⚡ AMP
Yazarlar

ZERDÜŞTE AĞIT

K Ü P E Bir Zerdüşt geberirse, Zerdüşt başkanlığını, Bırakacağım diyen, hav hav oşsanlığını, Binini de öldürün, kendi düşen ağlamaz, Böylece unutturur…

Mehmet İslami
08 Kas 2012 · 14:01
6 dk okuma

K Ü P E
Bir Zerdüşt geberirse, Zerdüşt başkanlığını,
Bırakacağım diyen, hav hav oşsanlığını,
Binini de öldürün, kendi düşen ağlamaz,
Böylece unutturur haveldaşyanlığını.

Muhterem gönül dostlarım!
Bir Zerdüşt taslağı boşkanlığı bıkacağını söylüyor hemde nasıl? Pkk.kck.bdp ve daha ne kadar hain memleket düşmanı izm varsa hepsinin içinde olduğunu kusarak. Nerde bu cumhuriyetin yetiştirdiği fikri hür vicdanı hür hürriyet aşığı savcısı, hakimi, ve laikliği din olarak hazmeden ve bu felsefe ile islama ve Müslümanlara kan kusturaş şerefi kendinden menkul cumhuriyeti kollamak ve korumakla görevli vatan hainleri orduya maledilen or dusuz oryantalistler? Bir pkkli ölünce yapacakmış şu anda yetkim olsa onları ben o hücrelerde umumen temizlerim. Çünkü çıkarken kandırıldılar, Akıllarıda var idi neden dinleri imanları ruhlarından indirildiler? Ve sus pus oldular işte o masumiyet sıfatını attıkları için düşmanlarının şaşmaz piyonu olanlara merhamet etmek merhamet mevhumuna en büyük zulümdür Birde diyarı Bekir diye söylüyor o Bekir toprağın altında binlerce defa kahroluyor. Orası diyarı tekirdir şimdi Çünkü diyarı Bekirli birisi gidipte o satılmışlara oy verecek ha bu kainatı inkar etmekle muadil bir bühtandır onlara Bu şeylere oy verildi ise o oyu verenler diyarı tekirlidirler. Bu haikâtleri dile getirmek için yurt dışında mı olmam lazım? Ben haykırırım Hakikâti devletim milletim dinim için ipte de olsam söylerim susmam çünkü susmak İSLÂMİ’ye göre bir kelime değil tabii ki: zulmün karşısında, hainin karşısın da, dinsizin karşısında haklı olarak susmam, nasıl susayım?

Diyorla ki: Sus aman;
Ciğer yanar susamam:
Turnalarımı Zerdüşt,
Sustalarken susamam:

Şerha şerha yaradan,
Kan damlıyor yaradan.
Yara yardan olunca,
Melhem akar yaradan.

Evet yarayı benim bildiğim yoluna canımı feda ettiğim, doğuştan askeriz diyerek afyonlanıp askere (burada ki tabir baştaki komünist vatan millet düşmanı ve bunları yetiştiren mevzuatadır) işte bunları yar bildiğimizden açtıkları yaradan uyanınca mehlem akar oldu inşaAllah devamını görürüz
90’san yıldır uyu uyu yat, yat yat uyu diyerek söylenen ninni ile büyüyen istisnalar hariç, bir nesilin icraati faaliyeti, memleket sevgisi anlayışı, millet olmak şuuru işte böylece torbaya döküldü, misali de Kıbrıstaki güya Türklerin hal ve tavırları İşte böyle bir sistemi tesis edenlerin kimliklerini kısmen aşağıya serdediyorum

SELÂNİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

İlâm Karar Numarası: Adet/451

Abduş’un ölümünden sonra Zübeyde Abduş’un karısı olduğunu ve oğlunun da Abduş’un oğlu olduğunun iddiası ile açmış olduğu mirâs dâvasında Abduş’un kardeşleri, mahkemeye vermiş oldukları iddianâme de Zübeyde’nin Abduş’un karısı olmadığını ve umumhâneden (genelevinden) odalık alındığını ve oğlu Mustafanın iki yaşında kucağında olduğunu ve Abduş’un bilâveled (çocuksuz) öldüğünü, iddiaları ile keyfiyetin umumhâneden sorulması talepleri üzerine umumhâneye yazılan tezkerenin cevabında. “Zübeyde’nin oğlu ile beraber 19 haziran 1292’de umumhânemize duhûl edip, Yenişehir’li Abduş isminde bir kabadayı ile anlaşıp 11 haziran 1298’ umumhânemizden hurûç etmiştir (çıkmıştır)!” Bu yazıya istinâden Zübeyde’nin dâvasının reddine karar verilmiştir.

22 Kan^ni-Evvel1298, 20 kuruşluk pul, Hakim Aza Aza, Selânik asliye Hukuk Mahkemesi, Mühür İşte Mahkeme kararı, işte Bu milletin başına örülen çorabın ipliği. Yorum sizlerin yani Aziz mü’min milletindir Bu hususun devamını sonraya bırakıyorum isteyen Dr.Rıza Nur’un Hayat ve Hatıratım Adlı eserinin Dördüncü cildinin 1476/77/78/79/80’ci sahifelerine bakabilirler tabiî ki mideleri sağlam ise!

Şimdi ben deliyi taşımak zahmetine katlananlara en hasbi sevgi ve selâmları sunarken Tabii ki: okumak zahmetini deruhte edenlere de: Şöyle Eğirdire doğru bir nazar edeyim dedim:

SEN! SENİN NE OLDUĞUNU?

Yedi gölde yetmiş defa yıkanan
Haya küpü kemâlimde hoş şal var
Ehli fahşa menfezine tıkanan
Her müm’minin emelinde kemâl var

Şunu iyi bilin, vallahi kesin,
İçilen su, alınan her nefesin
İdrak edilsin veya edilmesin
Hesabını vereceği, Celâl var

Münâfığa der ki. dünü hatırla,
Anlamazsan geleceğim satırla
Baba sultandaki meftun yatırla,
Seni terletecek sorgu- sual var

Fırtınayken meltem olarak esin
Nefsin sinesine ayağı basın
Kulluğunu tasdik eden herkesin
Gülümseyen simâsında cemâl var

Hakkı karalayan kimsesizlerin
Haddini bilmeyen edepsizlerin,
Her iki alemde de böylelerin
Feryâdına cevap için muhâl! var

Ektiği tohumun meyvesi olan
Ektiğini biçip, kökünü yolan
Gönderdiği şeyi orada bulan,
Her Ademi götürecek bir sal var

HAKK’ın hürmetine, ittiba edip
Tarikî hakikâtinde seyredip
Her nefes alışta nefsini tedip
Etmeyenler de, İSLÂMİ: melâl var

Sürçi lisanım var ise affola çünkü ben ümmiyim, okumak yazmak nedir bilmiyorum, işte bazen böyle kağıtları karalıyorum Bakın burada bile bilmediğimi izhar ediyorum çiziktiriyorum! Diyemiyorum dilim dönmüyor modern türk alfabesinin ihtiva ettiği uydurukça saksağan diline Rahmetli Abdürrahim ağabeyim bu modernliğin başladığı zamanda dedi ki:

Uçak gökgötürü konuksal avrat (1)
Bu ne turşu, bu ne nane be gavat!
Hadi tilcik taze, kelime bayat,
Varmı manâsını bilen boynuzlu?
İşte o boynuzlu modernlerin diline benim dilim katiyen uymak, değmek istemiyor ve değmiyorda.
Hayırlı geceler diler akibetimizin hayırlı olmasını yüce Rabbimden kulu olarak dilerim
Es-Selâmün aleyküm verahmetullahi ve berekatühü
(1) Konuksal avrat=Hostelere taktıkları isim

Paylaş f X TG