Cumhuriyet Halk Partisi Isparta il Başkanı Vedat Şenol, belediye başkan adaylarının 28 Şubat’a kadar bilboardlar da reklam yapmalarının yasak olduğunu fakat Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın’ın hemen her yerde kendi reklamını yaptığını söyledi. Şenol, “Günaydın belediye hizmetlerini anlatıyorum diye kendi reklamını yapıyor. Aday olmasaydı bunu yapabilirdi fakat aday olduğu için bu haksız rekabete giriyor.” dedi.Günaydın’ın reklamlarının Isparta Oteli’nden kaldırıldığını dile getiren CHP İl Başkanı Vedat Şenol, “Bunu büyük ihtimalle valilik kaldırttı. Bu da yetmez, billboardlarda ve benzeri yerlerde hala belediye başkanı sıfatıyla kendi reklamını tanıtımını yapıyor. Seçim kurulunun koyduğu yasaklara göre bütün belediye başkan adayları 28 Şubat’a kadar bilbordları kullanamıyor. CHP, Ak parti Sadet ve diğer partilere bu hak verilmiyor. Sırf belediye başkanıyım diye kendi reklamını yapıyor. Isparta’nın mahallelerinde de var. Bir yerlerden kaldırılıyor ama başka yerlere asılıyor. İşin para boyutunu zaten anlatmıştık. Belediyenin parasıyla yapılıyor bunlar. Adayın kendi cebinden harcadığı değil. Belediyenin hizmetlerini anlatıyor. Hizmetleri yasaklar bitince anlat. Bizim itirazımız hem belediye başkanı hem de aday olduğu için. Aday olmasaydı eğer bizce bir mahsuru yok. Aklınca diğer adayların önünde avantaj sağlıyorlar. Bunu da vatandaşların ödediği vergilerle yapıyorlar. Gerçekten yazık. Seçim kurulu ya da valilik hangi şekilde indirttiyse diğer yerlerden de kaldırtmalı. Yasal olarak hakkı ne zaman başlıyorsa o zaman yapsın doğrusu bu.” ifadelerini kullandı.
BU NASIL SOSYAL DEVLET?
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Vedat Şenol, üç ayda bir özürlü çocuklara bin lira maaş verildiğini dile getirerek, “Emeklilere yönelik gelir testi yaptırmışlar. ‘Eğer maaşınız 200-300 lirayı geçerse bu yardımdan yararlanamazsınız’ gibi sudan bahanelerle yardımı kesmişler. Bu nasıl bir sosyal devlet anlayışıdır?” diyerek tepki gösterdi.
Özürlü maaşlarının kesilmesine bir anlam veremediğini ifade eden Şenol, “Üç ayda bin TL özürlü çocuk yardımı gelirken siz emeklisiniz sizin aylık geliriniz 200-300 TL’yi geçerse bu yardımdan faydalanamazsınız gibi sudan bahanelerle yardımı kesmişler. Bize bir kaç aile geldi “Bizim çocuğumuz özürlü, heyet raporuyla kanıtlayabiliriz” böylesi bir ortamda bizim devletimizin üç ayda bir verdiği bin lira nasıl kesilir? Bizim emekli maaşı almamız bir suç mu? diye sitem ettiler. Adamlar 900 lira emekli maaşı alıyor. Sen 900 lira emekli maaşı alınca bu şeyi bölüyorlar 230 lirayı geçtiğinde o rakamı kesiyor. O zaman bu nasıl sosyal devlet? Bu devlet nasıl özürlüsüne çocuğuna yaşlısına destek oluyor?” diye konuştu.
Bunun bir benzerinin de huzurevinde yaşandığını dile getiren Şenol, “Bu olayın Türkiye çapında bir sorun olduğunu biliyoruz. Bu gelir testi başlayınca özürlü çocuğu olan bütün ailelerin devlet tarafından verilen ek maaşları kesilmiş. Bunu bana özellikle iki aile rica etti dile getirmem için. Bunun benzerini geçende huzur evinde de yaşadık. Yeşil kartı olanlara sağlık hizmetinden faydalandırtıyorlar ama huzurevinden emekli veya benzeri maaşı olana önce yaptıkları yardımı kaldırmışlar. Bunun benzerini de valiye aktarmıştık. Şimdi bu gelir testinden dolayı bir emeklinin maaşı ve özürlü çocuklar için verdiği üç ayda bin liranın kesilmesi çok ayıp çok utanç verici bir durum. Bunu bütün kamuoyunun bilmesi lazım. İlgili bütün kamu kuruluşlarının gereğini yapması lazım. Heyet raporuyla özürlü olduğu belgelenmiş bir ailenin devlet tarafından verilen parasının kesilmesi kabul edilir bir şey değil. Bunu bütün kamuoyunun bilmesi gerekiyor.” dedi.
