Hava sahamızı ihlal eden bir Suriye helikopterini defalarca uyarmışız, ihlal devam edince füzeyle vurmuşuz. Dün gündemi değiştiren haber buydu. Sabah saatlerinde haberlerde yer almaya başladı, Suriye’de bir helikopterin düştüğü. Olayla ilgili gelişmeler takip edildi ama olayın seyrini değiştiren açıklama 19 sularında, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan geldi.
Olayın üzerinden saatler geçtikten sonra yapılan açıklamada, helikopteri Türk jetlerinin vurduğunu söyledi Arınç. Angajman kurallarına göre hareket edildi tamam ama, aylardır Suriye tarafından bizim tarafa geçen top mermilerini, füzeleri angajman içinde saymayacak mıyız? Buna karşı alınmış bir önlem yok mu?
Bir de, Arınç’ın açıklamasından önce, Suriye’de olaylar farklı şekilde seyretse, Esad yönetimi düşen helikopteri başka ülkelere maletse, işler daha da çığırından çıksa, bunun sorumlusu kim olacaktı? Uluslararası kamuoyuna nasıl anlatacaktık durumu? Bence açıklama yapmakta çok ama çok geç kalındı.
Ha bir de şu var. Geçen hafta Ankara’daki Sanatoryum Hastanesi’nin acil servis girişine bir çadır kuruldu, fotoğraflarını gördük. Bu çadır kimyasal ve biyolojik silahlardan arındırma ünitesi barındırıyordu. Hastane yönetimi çadırın tatbikat amaçlı kurulduğunu söyledi. Her tatbikat, olası bir ihtimale karşı önlemler dizisi değil midir? Pamuk ipliğine bağlı hassas süreçte, böyle önemli bir tatbikat, bu kadar önemsiz ve geçiştirilecebilcek bi konu mudur? Dikkat diyorum!!
Bir süre yazılarıma ara vermiştim. Ankara’dan tekrar selam ve sevgiler…





















YORUMLAR