Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Isparta ‘Tarih’ zengini

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Refik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, yeryüzünde devlet ve milletlerin tarihleri üzerinde yükseldiklerini belirterek; “Ülkemiz ve dolayısıyla Isparta bu konuda çok büyük değerlere sahiptir. Bu değerlerin bir bir ortaya çıkarılması gerekir” dedi. İKİNCİ TOPLANTI ISPARTA’DA YAPILDI

Hamideli Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından ilki geçtiğimiz Haziran ayında düzenlenen ‘Sahabe Selman-ı Pak Hazretlerinin Isparta’daki şehri Ammuriye’ konulu Konferansın ikincisi Isparta’da gerçekleştirildi.

ESKİ VALİ MEMDUH OĞUZ KONFERANSTA

Cumartesi günü saat 14.00’de Kültür ve Turizm Müdürlüğü konferans salonunda başlayan konferansa; YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, Isparta eski Valisi Memduh Oğuz’un yanı sıra Yalvaç Belediye Başkanı Tekin Bayram, Uluborlu Belediye Başkanı Mehmet Ünverdi, Gelendost Belediye Başkanı Halim Kıyak ve çok sayıda tarihçi ile yazar ve akademisyen katıldı.

PROF. DR. TURAN; “”BURADA TARİH YATIYOR”

Konferansa Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Refik Turan da katıldı ve Turan konferansın oturum başkanlığını yaptı. Konferansta ilk konuşmayı da yapan Prof. Dr. Refik Turan, Göller Bölgesi’nin antik kentler açısından zengin bir bölge olduğu ve Isparta’nın bulunduğu bölgede toprak altında tarih yattığını belirtti. Turan; “Tarih olgusu gerek insan gerekse devletler açısından son derece önemli bir unsurdur. Zira, bir çok ülkede tarih insanlar için gelecek addedilir. Geçmişi yani tarihi olmayanın geleceği de olmaz. Büyük milletlerin genel siyasi görüntülerine baktığımızda tarihsel verilerden yola çıkarak bir takım güç kazandıklarını görürüz. Tarih, bugün yaşadığımız çağ içinde lazım olan bir bilim dalıdır. Türkiye’nin dünya tarihindeki önemi ise asla yatsınamaz.

“AMMURİYE KENTİNİN ULUBORLU OLDUĞU KANITLANDI”

Bunlardan en önemlileri içinde Uluborlu’da bulunan Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi kalıntı ve eserdir. Bunların birçoğu halen yeraltındadır. Uluborlu denilince akla ilk olarak kiraz gelir ancak, Uluborlu’nun esas tarihi çok önemlidir. Tarihte Uluborlu kalesi önemli bir yere sahiptir. En çok antik kentlerin de Göller Bölgesinde olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Bu nedenle içerisinde bulunduğumuz bölge tarih açısından çok zengin özelliklere sahip, bu bölgede sayısız antik kentler bulunmaktadır. Fakat, antik kentlerle ilgili çalışma bugün için Yalvaç ilçemizde yapılmaktadır. Uluborlu’nun Ammuriye kenti olduğuna ilişkin ilk araştırmalar şuanda yanımızda bulunan Gazeteci-Yazar Ömür Çelikdönmez tarafından yapılmıştır. Bilindiği gibi Ammuriye eski çağ kenti anlamına gelen çok önemli bir şehirdir. Bu iddiaları araştıran Dernek Başkanımız Ramazan bey ise Ammuriye kentinin Uluborlu olduğunu ortaya çıkardı” dedi.

ÇELİKDÖNMEZ; “HZ. ALİ’NİN İZLERİ VAR”

