Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İşte Isparta’nın Tarım Röntgeni

SDÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Akman, bölgenin tarım alanında önemli bir yeri olduğuna işaret ederek tarımda popülist yaklaşımların ötesinde uzun vadeli politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

SDÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Akman, bölgenin tarım

Türkiye için tarımın stratejik bir önem taşıdığına değinen Prof. Dr. Akman, “Ülkemiz için tarım stratejiktir ve geleceği bizim için birinci derecede önemlidir. Tarımsal uygulamalarda yüksek başarı, ancak bilgi ve teknoloji ile doğal koşulların uygunluğu durumunda mümkün olabilecektir” dedi.

Tarıma ilişkin sorumlulukların milli bir görev olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Akman, “Uygulanan tarımsal politikaların popülist yaklaşımlardan uzak, tarımsal verimliliği arttırıcı, dünya ülkeleriyle hem kalite hem de miktar açısından rekabet edecek düzeyde olması milli bir sorumluluk ve görevdir” diye konuştu.

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Akman, Türkiye ve Isparta açısından tarımın önemine işaret ederek “İnsanların yaşamak için gıdaya gereksinimleri olduğu müddetçe tarımın stratejik değeri asla tartışma konusu olamaz” dedi.

ÜSTÜ AÇIK FABRİKA

Prof. Dr. Akman, “Günümüzde dünyayı küresel olarak tehdit eden konuların tamamında tarım, sorunun nedeni ya da çözümü olarak yer almaktadır. Ülkelerin geleceği, gelişmiş sanayileri ya da modern şehirleri ve teknolojileri kadar, temel gıdaların üretimi bakımından kendine yetip yetmedikleri ile de yakından ilgilidir. Bu bağlamda ülkemiz için tarım stratejiktir ve tarımın geleceği bizim için birinci derecede önemlidir.

Tarım, büyük ölçüde doğa koşullarına bağlıdır ve bildiğiniz gibi “üstü açık fabrika” olarak da tanımlanır. En ileri üretim tekniklerini uygulasanız dahi bu bağımlılık özellikle tahıllar başta olmak üzere açık alanda ziraatı yapılan tarımsal ürünlerimiz üzerinde kısıtlayıcı bir faktördür, iklimin yanı sıra yer şekilleri, eğim ve arazi yapısının uygunluğu gibi sorunlar da temel sorunlarımızdır.

Tarımsal uygulamalarda yüksek başarı, ancak bilgi ve teknoloji ile doğal koşulların uygunluğu durumunda mümkün olabilecektir. Ülkemizde tarımı kısıtlayan bir diğer faktör ise üreticilerin sermaye eksikliğidir.

Bu durum, üretimde yeni ve nitelikli genetik materyal ile gübre ve diğer ileri üretim teknik ve teknolojilerin kullanımını sınırlayan, gelişmiş tarım bölgelerinin oluşumunu engelleyen ayrıca tarımda uzmanlaşma ve küresel işletme mantığının oluşmasında ciddi bir sorundur. Etkin üretici örgütlerinin oluşumu ve gelişiminin teşvik edilmesi, üreticilerin ürünlerini uzun süre sağlıklı biçimde tutabileceği gelişmiş depo ve siloların sayılarının artırılması, gerekli danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve bu yolla yeni çeşit ve teknolojik gelişmelerin üreticiye aktarılması gibi önlemler sorunun çözümüne katkı sunacak açılımlardır.

Bu açılımların itici gücü olması itibariyle Türkiye’nin AB’ye adaylık ve uyum sürecini önemsiyorum. Sanayi politikalarımız kadar, tarımsal politikalarımızın da uzun vadeli ve mevcut şartların en iyi şekilde değerlendirilmesiyle oluşturulması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Uygulanan tarımsal politikaların popülist yaklaşımlardan uzak, tarımsal verimliliği arttırıcı, dünya ülkeleriyle hem kalite hem de miktar açısından rekabet edecek düzeyde olması milli bir sorumluluk ve görevdir” görüşünü savundu.

