Isparta Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, 2026 kış aylarında etkili olan yoğun yağışların üreticiye derin bir nefes aldırdığını belirtti. Eğirdir Gölü’nden bu sezon kısıtlı da olsa sabit tesislere sulama suyu verilmesinin planlandığını müjdeleyen Selçuk, yağışlara rağmen göl seviyesindeki tehlikenin henüz tamamen geçmediği konusunda da uyarılarda bulundu.

Yağışlar Umut Oldu, Kısıtlı Sulama Gündemde

Arka arkaya yaşanan kurak sezonların ardından Isparta genelinde yüzleri güldüren bir yağış dönemi geride kaldı. Isparta Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, 2025 sonbahar dönemi ile 2026 kış mevsiminde kaydedilen yüksek yağış oranlarının tarımsal geleceğe dair beklentileri artırdığını ifade etti.

Bu olumlu tablonun bir yansıması olarak, bölge tarımı için hayati önem taşıyan Eğirdir Gölü’nden bu yıl kısıtlı bir çerçevede de olsa sabit tesislere sulama suyu aktarılmasının masada olduğunu açıklayan Selçuk, bu durumun zor günler geçiren üreticiye moral aşıladığını aktardı.

“Hala İstenen Seviyede Değiliz, Buharlaşma Kaybı Sürüyor”

Yağışların sahaya can suyu olduğunu ancak Eğirdir Gölü’ndeki su kaybı krizini tamamen çözmediğini vurgulayan Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:

“Şükürler olsun, bu sene yüzümüz güldü, tam eski günlerdeki gibi bereketiyle gelen, sağlam bir kış geçirdik. Yağmur, çamur, kar derken yağışlar arkası arkasına geldi. Kuraklıktan beli bükülen, toprağına su bekleyen çiftçimiz için bu yağışlar çok büyük bir moral oldu, hepimize umut verdi. Ama hemen rehavete kapılmayalım, işin aslı öyle kolay değil. Evet, çok güzel yağış aldık ama Eğirdir Gölü’nün o kurak geçen yıllarda buharlaşıp giden, kaybolan suyunu öyle bir kışın yağmuruyla hemen geri getiremeyiz. Göl hala tam dolmadı, tehlike bitmiş değil.”

Editör Yorumu: Yağış Sevinci ile Eğirdir Gölü Gerçeği Arasındaki Denge

Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk’un yaptığı bu açıklama, tarım sektörü için hem sevindirici bir gelişmeyi hem de çevre odaklı bir temkini aynı anda barındırıyor. Bölgedeki meyve üreticileri ve çiftçiler için hayati damar olan Eğirdir Gölü’nden “kısıtlı da olsa” sabit tesislere su verilecek olması, ürün rekoltesi ve kalitesinin korunması açısından kritik bir eşiktir.

Ancak, Selçuk’un “buharlaşma kaybı henüz telafi edilemedi” vurgusu, geçici yağışların asırlık bir doğa harikası ve su kaynağı olan gölü tamamen kurtarmaya yetmediğinin altını çiziyor. Bu durum, yerel idarenin ve üreticilerin vahşi sulamadan tamamen uzaklaşarak kapalı devre hatlara, damlama sistemlerine ve su tasarrufu odaklı tarım politikalarına kesintisiz bir şekilde devam etmesi gerektiğini net olarak gösteriyor. Yağışların getirdiği rahatlama, su bütçesi yönetimindeki sıkı tedbirlerin gevşetilmesine neden olmamalıdır.