Isparta'da bazen öyle olaylar yaşanıyor ki, insan "Acaba bu şehirde gizli bir reklam ajansı mı çalışıyor?" diye düşünmeden edemiyor.
Isparta’da bazen öyle olaylar yaşanıyor ki, insan “Acaba bu şehirde gizli bir reklam ajansı mı çalışıyor?” diye düşünmeden edemiyor.
Şakir Aksöz bir köşe yazısı yazdı.
Dedi ki:
“Şehrin tanıtım planlaması yok.”
Normalde ne olur?
Üç kişi okur.
Biri yazan.
Biri yazanın arkadaşı.
Biri de yanlışlıkla tıklayan vatandaş.
Ama bu sefer işler değişti.
Yazı yayınlandıktan sonra Belediye Başkanı çıktı ve öyle bir cevap verdi ki, neredeyse köşe yazısının ikinci baskısı yapıldı.
Şakir Bey’in yazısını okumayanlar bile merak edip gidip okudu.
Hatta bazı vatandaşlar önce cevabı okuyup sonra:
“Dur bakalım adam ne yazmış?” diye köşe yazısını aramaya başladı.
Isparta tarihinde ilk kez bir köşe yazısının tanıtımı, köşe yazısından daha güçlü yapıldı.
Şakir Bey muhtemelen sabah bilgisayarı açınca ekran başında şaşkınlık yaşamıştır.
“Ben yazıyı yazdım ama reklam bütçesi kimden çıktı?”
diye.
Olayın en güzel tarafı ise şu:
Şakir Bey bir kibrit çaktı.
Sonra baktık ki karşıdan itfaiye, dozer, iş makinesi ve resmi açıklama geliyor.
Meğer kibrit değil, gündem ateşiymiş.
Sonuç?
İki taraf da günlerce konuşuluyor.
Yani ortada tam bir Isparta usulü tanıtım modeli oluşmuş durumda.
Birisi “Sesim duyulmuyor” diyor.
Diğeri megafonu alıp:
“DUYULUYOR!” diye bağırıyor.
Böylece bütün şehir duyuyor.
Aslında bu köşe yazılarını okurken aklıma şu geldi:
Eğer bu yöntem devam ederse Isparta’da herkes tanınır.
Yarın biri köşe yazsın:
“Isparta’da kediler yeterince tanıtılmıyor.”
Ertesi gün 14 sayfalık cevap gelir:
“Sayın Kedi Dostu, son üç yılda 1.247 kediye mama verilmiş, 382 kedi fotoğrafı paylaşılmıştır…“
Bir hafta sonra kediler fenomen olur.
Şakir Aksöz olayında da durum biraz buna benzedi.
Şehrin tanıtımını konuşurken, bir anda Şakir Aksöz’ün tanıtımı yapılmış oldu.
Üstelik bedava.
Bugün herhangi bir vatandaşa sorsanız:
“Şakir Aksöz kim?“
diye.
Geçen haftaya göre çok daha fazla kişi cevap verebilir.
Buna ekonomi dilinde katma değer denir.
Gazetecilik dilinde gündem denir.
Mahalle dilinde ise:
“Adamın reklamını yapmışlar.“
denir.
Sonuç olarak ortada kavga yok.
Kızgınlık yok.
Sadece Isparta’nın kendine has mizahı var.
Birisi tanıtım eksik dedi.
Diğeri bunu çürütmeye çalışırken tanıtım yaptı.
Böylece tanıtımın eksik olup olmadığı tartışılırken, en iyi tanıtılan şey köşe yazısının kendisi oldu.
Şehir adına çıkarılacak ders şudur:
Isparta’da bazen billboard kiralamaya gerek yok.
Doğru zamanda doğru yazıyı yazın.
Gerisini zaten gündem halleder.