Kosova deyince gözümüzün önüne neler gelir diye çok düşündüm.Sizi bilmem ama bana Kosova ,her zaman savaş’ı ve 3.Osmanlı Padişahı 1.Murat’ı hatırlatır.Murat ,1389 yılında Türkleri Avrupa’dan atmak için oluşturulan 200 bin haçlı ordusunu bozguna uğratmış, kendisi savaş meydanında şehit olan ilk padişah olmuştur.Halen kalbi, Kosova savaş meydanın ortasına yaptırılan ,başkent Priştina’nın 5 km yakınındaki türbesinde bulunmakta,birilerine inat bir bayrak gibi Kosova’yı beklemektedir.Zaman zaman Sırpların kurşunlarına hedef olan mübarek türbe Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığının yardımlarıyla onarılmış, bu günkü muhteşem görünüşüne kavuşmuştur.
Avrupa,Türkiye , Makedonya,Kosova ve Sırbistan’da (Sancak Türkleri) yaşayan Müslüman’lar Hıdrellez’de bu türbeye gelir,uçsuz bucaksız bu ovada duran Türklük abidesini ziyaret ederler dualar okurlar.Kosova deyince bir de yeşil Bursa aklıma gelir.Kosova’nın Dağlarında yeşilden başka renk yok.Sık ve uzun ağaçların görüntüsü anlatılmaz güzellikte.Şar dağlarından Kosova’ya girerken her kilometrede geyik,ayı,yaban keçisi çıkabilir levhaları göze çarpmakta. İşte Bursa’nın kardeşi ,Kosova’nın yüz elli bin nüfuslu Prizren şehri ‘de böyle bir belde, adeta bir güneş gibi içimizi aydınlatan,bir gül bahçesine girmiş gibi ferah,her köşesi Osmanlı kokan şehir.
Ak derenin ortasından ikiye böldüğü Osmanlı mühürlü eserlerle bezenmiş Müslüman Türk şehri.İçinde yüz elli bin Osmanlı’nın yaşadığı şehir.Osmanlı yaşıyor dedim çünkü, yüzde onbeşi bile bulmayan Türk nüfusuna rağmen bütün şehrin Türkçe konuştuğu dünya’da başka bir belde bulamazsınız.Türkçe konuşmak bir kültürün,bir üstünlüğün ifadesi buralarda. Sanki Amasya’dasınız,sanki Bursa’da geziyormuş gibi rahat ve güvenli. Koşmadan,ağır ağır yürüyen ,huzur içinde yaşayan insanlar diyarı burası .
Beyaz keçe külahlı Arnavutlar, sarıklı Boşnaklar,Sırplar,Türkler ve Solbejler’in insanca kardeşçe yaşadığı şehir.Stres yapmadan zamanı yudum yudum hazmederek dolaşan insanların, birbirini itip kakmadan gezdiği bir şehir.İnsana saygıyı,inançlara saygıyı,beraberce kardeşçe yaşamanın önemli bir değer olduğunu Osmanlıdan öğrenmişler. Merkezinde muhteşem Sinan paşa cami, yanında Ortodoks kilisesi ,yanında Katolik kilisesi, ortasında dört tarafından şırıl şırıl akan, yüz yıllara meydan okuyan Osmanlı çeşmeleri, kardeşliğin,beraber yaşamanın belgesi adeta .Şehrin ortasında sakin sakin akan Ak Dere boyunca, sağlı sollu sıralanmış, balkonlarında çeşitli renklerde çiçekler sarkan ahşap konaklar Amasya ilimizden bir fotoğraf gibi. Prizre’nin ortasından geçen Ak Dere’ üzerinde, Mostar benzeri taş köprüler birer gerdanlık gibi aralıklarla sıralanmış. Osmanlı’dan kalma hamam, bugün sanatçılara ev sahipliği yapmakta.
Fatih’ten,Sultan Reşat’a uzanan MUHTEŞEM KAYI sülalesinin namaz kıldığı duvarı çatısı olmayan açık alanda bulunan Fatih camisi, eski o ihtişamlı ezanlarını beklemekte. Kfor bünyesindeki Türk Barış Taburunun yöreye verdiği hizmetler, her Kosova’lının dilinde hayırlı dualar olmuş.Sosyal güvencesi olmayan bu biçare insanlara sağlık hizmetini,ilacını doktorunu ,gıda yardımını Türk Barış Taburu sağlamakta.Avrupa’nın ortasında sadece Müslüman olduğu için katliama uğrayan insanların geride kalanları bu gün yaşama savaşı vermekteler.
