,
Küheylânı simi zerle bağladı.
Hüdhüd olup Belkis diyerek koştu.
 
Süleyman (a.s) Hüdhüdde Belkisı gördü,
Gönlüne ilâhi perdeyi gerdi.
Belkis münkerini yerlere serdi..
Böylece İlâhi lütufla coştu.
 
Kuyudan çıkartıp sultan eyledi.
Züleyha da imtihanı boyladı.
Rüyada hepisi secde eyledi.
Hatırı Hakk için zindana düştü.
 
Üveys sıcak çölde deve güderdi.
Vehameti uçan kuşlar söyledi.
Resûlün dişini kırdılar dedi.
Önündekiler hep ağzında dişti.
 
Mûsâ’ya (a.s) denizi güzergâh etti.
Mancınık Halili nuruna attı.
Belkısa mektubu hüd hüd iletti.
Alınca, Süleyman diyerek koştu

Sustukca zulümün artacağından,
Yontma taş devrinden, orta çağından,
Satılmış vatansızın alçağından,
İSLÂMİ’de ati-mazi karıştı.
     
      Selâm ve düâ ile.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER