ITSO Başkan Adayı Yunus Karabulut’un, bölgenin en kritik içme ve kullanma suyu kaynağı olan Karacaören Barajı’nı koruyan özel hükümleri “sanayinin önündeki engel” ilan edip 2027’de esnetilmesi için lobi çağrısı yapması büyük bir infial yarattı. Bölgenin su geleceğini pazarlık konusu yapan bu yaklaşıma tepkiler çığ gibi büyüyor: “Dünya ve Isparta sadece sanayiciden mi ibaret, yarın içecek bir yudum temiz su bulamazsak sanayi neye yarayacak?”

Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Başkan Adayı Yunus Karabulut’un Karma OSB ziyaretinde dile getirdiği ifadeler, bölgenin su geleceğini doğrudan hedef alan son derece tehlikeli bir anlayışı gözler önüne serdi.

Karabulut, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından su kaynağını korumak amacıyla yürürlüğe konan Karacaören 1 ve 2 Baraj Gölü Özel Hükümleri’ni kentin büyümesini kısıtlayan bir “engel” gibi sunarak, 2027 yılındaki revizyon döneminde bu kuralların esnetilmesi için şimdiden lobi başlatılması gerektiğini savundu. Ancak maddeler detaylıca incelendiğinde, esnetilmek istenen kuralların sanayicinin keyfi için değil, milyonlarca insanın yaşam kaynağını korumak için konulduğu net bir şekilde görülüyor.

Esnetilmek İstenen Maddeler Bölgenin Zehirlenmesini Önlüyor!

Özel Hükümler yönetmeliğinin hedef alınan 100. maddesi; havzayı kirletme potansiyeli yüksek ağır sanayi kollarını engellemek için adeta bir kalkan görevi görüyor.

Karabulut’un “kısıtlama” diyerek kaldırılmasını ya da yumuşatılmasını ima ettiği kurallar, bölgede şu felaketlerin önüne geçiyor:

Ağır Metaller ve Siyanür Riski Engelleniyor: Yönetmelik; metal kaplama, metal sertleştirme, pil-akü imalatı ve ağır metal tuzu üretimini yasaklayarak su havzasında siyanür ve ağır metal zehirlenmelerinin önüne geçiyor.

Kimyasal ve Atıksu Koruması: Tekstil boyama, kağıt üretimi, ilaç sentez fabrikaları ve petrol türevi gres yağı tesislerinin bölgeye girişi engellenerek akarsulara endüstriyel atık su salınması durduruluyor.

Kuru Tip Üretim Zorunluluğu: Yeni kurulacak tesislerin kesinlikle kuru tipte çalışması, endüstriyel atık üretmemesi ve günlük arıtma kapasitesini aşmaması şart koşuluyor.

İçme Suyumuz Sanayi Lobilerine Kurban Edilemez!

Karacaören Barajı, sadece bir su birikintisi değil; Isparta’dan Antalya’ya kadar uzanan büyük bir coğrafyanın içme, kullanma ve tarımsal sulama ihtiyacını karşılayan stratejik bir yaşam merkezidir.

Gelişen arıtma teknolojileri bahaneler gösterilerek “özel hükümleri esnetelim” demek, endüstriyel bir kaza durumunda bölgenin su kaynağının zehirlenmesine açık kapı bırakmak demektir. Dünyanın iklim krizi ve kuraklıkla boğuştuğu bir dönemde, bir oda başkan adayının vizyonunu sadece sanayicilerin talepleri üzerine kurup su kaynağını pazarlık konusu yapması kamuoyunda derin bir endişe yarattı.

Isparta halkı ve çevre odaklı sivil toplum kuruluşları soruyor: “Dünya ve Isparta sadece sanayicilerden mi ibaret?”

2027 yılında yapılacak revizyon sürecinde asıl yapılması gereken lobi çalışması; koruma kurallarını esnetip ağır sanayiyi su havzasına sokmak değil; tam aksine Karacaören’in su kalitesini artıracak, tarımı ve insan sağlığını tam güvenceye alacak tedbirleri daha da sıkılaştırmaktır. Unutulmamalıdır ki üretimin alternatifi bulunabilir ancak yok edilen bir içme suyu kaynağının geri dönüşü yoktur.