Yaşanan o olaylar sadece haber bültenlerinde kalmadı.
Evlerin içine girdi.
Çocukların zihnine yerleşti.

Dün akşam küçük kızımın gözlerine baktım…
Anlamaya çalışıyor.
“Korkmalı mıyım?” der gibi.

İşte en ağır tarafı bu.
Olay bitiyor…
Ama çocukların içindeki korku bitmiyor.

Biz büyükler “geçer” diyoruz.
Ama onlar o korkuyla uyuyor.

Ve tam da böyle bir anda…

Okulların önünde polisler belirdi.
Hızlı, net, gecikmeden.

Her okulda bir görevli.

Belki birileri için küçük bir detay…
Ama bir çocuk için koca bir dünya.

Çünkü o çocuk sabah okula giderken
kapıda bir polis görünce
sadece bir üniforma görmüyor…

“Ben güvendeyim” duygusunu görüyor.

Ben kendi evimde fark ettim.
Dün tedirgin olan çocuk,
bugün biraz daha rahat.

Demek ki mesele sadece önlem değil…
hissettirmek.

Buradan o polis arkadaşlara teşekkür etmek gerekiyor.

Onlar sadece görev yapmıyor…
Bir korkuyu azaltıyor,
bir güveni büyütüyorlar.

Evet, bu olaylar unutulmamalı.
Evet, sebepleri derinlemesine araştırılmalı.

Ama bir şeyi de teslim edelim:
Doğru zamanda atılan doğru adım…

Bazen en büyük çözümdür.

Ve bazen bir ülkeyi güçlü yapan şey,
en zor anda çocuklarına “korkma” diyebilmesidir.