Türkiye’de eğitim her zaman önemli bir sosyal yükselme aracı olarak görülmüştür. Aileler çocuklarının okuyup “adam olması” için büyük fedakârlıklar yapar. Üniversite kazanmak, özellikle kırsalda gurur ve statü kaynağıdır. Ne var ki, son yıllarda eğitimsiz insanların fazla ön plana çıkması, diploma skandalları, kamuoyuna verilen demeçlerdeki yalan beyanlar, hatta bazı siyasilerin diplomalarıyla ilgili süregelen soru işaretleri, bu inancın temellerini sarsmaya başladı.

Yalan Beyanla Siyaset Mümkün mü?
Ne yazık ki evet. Türkiye’de bazı siyasiler, geçmişte ve günümüzde eğitim durumunu olduğundan yüksek göstermiş, “mezun olmadığı üniversiteleri” özgeçmişine yazmış ya da resmi kayıtlarda olmayan belgelerle kariyer inşa etmeye çalışmıştır. Bu yalnızca bireysel bir etik sorun değil, aynı zamanda kamusal hafızayı ve devlet ciddiyetini zedeleyen bir durumdur.
Bu kişilerin bir kısmı “şüpheli” diplomalarını kamuoyuna açıklamak yerine polemikle gündemi değiştiriyor, bir kısmı ise zaten belgesiz, sorgusuz ilerleyebileceğine inanıyor. Bu cesaretin kaynağı; denetim eksikliği, siyasi dokunulmazlık zırhı ve halkın düşük beklenti eşiğidir.
Gerçek Üniversite Mezunları Ne Hissediyor?
Bugün Türkiye’de milyonlarca üniversite mezunu genç, diplomalarıyla işsiz. Onlar için üniversite diploması, sadece bir belge değil, onca yılın emeği, ailesinin çabası, kişisel direnci demek. Ancak karşılarında bir bakıyorlar ki, elinde sahte diplomayla veya hiç diploması olmadığı hâlde kariyer yapmış insanlar ekranlarda ahkâm kesiyor, halkın temsilcisi oluyor.
Bu, sadece psikolojik bir çöküş yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda “gerçek emek” kavramını değersizleştiriyor. “Diploma olmasa da olurmuş” düşüncesi, gençleri okumaktan caydırıyor, toplumda “kolay yoldan ilerleme” algısını besliyor.
Sahte Diploma Nereden Alınıyor?
Birçok sahte diploma vakası, son yıllarda Türkiye’de yurt dışındaki sözde “üniversiteler” üzerinden yürütülen organizasyonlarla ortaya çıktı. “Karayip Üniversitesi”, “Ukrayna Sağlık Bilimleri Koleji” gibi isimlerle pazarlanan diplomaların bazıları, gerçekte hiç var olmayan kurumlardan geliyor.
Gelişmiş Ülkelerde Durum Nasıl?
Avrupa ve ABD gibi ülkelerde diploma konusu hayati derecede ciddiye alınır. Yüksek kamu görevlerine atanmadan önce diploma bağımsız doğrulama sistemlerinden geçer. Örneğin, Almanya’da bir milletvekili ya da bakan adayı, üniversite bitirme tezinde dahi intihal yapmışsa istifa etmek zorunda kalır.
Amerika’da bir CEO’nun Harvard diplomasının sahte çıkması bir şirkette milyonlarca dolarlık itibar kaybına yol açar. Çünkü orada diploma yalnızca bir kâğıt değil, aynı zamanda güven, disiplin ve sistemle uyum belgesidir.
Peki Türkiye Nereye Gidiyor?
Bu sorunun yanıtı, sadece siyasette değil, eğitim sistemine ve toplumsal değer yargılarına da bağlı. Üniversiteler gerçekten bilim üretiyor mu? Mezunlar nitelikli mi? Denetim mekanizmaları işliyor mu? Halk olarak liyakat mi arıyoruz, yoksa “bizdendir” anlayışını mı tercih ediyoruz?
Asıl mesele, üniversite tahsiline gereken değeri vermeyen, yapılan sahteciliklere yeterli tepkiyi gösteremeyen sistemin sorgulanmasıdır.
Makale: Afşın Topçu





















YORUMLAR