Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Şevket Selimoğlu
Ahmet Şevket Selimoğlu

Merhum Turan Yazgan ve Türk Dili

Merhum Prof. Dr. Turan Yazgan
AÇISINDAN
TÜRKÇEMİZ VE DİL BİRLİĞİMİZ

Dil,insanlar arasındaki anlaşmayı sağlayan canlı vasıtadır. Bu sebeple her dilin kendine has özellikleri vardır. Fakat bu özellikler Türk dili açısından korunmadığı gibi bilerek veya bilmeyerek bozulmuş veya bozulmaya çalışılmıştır. Hemşerimiz Turan Yazgan Türk dilini korumak ve Türk Dünyası arasında kullanılabilecek alfabe konularına eğilmiştir.

Biz bu yazımızda bu ciddi ve önemli konuya eğilmeye çalışacağız.
İnşallah hayırlara vesile olur…

* * *

1980’den günümüze kadaruzanan zaman çizgisinde Türk Dünyası Araştırma Vakfı çalışmalarının daha çok dil ve tarih ve millî kültür ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Bu Durum Türk Edebiyatı’nda da aynen karşımıza çıkıyor, Yahya Kemal Beyatlı, dili ağzımızdaki süte benzetiyor ve ‘ Dil ağzımda annemin sütüdür.’ diyerek işi özetliyor…

İstiklal şâiri Mehmet Akif, ‘’ Dilim dinimdir. Ben dilimi korumazsam dinimi koruyamam. ‘’ diyerek dille din arasındaki kopmaz bağı gösteriyor…
Yine bir başka şâirimiz: ‘’ Türkçem ses bayrağıdır…’’ diyerek Türk dilinin dünya üzerinde dalgalandırılmasını istiyor. Bu güzel sözlere yüzlerce veciz söz eklemek mümkün…

Fakat 1928 yılında uygulanan alfabe değişikliği Türk dünyası arasındaki dil beraberliğini ortadan kaldırdığı gibi bizim öz kültürümüzün ortadan kalkmasına ve kaybolmasına zemin hazırlamış oluyor. Bu yetmiyormuş gibi geçmişle gelecek arasında büyük bir boşluğun meydana gelmesine zemin hazırlıyor…

Bu feci durumun Türk Dünyası’nda uygulandığını zaman zaman vurgulayan Turan Yazgan Hocamız yıllar önce şöyle diyor:

‘’ Dünyada hiçbir dilin iki alfabesi yoktur. Yalnız Türkçenin 30 çeşit Kril alfabesi, 4 çeşit Latin alfabesi vardır…’’ [1]
Bunu bölünmüşlüğün bir özelliği olarak görüyor.

Bunlar tarihî gerçek olarak ortadadır…

Bu dil ve tarih gerçeğini iyi bilen Prof Dr. Turan Yazgan Türkiye’de Türk diline sahip çıkılmasını, Türk Dünyasında ortak kullanılabilecek dil ve alfabenin bulunması gerektiğine işaret ediyordu. Bunun okullar ve üniversiteler vasıtasıyla hedefe ulaştırılacağına inanıyordu. İnanmakla kalmıyor bunu sağlayacak okullar açmaya, araştırmalar yaptırmaya çalışıyordu…

Türk dilini bozma, Türk Dünyasındaki dile bağlı birlik ve beraberliği ortadan kaldırmak isteyenlere karşı Turan Yazgan, Gaspıralı İsmail’in yolunu takip ediyordu

Onun için 20 yüz yılın başlarında Kırım’dan dünyaya haykıran Gaspıralı İsmail Bey’in: “ Dilde, fikirde ve işte birlik “ tezini hayata uygulamaya çalışıyordu. Şimdi bu ses bayrağını bizim dalgalandırmamız gerekiyordu…

Bizim Isparta’daki İz Bırakanlar dizimizin de bir bakıma hedefi buydu. Dilde, dinde, fikirde ve işte birlik olmadan bir yere varmak mümkün değildi. Bunun için Turan Yazgan 1980 senesinde Üniversite’den kendi isteği ile ayrılarak, daha verimli ve kalıcı işlere ağırlık veriyordu. Vefatı ve aramızdan ayrılışı hepimizi üzdü…

[1] -) Turan Yazgan, Alfabe ve Dil Meselemiz, Türk Dünyası Tarihi Dergisi, Mart- 2004,

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER