30 Ekim 1918 tarihinde imzalanmış olan Mondros Mütarekesi, geçilmez dediğimiz Boğazların geçilmesine, yurdumuzun yer yer işgal edilmesine sebep olmuştur. İlk işgal önce İskenderun’da başlamış, Fransızların başlattığı bu hareket Hatay’dan Adana, Kahraman Maraş, Gaziantep ve Urfa’ya uzanmıştır. 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanlılar başta İngilizlerin ve Fransızların desteği ve Amerikan gemilerinin eşliğinde İzmir’i işgal ederek kana bulamıştır. 16 Mayısta 1919 tarihinde Gazi Mustafa Kemal 18 arkadaşı ile İstanbul’dan başlayan Samsun, Amasya, Erzurum, Sivas ve Ankara’da noktalanan yürüyüşe başlamış. O günün şartlarında en modern yapıya sahip Bandırma Vapuru ile Samsun’a ulaşmıştır.
Bu yürüyüş en sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile noktalanmıştır. Biz bu kutlu günün 94. yılını kutluyoruz. Aziz milletimize, değerli okuyucularımıza ‘’ Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı ‘’ mübarek olsun, diyoruz.
Bu tarihi yürüyüşü iyi bilmemiz lazımdır. Çünkü: Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış iradesinde “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” anlayışı ön plana çıkmaktadır. Bu temel anlayışı Amasya Tamimi’nde, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışmalarda görmek mümkündür.
Biz bunu iyi anlama ve değerlendirme mecburiyetindeyiz. ‘’ Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.’’ sözünün anlam ve önemini çok iyi kavramış bir gençlik ve uyanık bir millet olarak, dün olduğu gibi bu gün de insanımıza, milletimize ve vatanımıza sahip çıkma mecburiyetinde olduğumuzu unutmamalıyız. Bu husus yalnız eğitim ve öğretimi ilgilendiren bir husus değildir. Aynı zamanda medeniyet anlayışımızı, ekonomimizi ve geleceğimizi yakından ilgilendiren bir konudur.
‘’ Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ‘’ millî meseleler ve geleceğimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Yüreği İlahî sevdayla, hürriyet aşkıyla aziz milletimizin var olma mücadelesini, azim ve kararlılığını ortaya koyduğu günleri çok iyi değerlendirmemiz lazımdır.
Bu günlerde yüce milletimiz; dünya tarihinde eşi, benzeri bulunmayan destanlar yazmış ve bütün dünyaya okutması bilmiştir. Bu kutlu mücadelelerin sonunda aziz milletimiz milli egemenliğin ve bağımsızlığımızın tarihe altın sahifelerini yazmıştır.
Aziz milletimize ve geleceğin garantisi olan çocuklarımıza bu destanları öğretmeliyiz. İnsanlarımızı istiklal aşkıyla yarınlara hazırlamalıyız. Millî bayramların ruhunu gençlerimize ve çocuklarımıza en iyi şekilde öğretmeliyiz.
Buna asla ihmal etmemeliyiz. Buna ihtiyaç olduğunu unutmamalıyız.





















YORUMLAR