Türkiye genelinde canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak kayıtlara geçerken, Isparta’da 3 bin 603, Burdur’da ise sadece 2 bin 279 bebek dünyaya gözlerini açtı.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan 2025 yılı resmi doğum istatistikleri, ülke genelinde nüfusun yenilenme oranının kritik eşiğin çok altına düştüğünü ortaya koydu. Türkiye genelinde canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak kayıtlara geçerken, Isparta’da 3 bin 603, Burdur’da ise sadece 2 bin 279 bebek dünyaya gözlerini açtı.
Türkiye’nin nüfus yapısındaki radikal değişimi ve yaşlanma eğilimini en çıplak haliyle gözler önüne seren TÜİK 2025 yılı doğum raporu kamuoyuna duyuruldu. Elde edilen resmi verilere göre, ülke genelinde doğan 895 bin 374 bebeğin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kız bebekler oluşturdu. Rapordaki en çarpıcı ve korkutucu veri ise bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden “toplam doğurganlık hızı” kaleminde yaşandı. Türkiye’de 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı, 2014 yılından itibaren girdiği aralıksız düşüş trendini sürdürerek 2025 yılında 1,42 çocuk seviyesine kadar geriledi. Nüfusun mevcut yapısını koruyabilmesi ve yenilenebilmesi için gerekli olan 2,10 eşiğinin son dokuz yıldır kesintisiz olarak altında kalınması, ülkenin demografik bir krizin eşiğinde olduğunu netleştirdi.
Bölgesel verilere bakıldığında ise Antalya, Isparta ve Burdur’u kapsayan hat üzerinde doğum sayılarındaki düşüş dikkat çekici boyutlara ulaştı. Bölgenin lokomotifi Antalya’da 2025 yılında 23 bin 869 canlı doğum gerçekleşirken, komşu iller Isparta ve Burdur adeta çocuk sesine hasret kaldı. Isparta genelinde koskoca bir yıl boyunca sadece 3 bin 603 bebek dünyaya gelirken, Burdur’da bu sayı 2 bin 279 seviyesinde kaldı. Doğurganlık hızının nüfus yenilenme eşiğinin altına düştüğü 2017 yılında ülke genelinde 57 il bu sınırın altındayken, 2025 yılı itibarıyla aralarında Isparta ve Burdur’un da bulunduğu 76 ilde doğurganlık hızı 2,10 barajının altında kalarak tehlike çanlarını çaldırdı.
Ülke genelinde doğurganlık hızının zirve yaptığı şehir 3,15 çocuk ortalamasıyla yine Şanlıurfa olurken, en düşük doğurganlık hızı ise 1,09 çocuk ile Bartın’da görüldü. Bartın’ı 1,10 çocuk ile İzmir ve 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi. TÜİK raporunda annelerin eğitim durumu yükseldikçe doğurganlık hızının düştüğü de bilimsel olarak ispatlandı. İlkokul mezunu annelerde doğurganlık hızı 2,51 çocuk seviyesindeyken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24’e kadar geriledi. Mekânsal Adres Kayıt Sistemi verilerine göre kır olarak sınıflandırılan bölgelerde doğurganlık hızı 1,75 olurken, yoğun kent merkezlerinde bu oran 1,33’e kadar düştü. Ayrıca ilk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşının 2001’deki 26,7 seviyesinden 2025 yılında 29,4’e yükselmesi, kadınların anne olma fikrini her geçen yıl daha da ertelediğini gösterdi.