‘Emniyet Müdürü Madalya Mı Takacak?’
Isparta’da bir süredir yürüttüğüm asayiş muhabirliği görevimde her geçen gün yeni manzarayla karşılaşmaya devam ediyorum.
Öncelikle yazıma başlamadan önce, bu yazdıklarımdan hiçbir polis memuru – amiri – müdürü veya sivil vatandaşın sorumlu tutulmaması gerektiğinin altını çiziyorum.
Isparta’da son günlerde artan alkol uygulamaları malumunuz…
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, şehir içinde Asayiş Şube’ye bağlı ekiplerle birlikte alkollü araç kullanımını önlemek amacıyla kontroller gerçekleştiriyor.
Isparta trafiğine adeta ‘Kuş uçurtulmuyor’ desek de, aslında yetersiz kalır…
Elimden geldiğince takip etmeye çalıştığım alkol uygulamaları, gerçekten yerinde ve olması gerektiği gibi yürütülüyor.
Ama gördüğüm üzere, bazı ekipler komiseriyle, memuruyla canını dişine takarak görev yaparken, bazıları ise elinden geldiğince normal seyrinde görevini sürdürüyor.
Polis ekiplerinin nasıl ve ne şartlarda çalıştığını, kentte en yakından takip eden gazetecilerden biri olduğum için gayet iyi biliyorum…
Yaklaşık 6 yıl önce başladığım bu görevde, yeri geldi polis oldum… Yeri geldi gazeteci… Yeri geldi vatandaş… Yeri geldi sağlıkçı…
Bu uğurda gerçekten türlü badireler atlatan biri olarak bu geç kalınmış yazıyı yazma gereği duyuyorum…
Her neyse geçmişte bir sürü olay yaşadım, bizzat içinde bulundum, haber yaptım…
Ancak, son günlerde yapılan trafik uygulamalarından birinde, vatandaş görevli memurlara öyle bir soru sordu ki; polis memurları da ben de gerçekten verecek bir cevap bulamadım…
O soruyu alkollü bir şahıs sordu ama inanın cevap verilemeyen ve ağır bir soruydu bu…
Bir gazeteci olarak benim bile o kadar ağrıma gitti ki o soru, bu yüzden o konuyla ilgili köşe yazmayı kendime bir görev olarak atfettim…
Başlangıcından itibaren anlatmak gerekirse buyurun okuyun…
İşte, o olay… İşte, o zor soru… Ve işte, verilemeyen o cevap…
Yine Isparta’da rutin alkol uygulaması yapılan gecelerden biriydi…
Isparta Hükümet Caddesi’nde gece 03.00 sıralarında yapılan kontrollerde durmayan ve kaçan bir sürücü Hızırbey Mahallesi’nde aracını içindeki yolcularıyla birlikte bırakıp, yaya olarak hızla uzaklaşmaya başladı.
Bu sırada devriye görevinde olan sivil asayiş ekipleri tarafından kısa sürede yakalanan ve çalışır vaziyette bulunan aracın sürücüsü başında değildi…
Bu sırada araçta yolcu olarak bulunan ve aşırı alkollü oldukları gözlenen şahıslar, kaçtıkları yetmezmiş gibi, ‘Biz terörist miyiz? Neden bu kadar ekip geldi bizim için? Neden böyle oldu?’ gibi saçma sapan sorular sormaya başladılar. Emniyet güçleri sağduyu içinde davranırken, aşırı alkollü yolcular ortamı germeye devam ettiler…
Neyse ki kaçan sürücü de sivil ekipler tarafından kısa sürede bulunarak aracının başına getirildi.
Görevde bulunan ve olay yerine bizzat gelen iki komiser her ne kadar ortamı yumuşatmaya çalışsa da, o yolculardan benim ancak ve ancak en hafif tabirle ‘Provakatör’ olarak tabir edebileceğim bir yolcu ortamı germeyi sürdürdü.
Neyse ki, Isparta’nın sağduyulu polisleri ilerleyen dakikalarda da bu provakasyona katılıp kötü bir olaya mahal vermedi…
Aşırı alkollü yolcu şahıs konuşmasına devam etti…
Kardeşinin de polis olduğunu belirten şahıs, onu ve polisleri sevmediğini defalarca tekrarlayarak, alaycı bir şekilde anlamsız söylemlerine devam etti…
Bunları da kulak ardı eden ekipler, görevlerini zor da olsa yapmaya çalıştılar.
O sırada, bu yolcu trafik ekipleri döndü ve dedi ki;
‘Şimdi biz uygulamadan kaçtık… Siz polisler de bizi yakaladınız, ceza yazdınız… İl Emniyet Müdürü artık size madalya mı takacak?’
Polis ekipleri, görevlerini yaptıklarını belirtmiş olsa da, o sorudan sonra ortalık bir anda sessizliğe büründü…
Bir gazeteci olarak ben bile bu soruya verecek bir cevap bulamamıştım.
Aslında polis ekipleri rutin görevlerini yapıyordu belki… Ama sizce de madalyayı hak etmiyorlar mı?
Bu kadar uygulama yap, o kadar kovala, sonunda yakala…
Ve kaçan suçlu şahıs sana desin ki, ‘Madalya mı takacaklar?’
Evet, ben bizzat yaşanan bu olayın şahidi olarak; o aracı kovalayan, o sürücüyü yakalayan ve ceza yazan olmak üzere, o olayda görev alan tüm ekiplerin birer madalyayı hak ettiğini sonuna kadar savunuyorum…
Çünkü, gösterdikleri o sabır ve sağduyu bir madalyadan fazlasına layık…
Umuyorum ki, İl Emniyet Müdürü Sayın Caner Tayfur da bu yazıyı okuyacak ve bu cefakar personelini temsili de olsa madalya ile ödüllendirecektir… Çünkü, o da iyi biliyor ki bu memur ve komiserler, onun sokaktaki temsilcileri…
Neden mi?
Bence onlar, aslında bir madalyadan daha fazlasını hak ediyor, işte bu yüzden…

Alkol kontrolune eyvallah peki her yerde radar olmasina insanlara 60 la 80 le giderkennceza yazilmasina ne demeli Turkiyede bu kadar kontrolun oldugu tek iliz. Yazik bu kadar ceza yazilmaz halk bu kadar ezilmez
60 la gidilecek yolda 66 ve üzeri , 80 ile gidilen yolda 88 ve üzeri bi hızla geçersen ceza yazılır elbet gayet doğal..
arkadaşım o kadar alkol kontrolü yapılıyo diyosun da bana kaç tane avukat, polis memuru , hakim , savcı , kurtarıcı , çekici , sanayi esnafı yakalandı sayıyla yazabilirmisin, olan masum halka oluyor. her yer çevirme her yer polis vatandaş tedirgin bi şekilde aracına biniyor . çarşıdan ayazmanaya gideceksin 2 kere çevirmeye giriyosun. bu şehre bu kadar eliboş polis çok fazla bunlar huzuru sağlamaktansa huzuru bozuyor….