Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Şevket Selimoğlu
Ahmet Şevket Selimoğlu

ISPARTA’YI ISPARTALI’DAN DİNLEMEK

Dünya telaşesi ile meşgul olarak Çay Boyu’ndan yürüyorum. Günlerden Salı ve ikindi sonrası, Gemi Restoran’ın bahçesinden bir ses bana bağırıyor. Bağıran SANAT Okulundan emekli öğretmen arkadaşımız Nureddin Bozan. Yanında iki kişi daha var. Biri torunu Sait Satır, Diğeri bizi 55 yıl öncesine götüren O. Erol Gürakar. Isparta Lisesi’nden öğretmenimiz Ahmet Gürakar Beyefendi’nin oğlu. Isparta’da doğmuş, çocukluk ve öğrencilik yıllarını yıllarını Isparta’da geçirmiş ‘’ Isparta Sevdalısı ‘’ ilim adamı…

Yanlarına vardığımda ilk tanışma faslı oldu.

Arkasından sohbet faslı başladı.

Ben işim olduğu için oturmakta nazlandım. Fakat sohbete dalınca saatler geçiverdi. Isparta Lisesi’nin Hocaları Ahmet Gürakar Beyden sonra birbirine ekleniverdi. Kenan Okan, Meliha Uysal, Fatma Sofulu, Mehmet Bezirci ve daha niceleri…

Isparta sevdalısı Erol Gürakar, ortaokul ve liseyi Isparta’da okuduktan sonra İstanbul’da OTTİ’de okumuş ilim ve fikir aşığı olduğunu sözlerine katan bir insan. Aslen Burdurlu bir aileye mensup olmasına rağmen Isparta’yı Seviyor. Bunun için gelip girebileceği bir ev satın almak istiyor.

Mühendis Erol Bey, sıla hasretini ve Isparta sevdasını şöyle özetlemeye çalışıyor:

‘’ Aslen Burdurlu bir ailenin çocuğuyum. Babamın mesleği icabı Isparta’da doğmuşum. Isparta’yı çok seviyorum. Çat diye açıp gireceğim bir mekânım yok. Burdur’da hemen açıp gireceğim akrabalarım var. Istanbul’da oturuyorum. İstanbul’da beni meşgul edip oyalayan bir atölyem var. İlmi çalışmalar yapmayı ve insanlarımızı ilimle yoğurmayı kendime amaç edinmişim. Bilim Parkları Kurma ve Yetiştirme Derneği’nin kurucusu ve Başkanıyım…’’

Kendisiyle ‘ info@mucitcocuk.com.tr ‘ adresinden geniş bilgiler almak için temas kurabileceğimiz Erol Gürakar, elinde taşıdığı ve hazır bulundurduğu lettopla ilmi konuların ana kaynaklarına girmeye çalışıyor Türkiye’nin hızla kalkınması için insanlarımızı ve gençlerimizin iyi yetiştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Gemi Restoran’tan sonra Hızırbey’de İbrahim Aktaş’ın evi ve bahçesi mekânımız oluyor. Özet olarak ‘Böğürtlen Tarlasında İlmî Sohbet ‘ diye özetleyebileceğimiz kültür olgusu neredeyse akşama kadar devam ediyor.

İlim, irfan ve böğürtlen birbiriyle hemhal olduğu sohbete üniversiteyi dışarıdan bitiren İbrahim Aktaş katılıyor. Kahve faslından sonra ayrılık başlıyor.

Bu bölümler bir başka yazıya inşallah konu olur. Isparta için, Türkiye için ve insanlık için sergilenmeye çalışılan duygular insanımıza sunulmuş olur. Gönlümüz bunu İstiyor…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER