Günler aylar hızla geçiyor. Zaman sanki uçuyor. Bir önceki yazımda Isparta sevdalısı bir dosttan ve kadim dostumuz, meslektaşımız Nurettin Bozan’dan söz etmiştim. Geçtiğimiz Salı günü dünya telaşesi ile meşgul olarak Çay Boyu’ndan yürüyorken Bu dostlarla Sohbet etme fırsatımız oldu.
Bu yazımızda vatandaşlar arasında Gemi Restora veya gemi Lokantası diye anılan asıl adı Aşiyan olan yerden ve bu mekânın bahçesindeki ilim ve bilim yüklü bir sohbetten söz etmiştim. Bu yazımda yine aynı konuya devam etme niyetindeyim.
Kendisiyle yeni tanışma fırsatı bulduğumuz Yüksek Mühendis Osman Erol Gürakar zamanla yarışan ve çocukları, gençleri Mucit olarak yetiştirmek isteyen bir insan. Aslen Burdurlu bir ailenin çocuğu, Isparta’da doğmuş ve büyümüş. Çocukluk ve okul dönemi Isparta’da geçmiş. Halen İstanbul’da oturur. Isparta-İstanbul uçak seferlerinin yolcusu olarak Isparta’ya sık gelmeye çalışan değerli bir insan ve meslektaşımız Nurettin Bozan’ın arkadaşı…
Aşiyan’ın bahçesinden yapılan sohbetin bir bakıma organiztörü Sanat Okulu’ndan emekli öğretmen arkadaşımız Nureddin Bozan. Bu kardeşimiz hayatını öğretmenliğe adamış, ilim ve irfan için Japonya’ya kadar gitmiş bir insan. Nezaket ve samimiyet âbidesi. Benim internet ve bilgisayarla tanışmamın itici gücü…
Gelelim konumuza:
O. Erol Gürakar, Isparta Lisesi eskimez öğretmenlerinden merhum Ahmet Gürakar Beyefendi’nin oğlu. OTTİ mezunu, yüksek mühendis. Çok okumayı ve araştırmayı seven. İlim ve bilim yönünde ilerlemeyi seven bir insan ve aynı zamanda Isparta sevdalısı. Sohbeti hoş ve konuşmayı seven bir insan…
Kendinden çok yaptığı işeri anlatmaya çalışan Erol Gürakar, duygularını şöyle özetliyor:
‘’ Isparta’da doğdum, Isparta’da okudum, Isparta’yı çok seviyorum. Isparta’da çat kapı açıp gireceğim bir evim olsun istiyorum. İstanbul’da oturuyorum. İstanbul Ümraniye’de beni meşgul edip oyalayan bir atölyem var. Sizleri İstanbul’a bekliyorum. Çalışmayı ve gençleri yarınlara hazırlamayı seviyorum… ‘’
Bu az ve öz olduğu kadar güzel açıklamalar devam edip gidiyor. Erol Bey, ilmî konulara giriyor. Sarkaçlardan söz ediyor, Nevton’u anlatıyor, Söz Bermuda Şeytan Üçkeni’ne uzanıyor. Bu konuda yaptığı bir incelemeyi özetlemeye çalışıyor. Sohbet tatlı bir şekilde devam ediyor. Buralarda meydana gelen gemi ve uçak yutma olaylarının izahını yapıyor. Denizden çıkan bazı gazların oradaki oksijeni yok etmesi sonucu meydana geldiğini açıklıyor. Nurettin Bozan kardeşimiz de bunu doğrular şekilde eklemelerde bulunuyor…
Böylece saatler geçiveriyor.
Aşiyan’dan ayrılırken sohbet devam ediyor.
Fakat bizim yazıdaki zaman ve mekân sınırımız
itiyor. Geçtiğimiz Cumartesi günü İstanbul’a döne Gürakar Beyefendiye işlerinin ve çalışmalarının devamı dileğiyle Isparta’dan selamlar ve sevgiler gönderiyoruz…





















YORUMLAR