Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Isparta Milliyetçiliği

O kadar Isparta Milliyetçisiyiz ki bilemezsiniz. Bayraklarla donattığımız ve çöp

O kadar Isparta Milliyetçisiyiz ki bilemezsiniz. Bayraklarla donattığımız ve çöp kamyonlarının önüne kadar taktığımız Bayraklar bize neyi hatırlatıyor. 2 ay önce ve bu güne kadar gelen enteresan  bir olayı anlatacağım.

Hatta bu konu özel olarak Vilayet Özel Kalem Müdürü Yılmaz Karademir’in masasından Sayın vali Vahdettin ÖZKAN’ a verildi. Bana dönük cevap verilmedi. Isparta’nın bağrından kopmuş, Isparta’nın havasını suyunu almış, çocukluğundan beri burada büyümüş. Eski adı acemler yeni adı Yayla Mahallesi İsmet Paşa Caddesi’nin bitimindeki Camlı Camii olarak bildiğimiz ibadethanenin yakınlarında ikametgahı olan öz be öz Ispartalı genç 15 kamu kuruluşuna müracaat ediyor.

İş bulmak için değil sadece kurum değişikliği ile aynı derece veya kadrosu ile 657 yasaya tabi olmak üzere 15 yıla yakın hizmeti olan bir memur. Daha sonra Burdur-Isparta Üniversiteleri’ne müracaat ediyor. Netice yok.

İlçe kaymakamlıklarından yine beyhude arayışlar boş çıkıyor. Dilekçe ile müracaatlar tam okunmadığından dıştan iş arıyormuş gibi şeklinde yanıt veriyorlar. Netice alınamıyor. Hatta Referanslar veriliyor netice yoktur. Yok. Çünkü bu Ispartalı Merkezimizde ve ilçelerimizde yüzlerce dışarıdan gelmiş Memur Müdür Çok var. O’na siz ithal kişiler diyorsunuz.

Tunceli, Diyarbakır, Mardin, Elazığ, Van, Urfa derken çok öylesine çok ki hepsi de hayatlarından çok memnun. Şimdi önemli olan Yüksek okul mezunu olan çok becerili ve her yönü ile  Memuriyete haiz genç bir memur. Sekreterlik, Danışmanlık, Şoförlük, bilgisayar kullanımı programcı ve sair derken her yönü ile tam kamil Arif de bir kişi.

Burada yüzlerce yabancı kişinin görev verilip işe alınan ve yıllardır Isparta içinde ekmek yiyen çok kalabalık bir kuruluş Amiri bu gencin çalışmakta olduğu kurumdan sicil özetini istiyor. Muvafakatını al gel diyor seni bizim kuruluşa alacağız diyor. Memur A. Y. Ankara’ya giderek Muvafakatını isterken O çalıştığı müessesede hizmet ettiği müddet içinde başarılı, üstün bir vasıfta çalışkan olduğu için vermek istemiyor. A.Y. Yine o kuruluştaki arkadaşları diyor eğer bakmakla yükümlü olduğun anne baba varsa bir rapor alırsanız olur’’ diyerekten rapor almasını istiyor. Böyle bir raporu bakmakla yükümlü olduğu Babasının kronik müzmin hastalığı dolayısı ile alıyor, mazereti dolayısı ile  A. Y. Ayrılış Muvafakatını Başkanlıktan alıp Isparta’ya geliyor.

Eski yönetici Başkan ayrılınca bu kez yeni gelen Baş Amir Başkanlar Başkanı, Müdürler Müdürü Kral gibi büyük olunca A. Y. Almıyor. Nerelerden dolaşıp geldiği ise yine Ispartalı olan Bu Baş Amirin Babası kimdir? Bunlar neyin nesi diye araştırma yapmaya başlıyor. Binlerce yabancı ithal kişinin istihbaratı bitmişte sadece kuruma yatay geçiş yapacak A. Y. evinde babasından anasından akrabalarından soruşturulacak bilgi alınacak.  Vay be Adama Bak! Isparta sevdalısı öğretmenlikten emekli hem de İmam Hatipten mezun olmuş A. Y. incelemeye gidiyor. Yahu bu adam İlahiyatın üst düzeyinde ilim tahsil etmiş hem de Ispartalı arkasında namaz kılınmış bir kişi babası araştırılıyor. A. Y. nin de babası emekli Belediye’den soruluyor. M. Y. tanıyor musunuz?

