Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Şevket Selimoğlu
Ahmet Şevket Selimoğlu

MEVLANA’YI ANARKEN

 

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

( 30 Eylül 1207-Belh / 17 Aralık 1273 Konya )

         Mevlana’nın asıl adı Muhammed Celaleddin’dir. Mevlana ve Rumi sıfatları kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasına gelen Mevlana ismi O’na Konya’da ders okutmaya başladığı gençlik yıllarında verilmiştir.

        Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur. 17 Aralık 1273 tarihinde 66 yaşındayken Konya’da vefat etmişti. Mevlâna’nın cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadreddin Konevi kıldıracakken cenazede bayılması üzerine Mevlâna’nın cenaze namazını Kadı Siraceddin kıldırmıştır.

         Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen “Şeb-i Arûs” diyordu. Mevlana, Yakınlarına ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu. Ayrıca şöyle diyordu: “Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir”

         SÜLALESİ ve İLK HOCALARI

         Hayatını ‘’ Hamdım, piştim, yandım.’’ diye özetleyen Mevlâna’nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında “Bilginlerin Sultanı” ünvanını alan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled’dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.

        Sultânü’l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh’ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Mevlana’nın babası Bahaddin Veled 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh’ten ayrılmıştır.

         Sultân’ül-Ulemâ’nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış âlim Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmış ve onunla dost olmuştur. Mevlâna Nişabur’da yaşının küçük olmasına rağmen zananın büyük âlimi Ferîdüddin Attar’ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Feridüddin Atar, Bahaddin Veled’den sonra bir bakıma Mevlana’nın ikinci hocssı olmuştur…

         Mevlana, ilk eğitimini babasından aldı. Babası, çağının en büyük âlimlerindendi. Mevlana babasından Fen ve Din ilimleri, Tirmizi’den de Tasavvuf ilmini öğrendi. 12 Ocak 1231’de babası Bahaddin Veled’in ölümü üzerine, eğitimini Seyyit Burhanettin Tirmizi’nin yanında sürdürdü. 

        Mevlana’nın hayatında dönüm noktası olan âlim Şemsi Tebziri’dir. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebriz’i ile karşılaşmıştır. Mevlâna Şems’te “mutlak kemâlin varlığını” cemalinde de “Tanrı nurlarını” görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems-i Tebrizi’nin ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebriz’inin yerini doldurmaya çalışmışlardır.

Biz bunları sonra genişletme niyetindeyiz.

Bu günkü yazımızı Mevlana’nın: ‘’ Bir katre olma, kendini deniz haline getir Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin…‘’vecizesi ile bitirmek istiyoruz…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER