Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Şevket Selimoğlu
Ahmet Şevket Selimoğlu

TÜRKİYE’NİN ERMENİ MESELESİ

          ERMENİ MESELESİ VE TÜRKİYE

Arkadaşlarımız Isparta’nın meselelerini ve hatta ‘ dedim, dedi…’ şekliyle malayani işleri zaman zaman ortaya koymamızı yazıp söylüyorlar. Fakat biz istesek de, istemesek de Türkiye’nin ve dünyanın meselelerine dalmak mecburiyetinde kalıyoruz.

Bu gün de öyle olacak.

Çünkü;

Dünyanın meselelerini bilmeden Türkiye’nin meselelerini bilmeye, Türkiye’nin meselelerini bilmeden Isparta’nın meselelerini bilmeye imkân yoktur…
* * *     * * *  
Ermeni meselesi genelde dünyanın meselesi durumundadır. Son yüz veya yüz elli yıla baktığımız zaman İngiltere, Fransa ve Rusya’nın doğrudan doğruya 1800’lü yılların başından bu yana Osmanlı Devletine karşı dış güçlerin ipini çektiği görülmektedir. 1814 senesinde Rusların Odesa’da kurduğu “ ETNİKİ ETERYA “ derneği beş on sene gibi kısa zamanda Osmanlı Devleti için ters yönde etkisini göstermiş ve 1821 senesinde ‘ Yunan İsyanı ’ ile ilgili çalışmaların itici gücü olmuştur. [1]

Rusya’nın dışında İngiltere ve Fransa açık ve gizli üçlü protokoller imzalayıp 1932 senesinde ‘ Yunan Kırallığı ‘ adı altında bir devletin kurulmasını sağlamakla kalmamış; Kafkaslar’ Bizans ve İran konturolunda kurulmak istenen Ermeni Kırallığı’nın günün şartlarına göre tartışması yapılmıştır. Bu tartışmalar 1839 Tanzimat Fermanı’ndan sonra sık sık gündeme getirilmiş ve işin içerisine Amerika’da girmeye başlamış ve bilhassa kültür konularında, mektep açma ve açtırma konularında oldukça etkili olmuştur… [2]

Robert Kolej’in ve Galatasaray Sultanisi’nin açılışlarına bakmak yeterlidir. Robert Kolej İngilizlerin desteği ile, Galatasaray Sultanisi Fransızların desteği ile açılmıştır. Böylece, bir bakıma ‘ Tanzimat Fermanı ‘ isim değiştirmiş ‘ Tazminat Fermanı ‘ olmuştur. Bunu tarihçilerimiz ve tarihçi geçinenlerimiz pek dikkate almamaktadır. Tarihçilerimiz. Ermeni meselesini pek ‘ Şark Meselesi ‘ içinde ele almamakta ve ‘ Ermeni Meselesi ‘ şeklinde ele alıp işlemektedir.

Hatta Ermeni tarihçiler, tarihte olmayan ‘ Ermeni Kırallığı ‘ adı altında kırallıklardan söz etmeye çalışmaktadır. Ermeni Tehciri yerine, ‘ Ermeni Katliamı ‘ yalanından söz etmektedir. Bu yalanı günümüzde Fransa 50 kişilik, 70 kişilik gruplarla meclisinden ve senatosundan geçirerek, istismar etmekte ve Türkiye’ye, aziz milletimize çamur atmaktadır.

Tarihe ‘Jön Türk ‘ diye geçmiş olan zihniyet ‘ Hepimiz Hırant’ız ‘ anlayışı içerisinde, Tevfik Fikret gibi Robert Kolej Müdürlüğü’nü kaybetmemek için 1905 senesinde Ulu Hakan Abdülhamid’e yapılan ermeni çetelerinin suikastını:

“ Ey şanlı avcı, dâmını bîhûde kurmadın,

  Attın, fakat yazıklar ki vurmadın…” diye alkışlayacak insanlar çıkacaktır. Biz bunları, ve Tehcir Meselesi’ni bir başka yazıda, Isparta’yı düşünen kardeşlerimizin müsadesi çizgisinde (!) değerli okuyucularımızın bilgisine sunmaya çalışacağız…

İnşallah aksama olmaz…


[1] -) Geniş bilgi için: Abdullah Yaman, Ermeni Meselesi ve Türkiye, Otağ Yayınevi, İstanbul-1973, sh: 16, ayrıca İslam Ansiklopedisi, Cilt: 4, s:319-320 ve ilgili maddeler…
[2] -) Ahmet Hulki Saral, Ermeni Meselesi, Genel Kurmay Basımevi,

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER