Dünyada da durum böyle mi bilemiyorum ama ülkemizde gündem öylesine hızlı değişiyor ki,takipte zorlanıyorum.
4+4+4 sisteminin uygulamaya girmesine ramak kaldı ama ülke genelinde bu işle ilgili radikal kararların uygulama esasları sanırım halâ tam anlaşılamadı. İşin en kötü yanı da öğrenci ve öğretmenlerin yaşyacağı sıkıntılar.. Çocuklarda başladı bile. 4.sınıfı bitirenler mezun oldu (!) 4.sınıfı tamamlayan öğretmenler norm fazlası oldu. Bakanlık bu fazlalığı nasıl eriteceğini düşünürken yeni öğretmen alımını unuttu. Yanına bir de ek olarak eş durumundan tayin engeleini koydu. İl emri atamalarının kaldırılmasıyla yaşanan sıkıntının boyutu değişti. Ama bütün bunlar olup-biterken öğretmenler moral+motivasyonları hiç düşünülmedi. Yok tatilleri çok uzundu, yok aldıkları maaş yaptıkları işin çok üstündeydi…. Bu kadar sorunla öğretmenler nasıl başarılı bir eğitim-öğretim dönemine başlayacaklar doğrusu çok merak ediyorum. Hele 3 Eylül bir gelsin,öğretmenler bir toplansın da bakalım neler dile getirilecek.. Velilerin feveranı sanırım pek işe yaramadı. Tv haberlerine bakılırsa hastaneler ve çocuk psikiyatrları arasında savaş an meselesi. Ama endişem bu işinde cılkının çıkması üzerine.İzlediğim haberlerden birinde velinin biri” 2 DAKİKA SÜRDÜ İNCELEME” deyince endişe katsayımda artış hissettim.Zira bu iş için her çocuğa en azından 15 dakika ortama uyum+15 dakika uygulamacıya uyum+enaz 30 dakikalık uygulamalar= 1 saat gerektiğini düşünüyorum.Aksi her uygulamanın afaki olacağını söyleyebilirim.
Efendim bankalar da artık altın satacakmış.. Ne güzel,sarraflarda kredi vermeye başlar artık ! Zaten düğünlerde bile altın takılamazken,bankaların satışa geçmesi ne getirir bilemem ama sarrafın gülen yüzünü tercih edenlerden kalacağım ben..
Aracı olanlara da bir hatırlatmada bulunayım daha doğrusu üzücü bilgi aktarayım olmuşken. Aracınız yaşlanmışsa verginiz daha çok olacakmış.. Doğrusu bu habere ben çok üzüldüm. 2012 yılı girdiğinde yaşının artması sebebiyle MTV öylesine azalmıştı ki,arabama duyduğum sevgi bir kat daha artmıştı. Şimdi gelecek vergi oranını bekliyorum.Sevgi bağım beni nereye götürecek acaba?
Siyasette olup-bitenleri hayret ve ibretle takip ediyorum.Hayıflandığımda oluyor ama keyiflendiğim hiç olmuyor.Hep hüzün hep keder, bunun adı nasıl olur kader?
Kendime ait özel üzüntülü günlerim var ve onların eşiğindeyim ama memleketimin ahvalinden endişelerim de her geçen gün artıyor.
Bütün bunları yaşarken kendi doğup-büyüdüğüm memleketim ŞARKİKARAAĞAÇ’ımın çok derin ve çözüm bekleyen onca sorunu varken adını değiştirmekle işe başlanmalı diyenlerle çatışmalar yaşıyorum. Sanıyorum akl-i selim kendini yok etmiş. İşi basite almak ayrı,basit işle uğraşmak ayrı. Bunu yapmaya çalışanların iyi niyetlerinden rtık endişe eder oldum. Hep saygılı tavırdaydım ama gereksizliğini yaşayarak öğreniyorum. ŞARKİKARAAĞAÇ adıyla müsemma bir ilçe ve orada yaşayanların tek bir isteği var. ŞARKİKARAAĞAÇ DIŞINDA YAŞAYAN ŞARKİKARAAĞAÇLILAR -özellikle de maddi durumu yerinde olanlar- GELİN MEMLEKETİMİZE YATIRIM YAPIN,İŞ ALANLARI YARATIN VE GÖÇÜ DURDURUN. Hepsi bu. Bunun orası-burası yok çekip-çekiştirilecek. Herkes ahkâm kesmeyi bırakıp ”ŞARKİKARAAĞAÇTAKİ MÜLKÜNE SAHİP ÇIKIP-BAKIMINI YAPSIN.ÖNCE GÖRÜNTÜYÜ GÜZELLEŞTİREREK İŞE BAŞLAYALIM.EVİ-BARKI KALMADIĞIİÇİN ŞARKİKARAAĞAÇA GELEMEYENLERE DEVRE MÜLK SİSTEMİ İLE KONAKLAMA FIRSATI YARATALIM” diyorum ben. Buradan; ilçemizdeki Selçuklu Döneminden kalma tarihi hamamı yıkıp-üzerine otel kuranlara da seslenmek istiyorum. O OTELİNİZİ ŞİMDİKİ HALİNDEN KURTARIN VE 11.000 İNSANIN YAŞADIĞI İLÇEMDEKİ OTELİNİZ ALTINA İNŞA ETTİĞİNİZ HAMAMI İŞLETMEYE AÇIN. YAZIKTIR-AYIPTIR-GÜNAHTIR…
Selam ve sevgilerimle





















YORUMLAR