İŞTE ISPARTA’NIN TARIM RÖNTGENİ

Isparta tarımının röntgenini de çeken Prof. Dr. Akman, “Isparta, geleneksel tarımsal üretiminin yanı sıra yeni bir açılımla örtü altı tarımının da hızla geliştiği ve bu bağlamda istihdam yapısında sektörel olarak tarımın daha çok öne çıktığı bir ilimizdir. Arazi bölünüşü itibariyle Göller Yöresi’nin merkezi konumundaki Isparta, 893 bin 307 hektar yüz ölçüme sahiptir.

Bu alanın, 353 bin 959 hektarı ormanlar, 251 bin 282 hektarı tarım arazisi, 81 bin 719 hektarı da çayır-mera olmak üzere tarımsal açıdan kullanılan alanlardan oluşurken, 70 bin 156 hektarı su yüzeyleri ve 136 bin 191 hektarı da diğer tarım dışı alanlardan oluşmaktadır. Isparta ilinin arazi yapısı, oldukça dağlık ve engebeli olmasına karşın önemli tatlı su kaynaklarının ve küçüklü büyüklü birçok ve¬imli ovanın bir araya toplandığı özelliğe sahiptir.

Tarım alanlarının %64’ü kuru ve %36’sı sulu tarım arazilerinden oluşan Isparta’nın tarımsal yapısını karakterize eden geleneksel tarımsal üretim faaliyetleri içinde meyvecilik başta gelmektedir.

Elma, kiraz, kayısı, vişne ve üzüm yetiştiriciliği meyve ürünleri içinde önemli yere sahiptir. Ülkemizdeki elma ve kiraz üretiminin önemli bir kısmı ilden karşılanmaktadır. Isparta, elma üretiminde Türkiye üretiminin 1/5’ini sağlamakta ve ülkemiz elma üretiminde birinci sırada yer almaktadır. Çok büyük bir farkla başı çeken gül üreticiliği yanında hububat, baklagiller ve endüstri bitkileri de Isparta tarımında önemli bir yer teşkil eder. Isparta ilinde en fazla ekimi yapılan ürünler, tahıl ürünlerinden buğday ve arpa ile baklagillerden nohuttur.

Yağ gülü (Rose damascena) Anadolu’ya 1870’li yılların başında Bulgaristan’dan gelen göçmenler tarafından getirilmiştir. Isparta’da ilk yağ gülü üretimi 1888 ve gül yağı üretimi de 1892 yılında “Müftüzade İsmail Efendi” tarafından gerçekleştirilmiştir. Müftüzade İsmail Efendi tarafından imbik adı verilen basit ve ilkel kazanlarda üretilmeye başlanan gül yağı zaman içinde yaygınlaşarak, bu metotla üretilmeye devam edilmiştir.

Günümüzde köy tipi gül yağı üretimi, yerini tamamen sanayi tipi gül yağı üretimine bırakmıştır. Isparta, Türkiye’de özellikle gül yağı ve gül ürünleri üzerine önemli bir merkez haline gelmiştir. Ancak güle sadece ekonomi gözlüğünden bakmamak gerekir. Isparta’da neredeyse 120 yıldır geleneksel olarak gül tarımı yapılmakta, bir bakıma Isparta’nın kültürü ve tarihi 120 yıldır gülle yazılmaktadır. Bu nedenle gülün Isparta tarihine, kültürüne, sosyal hayatına ve tanıtımına kazandırdıklarının değeri rakamlarla ifade edilemeyecek kadar büyüktür.

Örneğin, internet üzerinden ‘Google” arama motorundan “Isparta” ve “Gül” kelimelerini birlikte anahtar kelime olarak girdiğinizde, karşınıza 1 milyon adetten fazla yerli ve yabancı internet sitesi çıkmaktadır” diye bilgi verdi.