Kosova’nın resmi dili Arnavut’ça, Sırp’ça. Anayasa’da Türk’çe, Boşnak’ça, Roman’ca. %85. Müslüman Arnavut,%3.4 Sırp.%3.4 Türk yaşıyor.İki milyon nüfuslu ülke 1998 yılında bağımsız olmasına karşın sosyal devlet olması geçen yıla kalmış.Arnavut ulusal kurtuluş ordusunun(UÇK), Sırplarla olan savaşları destanlık birer abide.Binlerce şehit vererek bağımsızlığına kavuşan Kosova, bu gün Bayrak,Anayasa ve sınırlarıyla devlet olma mücadelesi vermekte. Türkiye,Kosova’nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biri olmuş.
Türkiye maddi manevi her türlü desteği vermekte buralara..Para birimi avro olması pahalı bir hayatı göstermiyor .Etin kilosu 10 TL,ama yediğiniz kebabın tadını ömür boyu unutamazsınız.Hayat oldukça ucuz ve sakin.para yok gibi,iş yok,fabrika yok.Kfor isimli BM ordusu sınırları beklemekte Sırp saldırılarına karşı tedbir almakta.Kosova üç yıl öncesine göre bu gün daha mutlu,daha güçlü görünüyor.Kosova’nın tek ve en büyük kasabası olan
Mamuşa belediyesi tamamen Müslüman Türklerden oluşan, Sırp sınırına yakın bir kasaba. Başkan Arif Bütüç bey kasabayı adeta yeniden imar etmiş.Evler, büyük avlu içinde tek katlı ahşap veya beton,çiçek ve ağaçlar içindeki sokaklarında şırıl şırıl sular akan,tepelerde orman ve fundalıklarla dolu şirin bir belde.Bölgenin domates ihtiyacının tamamı Mamuşa(Mahmut şevket paşanın kısaltılmışı) karşılamakta. Bayramlarda Anadolu’nun sokaklarını süsleyen bayraklar gibi kasabanın her yanı Türk bayraklarıyla donatılmış ,sanki kendinizi Türkiye’de gibi hissedersiniz. Petrol ofisi şubesi,Türk birliği karargahı,Türk malları dolu dükkanlar, kahvehaneler, camiler, hamamlar, Şahin,Doğan marka arabalarla Anadolu’nun bir köşesi gibi. İnsanlar zaten Türkçe konuşmakta,hepsinin Türkiye’de akrabaları var.Düğünler, bizim düğünlerimiz, ramazan ve kurban bayramları,Cumhuriyet bayramı,23 nisan,19 mayıs bayramı,10 kasım,Kıbrıs’ın bayramları bizim bayramlarımız gibi.Hülasa Türkiye’de ne varsa burada var.’’’TÜRKİYE NEZLE OLURSA MAMUŞA VEREM OLUR’’’ diyorlar.
İpek ,Mitroviça,Gilan gibi Sırbistan’a yakın şehirlerine bile uzaktan bakılsa Anadolu’nun bir şehri sanırsınız.
İpek kasabasının Osmanlı için çok büyük bir önemi olduğunu tarihler çokça yazar.Ana yol kanarları ,Sırp savaşında şehit düşen gençlerinin resimli mezarlarıyla dolu.Bu insanlar Karaman topraklarından 600 sene olmuş bu diyarlara geleli. Hangi adet,hangi gelenek ,hangi anane varsa onu getirmişler ve 600 yıldır aynısını yaşamakta ve yaşatmaktalar.Düğünlerde konvoylarının önü kesilmesi,damat gerdeğe girerken sırtı yumruklanması,gerdek sabahı havaya silahlar atılması küçük birer örnek.Mevlitler hatimler,dualar mübarek gecelerin değişmez ibadetleri. Daha ne diyeyim.benim köyde senin köyde ne varsa buralarda da aynısı var.Türk milleti nereye gitmiş, oraya her şeyini belli ki unutmadan götürmüş.Adalet,insanlık,hoşgörü,misafirperverlik,anlayış,v.s.hepsini götürmüş.Türk neredeyse orada güzellik var.Türk neredeyse orada adalet var,sevgi var İNSANLIK VAR.Bir gün yolunuz Kosova’ya düşerse, Prizrene, Mamuşaya, Priştina’ya, İpek kasabasına, Ariflere, Nazmi’lere, Murat Hüdavendiğar’a selamlarımızı iletiniz. Bilsinler ki Türkiye onları hiçbir zaman unutmadı unutmayacaktır.





















YORUMLAR