Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği (TÖHOB), Türkiye genelinde bir yolcunun biniş maliyetinin 50-70 TL’ye ulaştığını ve ücretsiz taşıma yükünün esnafı bitirme noktasına geldiğini açıkladı. Bu kurumsal feryat Isparta yerelinde incelendiğinde ise ortaya çok daha derin bir yapısal kriz çıkıyor.

TÜİK’in Nisan 2026 verilerine göre Isparta’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 250 bin barajını aşarken, bireysel araca yönelim halk otobüslerinin yolcu sayısını her geçen gün düşürüyor. Azalan yolcu sayısı maliyetleri katlarken, ortaya çıkan mali tablo toplu taşımaya mecbur olan dar gelirli vatandaşın bütçesine yeni zamlar olarak yansıyor. Uzmanlar, boş hatlarda dönen büyük gövdeli otobüsler yerine daha ekonomik ve esnek bir ulaşım modeline geçilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

TÖHOB’dan Sektörel Çığlık: “Özel Sektör Sosyal Yardımı Sırtlayamaz”

Kısa adı TÖHOB olan Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği, özel halk otobüsü esnafının artık işletme maliyetlerini karşılayamayacak duruma geldiğini belirten çarpıcı bir deklarasyon yayımladı. Türkiye genelinde, illerin nüfus ve coğrafi yapısına göre değişmekle birlikte tek bir yolcunun biniş maliyetinin 50 ila 70 TL arasındaki bir banda sıkıştığını belirten birlik yönetimi, gelir durumuna bakılmaksızın dağıtılan ücretsiz seyahat kartlarının faturasının esnafa kesilmesine isyan etti. “Devletin sosyal sorumluluğu gereği yaptığı işi özel sektöre bedelini ödeterek yaptırması vicdani midir?” sorusunu soran TÖHOB, ücretsiz seyahat kartlarının mutlak suretle kamunun sosyal yardım kriterlerine göre, yani sadece gerçek ihtiyaç sahiplerine ve gelir durumuna göre verilmesi gerektiğini savunuyor.

Isparta’da Trafikte Reakor: 250 Bin Araç Kimin Hizmetinde?

TÖHOB’un ulusal çaptaki bu serzenişi, Isparta’nın yerel sokaklarına ve sosyo-ekonomik gerçeklerine indiğinde çok daha net bir yapısal krize dönüşüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Nisan 2026 dönemine ait Motorlu Kara Taşıtları istatistiklerine göre, Isparta’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 250 bin 35’e ulaşarak tarihi bir eşiği geride bıraktı.

Coğrafi sınırları belli ve kompakt bir yapıya sahip olan Isparta’da çeyrek milyon araç, kent içi hareketlilikte dengeleri tamamen değiştiriyor. Ekonomik durumu elveren, bütçesi yakıt ve bakım masraflarını karşılamaya yeten vatandaşlar, haklı olarak günlük işlerine, çarşıya ya da kurumlara kendi özel otomobili veya motosikletiyle gitmeyi tercih ediyor. Şehirde hafif raylı sistem veya alternatif bir kamu ulaşım ağı bulunmadığı için de halk otobüsleri; sadece durumları özel araç almaya ya da işletmeye elverişli olmayan dar gelirli vatandaşlara, asgari ücretlilere, öğrencilere ve ücretsiz biniş hakkı bulunan yaşlılarımıza kalıyor.

Kısır Döngünün faturası: Yolcu Azaldıkça Maliyet Katlanıyor

İşte Isparta ulaşım sistemini tıkayan asıl büyük düğüm tam burada atılıyor. Kentte özel araç kullanımı arttıkça, halk otobüslerinin günlük yolcu sayısı istikrarlı bir şekilde aşağıya düşüyor. Yolcu sayısının azalması, hatların doluluk oranını ve dolayısıyla karlılığını bitiriyor. Ancak bir otobüsün turunu tamamlaması için gereken amortisman, şoför maaşı, sigorta giderleri ve en önemlisi akaryakıt maliyetleri yerinde saymıyor; aksine her geçen gün katlanıyor.

Halk otobüsü esnafı hatları döndürebilmek ve kontak kapatmamak için kaçınılmaz olarak bilet fiyatlarına zam talep etmek zorunda kalıyor. Günün sonunda ortaya çıkan acı tablo ise şu oluyor: Durumu iyi olan zaten kendi konforuyla toplu taşımadan elini ayağını çekmişken, düşen yolcu sayısı yüzünden bilet fiyatlarına gelen her zam, otobüse binmekten başka hiçbir çaresi olmayan dar gelirli vatandaşın sırtına yeni bir ekonomik yük olarak biniyor. Esnaf zarar ederken, vatandaş da bütçesinden daha fazla pay ayırmak zorunda kalarak mağdur oluyor.

Rasyonel Çözüm Önerisi: Boş Hatlarda Büyük Otobüs Israrı Trafiği de Ekonomiyi de Baltalıyor

Isparta ölçeğinde bu kronik sorunu çözmenin yolu sadece bilet fiyatlarını artırmak ya da belediye eliyle esnafa geçici sübvansiyonlar sağlamak değildir. Kentin ulaşım modelini, değişen yolcu yoğunluğuna göre yeniden tasarlamak şarttır. Mevcut sistemde, yolcu sayısı ciddi oranda azalan hatlarda ve günün ölü saatlerinde bile, şehrin dar caddelerinde koca gövdeli halk otobüsleri tur tamamlamaya çalışıyor. Bu durum iki büyük krizi besliyor:

Isparta’nın dar sokak ve cadde yapısında bu büyük araçların manevra yapması, dur-kalk süreleri şehir içi trafiği felç ediyor, karbon emisyonunu ve egzoz kirliliğini artırıyor.

İçinde sadece 3-5 yolcu olan ara hatlarda devasa bir motorun çalışması, yakıt sarfiyatını tavan yaptırarak TÖHOB’un açıkladığı “biniş maliyetini” yukarı fırlatıyor.

Isparta için en kalıcı ve akılcı çözüm; ana arterlerde (Üniversite-Çarşı-Şehir Hastanesi gibi yoğun hatlar) büyük otobüslerle yüksek kapasiteli taşımacılık sürdürülürken, yolcu sayısının düştüğü ara mahallelerde ve ölü saatlerde daha küçük, yakıt sarfiyatı minimum düzeyde olan mikro ulaşım araçlarına (minibüs/midibüs veya optimize edilmiş esnek hatlar) geçilmesidir.

Araç boyutları ve sefer sıklığı yolcu talebiyle doğru orantılı olarak küçültülürse, esnafın işletme ve yakıt maliyeti radikal bir şekilde düşecek; bu maliyet düşüşü zam baskısını ortadan kaldıracak ve neticede Isparta’nın otobüs esnafı da dar gelirli vatandaşı da bu ekonomik sarmaldan kurtulacaktır.

Analiz Haber: Afşın Topçu