K Ü P E
Tayyip, Gül’den istirhamın şu benim.
Ceza evi postahane olmuş be.
Hubbül vatan minel imân söylerim.
İdaresi kartpostalda kalmış be.
Adam sanki ceza evinde değilde örgüt evinde, mahdumu ile konuştuğu telefondan itiraf ediyor ve de rest çekerek, burası daha iyi buradan idare etmek çok kolay ve tesirli oluyor diye söyleyerek yazdıkları senaryonun ülkede istediklerinden daha iyi oynandığını, tellerin tangırtısından ifşa ettiği nüksediyor. Ve hangi organları sökeceklerini ki kendi organları sökülecektirde onlar hayal aleminde oyalanıyorlar alenen söylüyor. Yâ Hu: Ben ceza evinin ne olduğunu 1963 den bu tarafa ki: şu e tipi f tipi vs. lere kadar çok iyi bilen birisiyim. Şimdi bu itiraflar ve bu hal ve hareketlerin ceza evi ile hiç bir alakasının olmadığını görüyorum.
Efendiler: Bu böyle olmaz, bu ceza evi güvenliğinden kartpostal çıkarılacak, Jandarma vakası lağvedilecek, mecburi kölelik def edilecek, devlet memuru sıtatüsünde oldukları gibi uygulamalarda bu minval üzere olacak. Ceza evi güvenliği özel güvenlik hatta normal güvenlik birimine tevdi edilecek. O zaman bakalım tellerin tıngırtısı, ergene konanların zımbırtısı, mamak garabetinin gümbürtüsü duyuluyormu.? Birde şu dokunulmazlık garabeti HAKK’ın hatırı için bir tahlile tabi tutula derim. Hazreti Allah (c.c) Peygamberine bile dokunulmazlık zırhı vermedi, giydirmedi. Vatansız her melaneti işliyor, işlediği ifşa ediliyor, ihanetini açıkça kendisi kusuyor ama dokunulmuyor bu nasıl bir insanlık, islahlık. İslamlık derim ki:
Sustukca zulümün artacağından,
Yontma taş devrinden, orta çağından,
Satılmış vatansızın alçağından,
İSLÂMİ’de ati-mazi karıştı.
Selâm ve düâ ile.





















YORUMLAR