Isparta Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği kuruluşlarının 74 yıl dönümünü kunduracılar sitesinde bulunan dernek şubesinde düzenledikleri program ile kutladı.
Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği kutlama programına CHP il başkanı Vedat Şenol CHP kadın kolları başkanı Havva Güzelcan, ADD Isparta şube başkanı ve üyeleri, SDÜ öğretim üyeleri Köy enstitülerinden mezun olan öğretmenler ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasının ardından başlayan kutlama programında konuşan Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Isparta Şube Başkanı Ahmet Gençtürk, ‘Bugün Köy Enstitülerinin 74.kuruluş yıldönümünü saygı, sevgi, özlem ve bilinçle kutluyoruz. Köy Enstitülerinden mezun olmuş eğitim kahramanlarının başarılarını, çalışkanlıklarını, yurt severliklerini konuşuyoruz. Bu bilinçle onların çalışmalarını örnek alıyor, yeni kuşaklara aktarma görevini yapıyoruz. Aydınlanma ateşini yakan Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 yılında açılmıştır.17 Nisan yeni bir devrimin, yeni bir aydınlanmanın ve kalkınmanın günüdür. Köy Enstitüleri; tamamen Türkiye’ye özgü ve Türkiye’nin bağrından çıkmış bir eğitim uygulamasıdır’ dedi.
GÖNEN’DE ANILARI UNUTULMUYOR
Isparta’da ilk köy enstitüsünün Gönen ilçesinde kurulduğunu belirten Gençtürk, ‘1940 yılının İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, 11 Mart 1940 da, Isparta’da yeni bir Enstitü kurulması için heyetiyle birlikte Gönen’dedir. Yer belirlenir. Tonguç o gün şunları söyler: “Köy çocukları burada okuyacaklar. Mutluluğu gerçeklerde bulmanın düşlerde araştırmaktan daha kolay olduğunu anlayarak yetişecekler. Mutlu olmanın, özgür ve bağımsız yaşamanın, yoksul düşmemenin çarelerini bulacaklar. Bu yeni yuvaya toplanacak köy çocukları burada gönensinler. Köy Enstitüleri, sadece öğretmen sağlıkçı yetiştiren eğitim kurumları değildi. Köy Enstitüleri bir toplumsal dönüşüm merkeziydi. Ülke insanının düşünme, çalışma, öğrenme ve üretim yapmasını sağlayan eğitim kurumlarıydı. Köylerdeki yoksul halk çocuklarına eğitim kapılarını açan, onları kitapla, işle, üretim ve demokratik kültürle buluşturan okullardı. Okulu bitirenleri okulsuz ve öğretmensiz köylere gönderen yeni ve ilerici eğitim kurumlarıydı.’
‘KÖY ENSTİTÜLERİNDE HAYAT ÖĞRETİLDİ’
‘Türk ulusu olarak evrensel kültüre tek katkımız Köy Enstitüleridir. Cumhuriyet Devrimleri Köy Enstitülerinin ışığı ile yayıldı , yaşama geçirildi. Köy Enstitü çıkışlı eğitimciler: Köylere giderek insanları aydınlattılar. Çalıştıkları köyleri kalkındırdılar,imece ile üretimi artırdılar. Ülke toprakları üzerinde kurulan Köy Enstitüleri: öğrencilerinin okullarını ,yatakhanelerini kendileri yapmaları ,sularını kendileri getirmeleri , yiyeceklerini kendileri üretmeleri ile başarıya ulaştı. Öğrenciler: duvar ördüler, çatı çattılar, kazma ile kazdılar,kürek ile toprak attılar,kireç yaptılar, ağaç diktiler,aşı yaptılar,ekin biçtiler,inek sağdılar,kerpiç döktüler kerpiç, sızlanmadılar hiç, yakıştı nasırlı ellerine kitap ve çekiç. Öğrenciler: mandolin, keman, saz, piyano ve flüt çaldılar. Halk oyunu, zeybek, horon, halay oynadılar.’ Dedi.
