Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Afşın Topçu
Afşın Topçu

Çocuklarımızın Geleceği, Günü Kurtarmaya Değil, Doğru Planlamalara Bağlıdır

Isparta’da yapılan son teknik incelemeler, eğitim camiasında endişe ve tepkiye yol açtı. Daha önce “güvenli” raporu verilen okullardan birçoğunun aslında depreme dayanıksız olduğu ortaya çıktı. İlk etapta 9 okul derken, bu sayı 13’e yükseldi.

Yedişehitler İlkokulu ve Zehra Ulusoy İlkokulu’ndan başlayan skandal, kamuoyunda “nasıl olur da güçlendirme çalışması yapılan okul yeniden riskli çıkar?” sorularını gündeme taşıdı. 2020’de ayrılan 864 milyon liralık ödeneğin nereye harcandığı ve neden yeterli bir sonuç alınamadığı da hâlâ yanıt bekleyen sorular arasında. Valilik soruşturma başlattı ama velilerin gözü kulağı net adımlarda.

Öğrenciler Nereye Gidecek?

Sorunun ilk faturası ise ne yazık ki yine öğrencilere kesiliyor. Depreme dayanıksız bulunan okullar yeni eğitim-öğretim yılında kapalı olacak. Ancak bu karar, beraberinde ciddi sorunları getirdi. Örneğin Naşide Halil Gelendost İlkokulu’nda okuyan yaklaşık bin öğrenci, geçici olarak Hızırbey Ortaokulu’na taşınacak. Hızırbey’de zaten 900 öğrenci bulunuyor. Yeni nakillerle birlikte kapasite iki katına yaklaşacak.

Veliler, kalabalık sınıfların eğitim kalitesini düşüreceğini ve fiziki koşulların yetersiz kalacağını savunuyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ise “planlamaların yapıldığını, derslerin aksamayacağını” açıklasa da endişeler devam ediyor.

Burada asıl mesele, kısa sürede pratik çözümler üretebilmek. Evet, deprem gerçeğini inkâr edemeyiz. Riskli binalar boşaltılmalı, bunda tereddüt yok. Ama öğrencileri kapasiteleri dolu okullara yığmak, zaten kalabalık olan sınıfların öğrenci sayısını artırmak veya ikili öğretime geçmek çözüm olamaz.

İşte tam da bu noktada prefabrik sınıflar devreye girebilir. ABD’den Japonya’ya kadar deprem ülkelerinde bu model yıllardır başarıyla uygulanıyor. Bizde ise hâlâ en kolay ama en sorunlu yol seçiliyor: Çocukları başka okullara dağıtmak. Tek çözüm değildir belki, ama mevcut krizi hafifletmek için akılcı bir seçenektir. Okul bahçelerine veya yakındaki uygun alanlara kurulacak modern, ısı yalıtımlı prefabrik derslikler; hem öğrencilerin kendi mahallelerinde eğitim görmesini sağlar hem de sınıf mevcutlarını makul seviyelerde tutar. Böylece eğitim kalitesinden taviz verilmez, taşınma karmaşası ve ulaşım sorunu da minimuma iner.

Elbette prefabrik derslikler geçici çözümdür; asıl olan kalıcı ve güvenli okul binalarının inşa edilmesidir. Ancak kriz anında çocukların mağduriyetini azaltmak için en mantıklı adımlardan biridir.

Ayrıca boş kamu binalarının eğitim için değerlendirilmesi, uzun vadede ise özel sektöre kiralanan kamu bina ve arsalarının benzer durumlarda kullanılabilecek şekilde planlanması da önemlidir. Kaynaklarımızı akıllıca kullanırsak, hem güvenli hem de sürdürülebilir bir eğitim ortamı yaratabiliriz.

Unutmayalım: Çocuklarımızın geleceği, günü kurtarmaya değil, doğru planlamalara bağlıdır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER