Dünya gülyağı ihtiyacının %65’ini tek başına karşılayan Isparta’da üreticiler; artan maliyetler, küresel rekabet ve merdiven altı üretimle mücadele ediyor. Parantez kanalının mikrofonlarına konuşan Keçiborlu ilçesine bağlı Gülköy’deki Gülköy Gül Yağı Fabrikası işletmecisi Yahya Çakır, sektörün yaşadığı sıkıntıları anlatırken tüketicilere de çok kritik “sahte gül suyu” uyarılarında bulundu.
Avrupa Piyasayı İzliyor, Bulgaristan Zorluyor
Isparta’da bu yıl gül çiçeği rekoltesinin oldukça yüksek olduğunu belirten Yahya Çakır, bu durumun küresel pazarda fiyat baskısına neden olduğunu söyledi. Avrupa’nın Türkiye’deki üretimi ve gül bolluğunu yakından takip ettiğini ifade eden Çakır, en büyük rakibimiz olan Bulgaristan’ın da etkisiyle fiyat politikalarının buna göre şekillendiğini ve gül çiçeği fiyatlarının bu yüzden geç açıklandığını belirtti.
Enerji Maliyetleri İki Katına Çıktı
Üreticinin enflasyon ve artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığına dikkat çeken Çakır, fabrikalarda kullanılan enerji giderlerindeki fahiş artışı kendi işletmesinden şu sözlerle örnekledi:
“Geçen yıl tonunu 35 bin liraya aldığımız fuel-oil yakıtını, bu yıl tam 70 bin liraya aldık. Bu tarz maliyet artışları belimizi büküyor.”
“Gül Suyu Pembe Değildir, Çok Kokuyorsa Sahtedir!”
Röportajda merdiven altı ve sentetik üretimin sektöre büyük zarar verdiğini vurgulayan Yahya Çakır, gerçek Isparta gül suyunu ayırt etmek için vatandaşlara hayati ipuçları verdi:
Çok Kokuyorsa Dikkat: Gerçek gül suyunda keskin bir koku olmaz. Eğer kapağı açtığınızda yoğun bir esans kokusu alıyorsanız, o ürün kesinlikle sentetiktir. Gerçek gül suyu koku amaçlı kolonya gibi kullanılmaz; cilt bakımı ve gıda odaklıdır.
Gül Suyu Pembe Olmaz: Vatandaşlar arasında gül suyunun pembe renkli olduğuna dair yanlış bir inanış var. Gerçek gül suyu berrak ve saf olur. Pembe renkli olan ürünlerin içerisine kesinlikle gıda boyası katılmıştır.
Çakır, gerçek Isparta gül suyu tescili için her yıl Süleyman Demirel Üniversitesi ve Ticaret Odası ekiplerinin depolarından numune alarak sıkı bir coğrafi işaret analizi yaptığını, bu denetimlerin daha da sıkılaşması gerektiğini savundu.
“Yıllardır Kendi Parfümümüzü Üretemedik”
Isparta’nın gülcülük anlamında dünyadaki gücüne rağmen henüz hak ettiği yerde olmadığını söyleyen Çakır, özeleştiri de yaparak sözlerini şöyle tamamladı:
“Gülbirlik bizim olmazsa olmazımız. Ancak benim yıllardır süren bir serzenişim var; Gülbirlik veya diğer büyük firmalarımızla bir Fransa gibi kendi markamızla dünya çapında bir parfüm üretemedik. Fransa’ya gülyağımızı satıyoruz; adamlar o parfümün içine belki bir damla yağ koyup bize 10 katı fiyatına geri satıyor. Markalaşmalı ve sentetiklerin pazarımızı bozmasına izin vermemeliyiz.”
