TERÖR OLAYLARINDA
DIŞ GÜÇLERİN DESTEĞİ
VARDIR
Terör kendiliğinden ortaya çıkan ve gelişen olaylar zinciri değildir. Bunu ortaya çıkaran ve destekleyen sebepler ve bu sebepleri açıkça ortaya çıkaran ‘dahilî ve haricî bedhahlar’ vardır. Onun için sivrisineklerle uğraşmaktansa önce bataklığı kurutmak lazımdır…
Ramazan Bayramındaki insanlığa sığmayan gelişmeler, Gaziantep’teki bombalı saldırı olayı, henüz bir yaşında terör şehidi olan Melisa’nın, on iki yaşındaki Sena’nın bir bakıma katli ne insanlığa sığar, ne Müslümanlığa sığar. Bunlar ancak PKK terör örgütüne yaraşır…
Onun için PKK başta olmak üzere bütün terör örgütlerini, bölücü gurupları ve bunlara yalakalık yapanları lanetliyoruz…
* * *
İnsanlığı içine alan vahşet böyle olmakla beraber bizde kıpırdama olmuyor. Türkiye’ye karşı ABD’nin ve AB’nin tutumunda değişiklik olmuyor. Teröre dayalı siyasi kürtçülük hareketi, samimi ve ciddi kürt vatandaşları içerisine alacak şekilde geliştirilmek isteniyor. Kardeşin kardeşe düşürülmesi için oyunlar oynanıyor …
Amerika’nın 2009’dan önceki Başkanı Bush yönetiminin TERÖR DESTEĞİ ile Ortadoğu’ya ve Afganistan’a sahip çıkma gayreti, bu gün üç yıldır Amerika’nın başında olan Obama’nın ” Sessiz Savaş ” niteliğinde sürdürülen İslam düşmanlığı dün olduğu gibi bu gün de devam ediyor.
Biz her gülüşe kanma durumunda kalıyoruz…
Oysa bu günlerde geçmiş yıllara göre daha uyanık olmamız gerekiyor. Millî ve manevî konulara ağırlık vererek yürümemizi şart olduğunu dünya ve Ortadoğu üzerindeki sinyaller gösteriyor.
Bu sinyalleri bizi yakından ilgilendirenleri, Kıbrıs’taki, Güney Doğu Anadolu’daki gelişmeler şeklinde görülüyor ve tek taraflı kardeşlik olmuyor ve tek taraflı fedakârlık yetmiyor…
* * *
Yurt dışındaki bu sinyaller arasında Ortadoğu’ya dayalı olarak Suriye’yi içine alıyor. Suriye’den çok İran’daki sessiz ve derinden götürülmeye çalışılan meselelerin sinyalleri dikkat çekiyor. Burma’daki Arakanlı Müslüman katliamı, Arakanlı çocukların MAFYA tarafından kaçırılması, öldürülmesi ve organlarının satışa çıkarılması, dünya basınında yer alıyor…
Yurdumuzda Hakkari, Çukurca, Gaziantep olayları ortada duruyor ve olaylar zincirine ekleniyor…
Her halde Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkilileri, hükümet temsilcileri bu ince konulara bizi aydınlatacak şekilde eğilirler. Türkiye’nin, devletin ve milletin zararına olacak gelişmeleri önceden önlemenin yollarını ararlar. Böylece 2012 yılı aziz milletimiz açısından huzur ve sükûn yılı olur diye düşünüyorduk, fakat gelişmeler bunun böyle olduğunu ve olacağını göstermiyor…
Bunu unutmayalım, kalıcı, etkili tedbirler alalım. Bu tedbirlerin neler olacağını ve nasıl kullanılacağını devlet yetkililerinin bizden iyi bilmesi ve uygulaması gerekir, diye düşünüyoruz…





















YORUMLAR