Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Kanal 7 ekranlarında Başkent Kulisi’nde Mehmet Acet’in konuğu oldu. Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “Kimden saldırı geldiyse rejim güçlerinden,…
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Kanal 7 ekranlarında Başkent Kulisi’nde Mehmet Acet’in konuğu oldu.
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, “Kimden saldırı geldiyse rejim güçlerinden, DEAŞ’tan ya da PYD’den kimden bu şekilde Türkiye tarafına bir mühimmat düştüyse karşılığı verilmiştir. Burada ilk defa olan durum, TSK’nın bu şekilde mukabelede bulunması değil, bölgede farklı hareketlenmelerin olması, yeni bir durumudur” dedi.
“Rusya Ilımlı muhalefeti vurarak, DEAŞ’a hizmet ediyor”
Akdoğan, PYD’nin Azez’deki havaalanını terk edilmesi ve o bölgeye herhangi bir baskı uygulamaması gerektiğini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, askeri olarak onları püskürtebilecek kapasiteye sahip. Bunun gereği yapılmıştır. Diplomatik olarak da dün Joe Biden’la Başbakanımızın görüşmesi oldu. Onlara da gerekenler söyledi. Burada ivedilikle silahlı unsurların oradan çekilmesi lazım. Yoksa bu sürdürülebilir bir durum değil. Bu o bölgedeki bütün dengeleri değiştirebilecek bir durum. Bu neticede rejime ve DEAŞ’a yarayacak bir durumdur. Bakın şuanda YPG, PYD orada rejim işbirlikçisi bir durumdadır. Rusya rejim işbirlikçisidir. Esed rejimi 100 binlerce insanı katletti ama bakın son dönemde işbirlikçisi Rusya, onu aratmıyor ve suça ortak olmuş durumda. Kimi bombalıyor Rusya, Tel Rıfat hattında DEAŞ mı var? Yani yüzde 95’i ılımlı muhalefeti, sivilleri okulları vuruyor. Orada ılımlı muhalefet DEAŞ tarafında 5-6 köy almıştı. Sonra Rusya gittiler ılımlı muhalefeti bombaladılar. Bu ne demektir sen DEAŞ’a hizmet ediyorsun demektir.”
O bölgede rejim, Rusya, PYD ve DEAŞ’ın çok ciddi bir işbirliği içerisinde olduklarına işaret eden Akdoğan, olayların analiz edildiğinde bu tablonun açık ve net bir şekilde görülebildiğini söyledi.
TÜRKİYE SAVAŞA MI GİRİYOR?
Akdoğan, “Acaba savaşa mı giriyoruz” söyleminin doğru bir psikoloji olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
“Türkiye ulusal güvenliğini, çıkarlarını korumak durumundadır. ‘Sürekli içe kapanalım, hiçbir şey görmeyelim, kayıtsız kalalım, orada kim ne yaparsa yapsın.’ Böyle bir yaklaşım olamaz. Bunu diyenler sonra ‘Türkmenler ne olacak, niye onlara sahip çıkılmıyor, PKK, PYD nasıl yayıldı’ diyor. Burada oyun oynanmıyor, devlet yönetiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bir kabile değil. Bunlara sessiz kalacakta değil. İran’ın ve Rusya’nın Suriye’de milislerinin olduğunu herkes biliyor ancak kimse İran ve Rusya savaşa girdiğini demiyor.“