‘KAPANMASI İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPTILAR’
Köy enstitülerinin kapatılmasından bahseden şube başkanı Ahmet Gençtürk, ‘İnsanların uyanmasını, aydınlanmasını, köylerin kalkınmasını istemediler. Toprak ağaları dış güçlerle ve feodal yapıyla birleştiler. Karalama kampanyası başlattılar. Aydınlarımızı kötülediler, saldırıda bulundular, kitapları toplatıp yaktılar. Kendi okunu kendin yap kampanyasını durdurdular. Aydınlanma ışığı yakan Köy Enstitülerinin kurucularını ve Enstitü mezunlarını suçladılar. Kabul edilmez iftiralar attılar. Leke sürdüler. Kapatılması için ellerinden geleni yaptılar. Böylece Enstitüler niteliğini kaybetmeye başladı. 1937 yılında başlayan , 1946 yılında kurucularının görevden alınarak içi boşaltılan Enstitüler 1954 yılında İlköğretmen okullarına dönüştürüldü. 1978 yılından sonra, ilköğretmen okulları da kapatıldı. Köy Enstitülerinin kapatılmasından sonra : üretim toplumu yerine tüketim toplumu oluştu.
Ekonomimizi İ.M.F. ve A.B. yönetmeye başladı. Atatürk Devrimlerine saldırıldı. Toprak reformu yapılamadı. Demokratik, laik, çağdaş ve bilimsel eğitim yapılamadı. Atatürk’ün istediği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşılamadı. Kalkınamayan bir ülke ve özgür bireyler olamadık’ dedi. ‘SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ’ Gençtürk, ‘Köy Enstitü kurucu mimarları Atatürk, İsmet İnönü, Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç ile aramızdan ayrılan Enstitü mezunu öğretmenleri saygı ile anıyoruz. Yaşayan Enstitü mezunlarına sağlıklı günler ve uzun ömürler diliyoruz. Yakmış olduğunuz aydınlanma ışığı sönmeyecek, İmece devam edecek’ dedi. Yapılan konuşmaların ardından köy enstitüleri mezunu öğretmenler anılarını anlattı. Daha sonra yapılan ikramlar ile kutlama programı sona erdi.

Devletimiz tahmini(nüfus sayımı hiç yapılmadığından) 9 milyon nüfuz üzerine kuruldu.Bunun da 6 milyonu kadın,3 milyonu erkek(çoğu da gazi ve bazı organları eksik, tabiidir ki yaşadığımız savaşlar nedeniyle).Diğer yönden aynı nüfusun %90 ı köylerde oturuyor.Yine başka bir yönden,her 10 kişiden biri okuma biliyor.Okuma bilen her 10 kişiden sadece biri de ancak yazabiliyor.1922 de Osmanlı’dan kalan toplum bu ve TC bu cahil ve yoksul ulus üzerine kuruldu.%90 dan fazlası köylerde oturan bu cahil ve yoksul toplumun eğitilmesi için üretilen emsalsiz bir program olan Köy Enstitüleri işte böyle doğdu.Çoğunluğunu köylünün oluşturduğu bu milleti işte bu uğurlu,hayırlı ve çok doğru bir program olan Köy Enstitüleri ayağa kaldıracaktı.Ama olmadı.2.paylaşım savaşını kazanan Kurtuluş Savaşı düşmanlarımızın(ABD+AB) parlak vaadlerine inandık.1946 ve sonrası hızla ülkemizin yönetimini bu düşmanlarımıza peşkeş çektik.Düşmanlarımız Türk Milletini ayağa kaldıracağını bildikleri Köy Enstitülerine bilinen hücumlarını ettiler.Yanlışlar ve kırılmalar İsmet Paşa ile başladı,emanetçi Ordu da rahatını kaçırmak istemediği ve safahat yaşadığı Orduevlerinden olayları sadece seyretti.Uzatmayalım,60 yıldır da bu karanlıklara böyle geldik.