Emekli olalı 20 yıl olmuş genç personellere soruyor. İçlerinden yaşlı olanı ben tanıyorum. Isparta’nın Pirimehmet Mahallesi’nden O ’’ na Peygamber Mehmet derler’’ diyorlar. O kadar dürüst, şahsiyetli, şerefli, Ahlaklı bir adamdı ki en sonunda mahallesinde ve iş yerinde O’na Peygamber Mehmed adını takmışlar. Tabii gıyabında bu soruşturmayı yapan Müdürler müdür Amirler amirine babası ulaştırıyor. Benimle aynı okulda okumuş ama benim öğrencim değil diyor. Ispartalı Milliyetçi hemşerim yaşını başını almışsın daha ne istiyorsun. İmam hatip gibi bir okuldan mezun oluyor, Kur’an-ı Kerim’i öğreniyor, Hadis ilmini, Fıkıh ilmini ve diğer ilimleri tahsil ediyor. Bir de yüksek okula gidiyor. Sen daha ne istiyorsun? Nerede kaldı senin Ispartalı sevdan? Nerede kaldı senin Bayrakları sallaman. Demek hepsi gösteriş hepsi yalan.

Bu adam kıbleye dönmüş de 5 vakit namazını kılmış ve kıldırmış mı tamam! Allah’ın huzuruna akit  koymuş ,  O’ na vaadlerini sunmuş, bilhassa bilhassa alnını secdeye koymuş mu daha ne istiyorsun. TOB Meclis Başkanı Osman Şahlan Isparta’nın yerlisi iyi bir aile dürüst bir kişi olduğu için Mağdur A. Y. Bu çocuğu yanına götürdüm. Elini öptü, kendini tanıttı. Özgeçmişini ve dosyasını verdi. 15 gün beklemesini söyledi. İlgili kuruma ileteceğini söyledi. Aradan günler geçti. Dilekçeler, evraklar, özgeçmişler ulaştı ulaştığı kadar ve sonunda Resmi Kurumlar Ankara’dan emir var. Tüm tayinler, nakiller, yatay geçişler, dikey geçişler durduruldu.

Derken 2015 yılı başından beri A. Y. mağdur üstüne mağdur oldu. Konuyu açık bir şekilde Vali Yardımcısı Mestan Deniz ve Taceddin ÖZEREN’ e  sözlü olarak da anlattım. Maalesef Burası Isparta İnsanı eder Iskarta diye Şair Sümer ŞENOL’ un bir şiiri var. Hatırlarsanız. İthal Şehri Isparta Necip Fazıl’ın dediği gibi Kader bu… Böyle gelmiş böyle gider. Isparta dışarıdan gelenlere muhtaç onların mahiyetinde bulunacak ömürlerini böyle sürdürecek. Dışarıdan gelenler sahiden Isparta’yı seviyorlar mı? Kendi aralarında neler konuşuyorlar? Isparta ve Ispartalı hakkında biliyor musunuz? Tabii bilmiyoruz. Bu bunu yaşını başını almış, eğitimci geçinen ve yine kendi memleketinden olan yarın Mimar Sinan Camii’nden kalkan taputuna girecek olan Hemşerisine yardımcı olacağına altını kazıyor. Şahsen çağırıp da soramaz mıydı? Karşısındaki Yunan vatandaşı mı idi? Yoksa Doğulu mu, Karadeniz uşağı idi miydi? Camide bir safta durduğumuzda yanımızdaki, arkamızdaki, solumuzdaki, sağımızdaki ile kıblede bir yöne duruyoruz,  Allahımız bir     kitabınız bir peygamberimiz bir olurken; Fikirlerimiz neden bir değil? İşte burada ahirette yerlerimiz değişiyor. Nasıl mı? Allah’ın Dostunu dost bilip sevmek, derken kişi sevdiği ile beraberdir Hadisi Şerifi bunu doğruluyor.

Sen bu dünyada kimi seviyorsan AHİRETTE de onunla beraber olacaksın ve olacağız kendime diyorum. Kusura bakma yanlış yapanlar ve batıl peşinde koşanlar Allah’a harp açmış. Haram yiyenler Haram satanlar ile nasıl olur da beraber oluruz bu mümkün değil. Ümmed olmak lazım. Bizim peygamberimiz Ümmetim diyor yani Yaratan  Allahımız’ a benim ümmetimi bağışla afv et, onları Cennetine koy diyor. Biz ümmet olmayı bırakmışız başka ırk peşlerinde koşmaya başlamışız. Ezan okununca hangi vatandaş oturupta  veya ayakta dinliyor. Kimisi telefonla konuşarak sövüyor sayıyor, kimisi şişeyi dikmiş ağzına içkisini içiyor, kimisi bilmem ne yapıyor saygı bu mu?

Bayrağa gösterilen saygı ile Ezan okunması arasında fark görüyor musunuz? Aynı şey ikisi de adet olmuş diyoruz. İnsanı insan bilip yardımcı olmuyoruz vesselam…