Kanal 32’de ekrana gelen Basın Kulübü’nün bu haftaki konukları İŞ’te Kadın bölümünde Arıstyle takı mağazası ortaklarından Hatice Cansu Balaban ve Isparta Girişimci ve Sanayici İş Adamları Derneği (IGSİAD) Başkanı Alper Bayhan idi.
Gazeteciler Soner Toros ve Mehmet Erçakır’ın hazırlayıp sunduğu programın İŞ’te Kadın bölümünde kadın girişimciliğin güzel örneklerinden olan Hatice Cansu Balaban, iş hayatındaki yolculuğunu anlattı. IGSİAD Başkanı Alper Bayhan, Isparta için planladıkları projelerden ve hayalindeki Isparta’dan bahsetti.
7 yıl önce Isparta’ya okumak üzere geldiğini ve kenti severek burada kalmaya karar verdiğini belirten Hatice Cansu Balaban, özellikle öğrenciler için Isparta’nın çok yaşanılabilir bir kent olduğunu söyledi. Ticareti çok sevdiğini bu nedenle sürekli ticaretin içinde olmak istediğini belirten Balaban, takı sektöründen de umutlu olduğunu belirtti.
ANTİALERJİK MALZEMELER KULLANIYORUZ
Kadınların takı alırken dikkat etmeleri gereken birçok husus olduğuna işaret eden Hatice Cansu Balaban şöyle konuştu: “Bizim ürünlerimiz alerji yapmıyor. Altında kullanılan kaplama ile aynı. Birebir kaplama, birebir işçilik var bizde. Bizim ürünlerimiz hem işçilik olarak çok farklı hem de kalite ve görünüş olarak çok fark ediyor. Bizim takılarımızı kullanan bayanlar uzun süre kullanabiliyorlar. Kararmıyor, bozulmuyor görünüşünden fiziki yapısından bir şey kaybetmiyor. Bayanlarımızın antialerjik takılar kullanmaya dikkat etmeleri gerek. Hassas ciltler için çok büyük tehlike çünkü. Kızarma, şişme, dökülme hatta kansere kadar götürebiliyor. Nikelsiz ürünler tercih etmelerinde fayda var. Bizim Arıstyle olarak müşteri memnuniyet belgemiz, marka tescilimiz de var.”
ÇOK MEŞAKKATLİ BİR YOL
Genç bir kadın girişimcinin önünde uzun ve meşakkatli bir yol olduğunu vurgulayan Balaban, “Girişimcilerin “Ben bilirim” gibi yönlerini törpülemeleri gerekiyor. Bir şey öğrenmeye başlarlarsa daha iyi olur. Sevdikleri işi bulsunlar. Zevk aldıkları işi yaparlarsa zaten başarı kendiliğinden geliyor. Bir takım engeller çıkıyor. Ama bunları görmezden gelmek ve yaptığı işe inanmak gerek. Vazgeçmemek gerekiyor. Plan yapmaları ve inanarak ilerlemeleri gerekiyor” diye konuştu.
SAĞLIK YA DA İLERİ TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ OLMALI
IGSİAD Başkanı Alper Bayhan, Isparta gündemindeki ikinci üniversite ile ilgili değerlendirmede bulundu. Bayhan Isparta’ya kurulması düşünülen yeni üniversitenin sağlık veya ileri teknoloji üniversitesi olması gerektiğini söyledi. Bayhan şöyle konuştu: Halıcılıkta Isparta Türkiye’yi finanse ediyordu. Biz bugün bu sermaye birikimi kaybettik. Bizim çok güçlü şirketlerimiz olabilirdi. Ancak olmadı. Konvansiyonel işlerin yatırım maliyeti artık çok yüksek. Bunu değerlendiremeyiz. Ancak teknolojide durum böyle değil.
Getiriyi kat kat fazla aşabilecek bir devirde yaşıyoruz şu anda. 1990’ların başında teknokentler kuruyor devletimiz bu işi teşvik etmek için. Dolayısıyla devir artık teknoloji devri. Bizim de Isparta olarak teknokentimiz mevcut. Teknokentimiz yüzde 70 dolulukla çalışıyor. Biz de Isparta için bir teknokampüs düşünüyoruz.
Bizim düşündüğümüz modelde donanım desteğinin var olduğu, ticareti bilen bir seçici kurul tarafından seçilmiş projelerin belli bir süre kuluçka ortamında tutulması daha sonrada şirketleşmesi sistemi var. O şirketten de sahibin pay alması durumu var. Pazarlama ve teknolojiyle gençlerimizi desteklersek üniversite şehri olan Isparta için daha büyük gelir getireceğini hep birlikte görürüz. Modelimizi üniversitemizle de konuştuk. Birçok iş fikri büyüyebilir potansiyele sahip.”
MELEK YATIRIMCILARI ISPARTA’YA ÇEKECEĞİZ
Teknokampüs projesinden Ispartalı iş adamlarına bahsettiklerini belirten Alper Bayhan, teknokentler için yüzde 75 vergi teşviki olduğunu dolayısıyla iş adamlarının bu yatırımı tercih etmemesi gibi bir sebep olmadığını söyledi. Byhan şunları söyledi: “Melek yatırımcı modelinde önce bizim Isparta’yı merkez haline getirmemiz lazım. O gelen melek yatırımcı buraya gelmeyi kendisi istemeli. Dolayısıyla Isparta’yı bir merkez haline getirebiliriz. Bizim düşüncemizde melek yatırımcılarla bir teknokampüs kurulacak ve burada da büyük teknolojik fikirler yer alacak. Teknokampüs içerisinde önemli olan girişimcilere sıcak ekosistem oluşturmak. Bir yerden başlamak gerekiyor. Önemli olan vizyonu ortaya koymak. Başladığımızda ne kadar önemli olacağını göreceğiz. Gelecek çünkü burada. Teknolojiyle büyüyen, yatırımlarını teknolojiyle kurgulayan bir Isparta hayal ediyorum ben. Isparta kendi ölçeğinde büyüyor zaten. Üniversite ile işbirliği olması nedeniyle bunlar neden olmasın?”

