Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2012 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıklamış. Buna göre yüzde 20’lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,6 iken, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 5,9 olmuş.
Türkiye’de hane halkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 26.577 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hane halkı kullanılabilir gelir 11.859 TL olarak hesaplanmış.
Emekli ve dul-yetim aylıkları toplam gelir içinde yüzde 18,4’lük paya sahip iken, nüfusun yüzde 16,3’ü yoksulluk riski altında kalmış. Kendine ait konutta oturanların oranı yüzde 60.6 olurken, yüzde 85.9’u “evden uzakta bir haftalık tatili” tercih etmiş.
Ciddi finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan nüfusun oranı olarak tanımlanan ve belirlenmiş 9 maddeden en az 4 tanesini karşılayamama ya da mahrum olma durumunu tanımlayan “maddi yoksunluk” oranı 2011 yılında yüzde 60,4 iken 2012 yılında yüzde 59,2 olarak hesaplanmış.
YANİ İYİLEŞTİK-ZENGİNLEŞTİK
1 X 8 ORAN YAKALANMIŞ…..
Yani; en fakir ile en zengin arasındaki fark 8 kata inmiş.
İNANDINIZ MI?
Vallahi de billahi de zerre değişikliğim yoktur açıklanan rakamlardan.
BİLGİNİZ OLSUN, BELKİ FARKINDA DEĞİLSİNİZ AMA ZENGİNLEŞİYORSUNUZ!
Baksanıza; 2002 yılında 283 İcralık olay varken, 2012’de 19.276 icralık durum var.
2002 yılında 793 senet ödenmezken, 2012’de 3.931 adet ödenmezlik var.
GERİSİ SİZE KALMIŞ.





















YORUMLAR