Bir oda başkanı düşün…
Şoförler Odası Başkanı.
Basını içeri almıyor.
Niye?
Çünkü oda büyük, basın küçük herhalde.
Yani kusura bakmasın kimse ama…
Oda başkanı kim?
Cumhurbaşkanı mı?
Genelkurmay Başkanı mı?
Yok.
Bir meslek odası başkanı.
Ehliyetle girilen bir yerin başında.
Ama basına muamele:
“Girme, çık, bekle.”
Hani derler ya:
“Bunları haber yapsan ne, yapmasan ne…”
Basın dışarıda bekliyor, içeride seçim var.
Sanki gazeteci girerse sandık geri vitese takacak.
Ya da mikrofon gelince oylar stop edecek.
Şoförlük refleksi devreye girmiş belli ki:
“Basın = risk.”
En güvenlisi kapıyı kilitlemek.
Ama küçük bir hatırlatma:
Basını küçümseyenlerin adı genelde basında çıkar.
Girmesine izin vermesen de çıkar.
Yazdırmasan da yazılır.
Hatta bazen…
Daha eğlenceli yazılır
Sonuç?
Gazeteciler dışarıda.
Başkan içeride.
Haber kapının önünde.
Ve Isparta’da bugün şu netleşti:
Oda küçük olabilir, ama ego kamyon dorsesi gibi.
Ayaz mı?
Ayaz.





















YORUMLAR