Ne çabuk gelip-geçiverdi değil mi? Acı-tatlı, mutlu-mutsuz ne günler yaşadık değil mi? Umarım hepinizin hafızasında iyi günlerin izi daha fazladır. 2012 için de sizlere uğur getirmesi temel beklentimdir, kendim ve ailem için de.
Yılı kapatmaya hızla yaklaştığımız bu son günlerde hayatımıza bir bomba düştü. SINIRI GEÇENLER BOMBALANDI.
Şimdi önüne gelen devletten hesap sorma yarışına girdi. Sanki hepsinin alacağı var. Neymiş; Suriyeyi parmakla tehdit eden Başbakan kendi ülkesinde yaptıklarına bakmalıymış!!! Ya sabır.. Kötüden emsal olmaz diye öğretmişlerdi bize ama konuşulan yere bir bakın.. ”Herkes sokağa dökülsün” diyen ağıza bir bakın! Sanki yıllarca çocukların arkasına gizlenerek-devlete başkaldırı antrenmanı yapmadılar. ”Katliamın daniskası bu imiş” sen daha konuşuyor musun? Yaptıklarınızı/yaptırdıklarınızı nasıl görmezden gelebiliyorsunuz ki? ”Devlet olmak istiyorlarmış” gidin-toprağınızı bulun ve olun.. Bana ne?
Devlet tabii ki doğal refleks olarak sınırlarını koruyacak ve tehlikeli bölge uyarısı yapacak. Koruma ve kollama görevi başka nasıl yerine getirilebilir ki? ”e o sımırı geçenler kaçakcı, terörist değil” öyle mi? Nereden bileceğiz gecenin alaca karanlığında? Devlet sana ”O BÖLGE TEHLİKELİ VE KAPALI BÖLGE,KULLANMA” diyecek ama sen dikkate almayacaksın! Mazotu ya da sigarayı (en masum ifade) ülkeme kaçak yoldan geçireceksin. Tabii ki ne geçirdiğini bilmiyoruz halâ. Ama konu bu değil. Yasaklandığını bile bile o yolu niye kullanıyorsun? Teröristlerin geçit yolunu kullanıyorsan ve bunu gönül rahatlığı ile yapabiliyorsan; devlete vereceğin zararı göze alıyorsun ve hiçe sayıyorsun ama suçluyorsun! Hiçbir matematik kuralı 2 yanlıştan 1 doğru çıkarmaz. Oradan kaçak giriş yapabilmek için kimlere yada hangi terör örgütüne bedel ödüyorsun?
Hayatını kaybeden insanlara Allahtan rahmet dilerim tabii ki. Ama ülke genelinde her kazancının vergisini ödeyerek yaşantısını sürdüren insanlara da saygı duyulmasını isterim. Onlar helâl kazanç peşinde koşarken diğer kazanç yollarına sapanları ve bunu da devleti hiçe sayarak yapanları kul nezdinde affetmem, Allah’a havale ederim.
Bu güzel ülkenin, bu büyük ülkenin öyle çok sorunu var ki.. Belki de kendimizle hesaplaşma zamanı. Avrupaya endekslenerek çok zaman kaybettik. Gerçi insan hakları adına bize kazandırdıklarını inkâr etmiyorum ama artık kendi içlerindeki çöküşü gördükçe bu hayalin peşinde olmayı anlamsız bulduğumu da dile getirmeden edemeyeceğim. Sayın Başbakan ”İMF’ye borcumuz 5-6 milyar dolar, istesem 1 gecede öderim ama faizi çok düşük, gerek bile görmüyorum” diyor ya, öde be sayın Başbakanım. Bitir şu Avrupa denen illetle aramızdaki kötü bağı. Bizi aralarında görmek istemediğini açık açık beyan eden bu eyyamcı takımla yüz-göz olma. Hele ki kendi tarihine fransız Fransıza dönüp-bakma bile.
Ne dersiniz dostlar, ileri mi gitiim?
Siz de gerçekten böyle düşünmüyor musunuz?
Ben TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ EBEDİYYEN PAYİDAR OLSUN diyenler arasında kalacağım.





















YORUMLAR