Konferansta daha sonra Başbakanlık Basın Müşaviri Ömür Çelikdönmez konuştu. Hz. Ali’nin Uluborlu bölgesine geldiğine dair rivayetlerin bulunduğunu ifade eden Çelikdönmez de konuşmasıda; “Bu rivayetlerimizi Hz. Ali’nin gerek elinin gerekse atının ayak izlerinin olması doğrulamakta ve tezimizi kuvvletlendirmektedir. Hepimizin bildiği gibi ‘Battalgazi’ Filmleri var. İşte bu filmlerde adı geçen Ammuriye kenti gerçekte Uluborlu’dur. Uluborlu Hititler döneminde ismi Apullunas idi. Kapılar Tanrısı anlamına gelen bu yer adının da Kapı Dağı ile bağlantılı olup, daha sonra da Apullunas ismi Apollania’ya ya dönüşmüştür. Ancak Mordiaum yer adının Roma döneminden önce Perslerin bölgeyi işgali sırasında kullanılmıştır. Bu adı taşıyan Persli bir komutan vardır. Mordiaum yer adı, hem kadim Pehlevi yani antik Farsça’da hem de Latince’de ölüm yeri, ölüm vadisi, ölüm şehri anlamına gelmektedir.

Mordiaum yer adı Müslüman Arapların Uluborlu ve çevresini ele geçirdiklerinde, Amorion veya Amuriye şekline dönüştüğünü görüyoruz. Hz isa’nın sahabelerinden (havari) Aziz Barnaba Sen Paul ile Kıbrıs üzerinden Uluborlu’ya gelmiş, bu sırada Barnaba’nın yeğeni Markos’un Uluborlu’da Anadolu’da ilk kurulan yedi kiliseden birinde papaz olmuştur. Bu noktadan da bakıldığında Uluborlu’nun tarihi öneme sahip olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Sahabeden Selmani farisi’nin Mekke’ye gitmeden önce Uluborlu’ya uğramış, İslamı tebliğ için Hz Ali’nin bölgeye geldiğine dair rivayetler bulunmaktadır. İlk fetih yıllarında İstanbul’u kuşatmaya giden İslam orduları Uluborlu’ya uğramışlar bu nedenle burada kanlı savaşlar gerçekleşmiştir. Uluborlu’da bu savaşlarda şehit düşen Sahabelerin mezarları bulunmaktadır. Battal Gazi de bu bölgede yaşamış, akrabaları ise Uluğbey köyünde yaşamışlardır. İşte zaman zaman televizyonlarda izlediğimiz Battalgazi filmlerinde adı geçen Ammuriye kenti gerçekte Uluborlu olduğunu açıkça söyleyebiliriz. Yaptığımız bilimsel araştırmalar da bu görüşlerini doğru çıkarmaktadır” dedi.

TOPRAKLI; “ÇOK SAYIDA ANTİK KENT VAR”

Konferansta son konuşmayı ise Hamideli Derneği Başkanı Ramazan Topraklı yaptı. Topraklı da konuşmasıda; “Uluborlu ve çevresinde çok sayıda antik kent bulunmaktadır. Ammuriye kenti Emirdağ değil Uluborlu olduğu gerçeğine varılmıştır. Bu sonuca gerek Osmanlı dönemine ilişkin arşivlerde yaptığımız araştırmalarda gerekse bölgede yaptığımız inceleme sonucu ulaştık. Ünlü kral yolu da Uluborlu’dan geçmektedir. İslamiyet öncesi ve sonrası bölgede kurulmuş medeniyetler ve eserleri mevcuttur” dedi.

HİZMET NİŞANI TÖRENİ

Programda gerçekleştirilen konferansın ardından Hizmet Nişanı töreni icra edildi. Bu doğrultuda; Isparta eski Valisi Memduh Oğuz, Gazeteci Nasuh Özkan, Yazar Zeki Tarhan ile Gelendost Belediye Başkanı Halim Kıyak, Uluborlu Belediye Başkanı Mehmet Ünverdi ve Yalvaç Belediye Başkanı Tekin Bayram’a tarihi çalışmalara yaptıkları katkılardan dolayı ‘Hizmet Nişanı’ beratı verildi.

MİRYOKEFELON ZAFERİ KUTLAMALARINA KATILDILAR

Söz konusu programın ardından katılımcılar saat 16.30’da Turan Yazgan Kilim Müzesi ve Gökçay’ı, saat 17.00’de Atabey Medresesi’ni ettiler. Akşam ise iki ayrı program çerçevesinde Eğirdir ve Gelendost ilçelerinde konferanslar gerçekleştirildi. Katılımcılar programın ikinci günü olan 15 Eylül Pazar günü ise Miryokefalon Zaferi’nin 837. Yılı Kutlamalarına katılarak programı tamamladılar.