Mevlana’nın asıl adı Muhammed Celaleddin’dir. Mevlana ve Rumi sıfatları kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasına gelen Mevlana ismi O’na Konya’da ders okutmaya başladığı gençlik yıllarında verilmiştir.
SÜLALESİ ve İLK HOCALARI
Sultân’ül-Ulemâ’nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış âlim Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmış ve onunla dost olmuştur. Mevlâna Nişabur’da yaşının küçük olmasına rağmen zananın büyük âlimi Ferîdüddin Attar’ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Feridüddin Atar, Bahaddin Veled’den sonra bir bakıma Mevlana’nın ikinci hocssı olmuştur…
Mevlana’nın hayatında dönüm noktası olan âlim Şemsi Tebziri’dir. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebriz’i ile karşılaşmıştır. Mevlâna Şems’te “mutlak kemâlin varlığını” cemalinde de “Tanrı nurlarını” görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems-i Tebrizi’nin ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebriz’inin yerini doldurmaya çalışmışlardır.
Biz bunları sonra genişletme niyetindeyiz.
Bu günkü yazımızı Mevlana’nın: ‘’ Bir katre olma, kendini deniz haline getir Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin…‘’vecizesi ile bitirmek istiyoruz…





















YORUMLAR