Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Hasan Hüseyin Akagündüz
Hasan Hüseyin Akagündüz

DEĞİŞİK OLMAK

20 Ağustos 2011 Cumartesi 13:41

Bir önceki yazımı hatırlayacak olursanız eğer, yine ÖSS konusundaki enteresan sonuçları yorumlamıştım sizlere. Bazı şeyleri karıştırıyoruz aslında. Birinci olmak herkesin beklentisi belki ama olunmadığı hallerdeki yıkımı anlamakta ben zorlanıyorum. Bakın ÖSS yerleştirme sonuçları açıklandı ve 789.167 aday üniversiteye yerleştirildi. 407.613 erkek, 388.554 kız öğrencimiz bu hakkı elde etti. Hemen arkasından da yerleşemeyenler için umutsuzluk dalgası geldi. Yapmayın, bu kadar çabuk sonuca gitmeyin. Daha kayıtlar bile başlamamışken, ümit kapılarının tamamı daha kapanmamışken ufkunuzu karartmayın. 9 Eylül kayıtların son günü. Kayıt yaptırmayanlar, boş kontenjanlar, yeni tercih hakları… Herşey bitmiş değil. Ben ek yerleştirmelerde daha 100.000 kişi yerleşebilir diye bakıyorum.

İller başarı sırası ilgimi çekmiyor artık benim. Çünkü 1.688.804 tercih yapma hakkı bulunan öğrenciden 630.000’i tercih hakkını bile kullanmamış durumda. Aslında bu bir bilinçli davranış olarakta değer bulmalı. Gitmek istemediği programa yerleşmek; hep mutsuzluğunu artıracak hemde bir sonraki yıl yeniden sınava katılmak isterse ağırlıklı ortaöğretim başarı puanını %50 düşürecek. İyi yapmışlar bence. Ama bu tercih etmeyiş, açıklanan başarı yüzdelikleri arasında yer bulmayacak ne yazık ki!..

Şimdi dönelim başlığımıza. Değişik olalım derken tuhaflaşmamaya özen göstermediğimizi söylemek istiyorum. Kendi yetiştiğimiz aile ortamının bize verdiklerini/veremediklerini doğru değerlendirmediğimiz için çocuklarımıza sanırım fazla ve farklı yüklemelerde bulunuyoruz. Onun bizden farklı bir hayat yaşamasını sağlamak adına. Bu da aslında bir tuhaflık yaratıyor. Çünkü bu bir zorlamayı beraberinde getiriyor. Çocuk yada genç bu olguyu anlama yanılgısı yaşıyor. Karşısındaki anne-babasının bu tuhaf ve belki de yanıltıcı yönlendirmeleri onu değişik yorumlamalara götürüyor. Bunu niye yapıyorlar sorusunun cevabı hep aynı. ONUN İÇİN. Peki o bunu istiyor mu? Tuhaflaşma dediğim olgu bu. Lütfen kimse farklı yorumlara girmesin. Dün bir anne ”oğlumun ÖSS sonucu belli oldu Hüseyin amcası, İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği” Hayırlı olsun demek için hazırlanırken annenin ellerinin göğüs hizasında birbiri üzerine kenetlenmiş olduğunu ve yüz ifadesinde de hiç mutluluk olmadığını fark edip, PEK MUTLU OLMUŞA BENZEMİYORSUNUZ deyiverdim ve eşimden de çimdiği yedim. ”Ne bileyim çocuk o bölümü istemiyordu da!” diye bir cevap geldi. İçimden geçen cümleyi sanırım hissettiniz: NEDEN TERCİHLERİ ARASINDA YER VERDİNİZ O ZAMAN demeliydim ama yine eşim tarafından engellendim ve sustum. Eminim o delikanlı gelecek yıl sınava yine girecek ve AOBP sebebiyle kaybettiğini telâfi+şimdiki puanını da geçebilmek için çözdüğünden daha çok doğru cevap çıkarmak zorunda kalacak. Tuhaf olan da bu. Bu yıl yapamadığını gelecek yıl yapmak için ikili bir savaş verecek.

Değişik olalım derken tuhaf sonuçlar ve çıkarımlar arasında boğuşup-duracağız. Bu ikilemi daha net anlatalım da bitirelim. Güzel görünmekle modern görünmek arasındaki ince çizgi..

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER