Özellikle bayanlar arasında moda olan televizyona bakarak plates yapmanın yarardan çok zarar getirebileceğini söyleyen Isparta Devlet Hastanesi Uzman Fizyoterapisti Erkan Alp “sağlıklı…
Özellikle bayanlar arasında moda olan televizyona bakarak plates yapmanın yarardan çok zarar getirebileceğini söyleyen Isparta Devlet Hastanesi Uzman Fizyoterapisti Erkan Alp “sağlıklı yaşam için, bel-boyun sırt ağrılarından korunmak için, kilo kontrolü için, daha genç olmak için, doğru ve düzenli egzersiz yapmalıyız. Ama bunu televizyondan bakarak yapmak sağlığımızı düzeltmek yerine bozabilir” dedi.
Klinik Pilates Ve Pilates Eğitimi, Isparta Devlet Hastanesi Uzman Fizyoterapisti Erkan Alp televizyon karşısında yapılan egzersizlerin insan sağlığını daha fazla bozabildiğini söyledi. Alp “televizyonda gösterilen bel ağrısına bu hareket, boyun ağrısına bu hareket diyerek yapılan egzersizler birçok kişinin şikayetlerini artırıyor. Doğru egzersiz yöntemi belli tahliller sonrası uzman kişiler tarafından önerilen egzersizleri yapmaktır” dedi.
Düzenli ve yaşam boyu yapılan egzersizin insan sağlığı için faydalı olduğunu belirten Fizyoterapist Erkan Alp “sağlıklı bir omurga, sağlıklı bir vücut, güzel ve rahat bir yaşlılık ile karizma bir duruş için mutlaka düzenli egzersiz yapılmalı. Toplum olarak omurga yapısına dikkat etmediğimiz için genç, yaşlı herkes omurga problemleri yaşıyor” diye konuştu.
TEKNOLOJİ VÜCUDUMUZU TEMBELLEŞTİRDİ
Teknolojik gelişmelerin vücudu tembelleştirdiğini söyleyen Isparta Devlet Hastanesi Uzman Fizyoterapisti Erkan Alp “Teknolojinin gelişmesi ile beraber hareketsiz bir yaşantı içine girdik. Hayatımıza giren her teknolojik gelişme (telefonlar, bulaşık makinesi, internet vb.) fiziksel olarak bizleri daha hareketsiz kılmıştır. İnsan vücudu hareket için tasarlanmıştır.(resim 3) Atalarımıza göre daha hareketsiz ve daha az dayanıklı olduğumuz aşikârdır. Hareketsizliğe bağlı oluşan rahatsızlıklar toplumun büyük bölümünde görülmektedir. Obezite (şişmanlık) ve obeziteye bağlı kalp-damar sorunları, kireçlenmeler, kemik erimesi gibi rahatsızlıklar görülme sıklığı çok daha fazladır.
Hareketsiz yaşam kadar, aşırı ve düzensiz harekette insan sağlığı için tehlikelidir. Vücuda aşırı derecede yüklenmek kalp damar sistemimize zarar verdiği gibi kaslarımıza, tendonlarımıza ve eklemlerimize de zarar vermektedir. Aynı şekilde yanlış, gereksiz ve abartılı egzersiz yapmakta vücudumuzu olumsuz etkilemektedir.(resim 1-2) Özellikle Isparta da yıllarca yapılan halı dokumacılığı ve bayanların dışarıda spor ve egzersiz yapamamaları Ispartalı Kadınların omurga sağlığını olumsuz yönde etkilemiştir.Kadınların sağlığı için spor , fiziksel aktivite ve egzersiz daha önemlidir.(halı dokuyan bir kadın resmi konabilir)” şeklinde konuştu.
EGZERSİZ BİR FİZYOTERAPİ YÖNTEMİDİR
Alp fizyoterapinin bir egzersiz biçimi olduğunu söyleyerek “Amerikan fizyoterapi derneği(APTA) ne göre, FİZYOTERAPİ, uzamış ve akut hareket bozukluklarını ortadan kaldırmak, düzeltmek, değerlendirmek, tanımlanmak ve önlemektir. Egzersiz yüzyıllardır sağlık için kullanılmaktadır. Özellikle biz fizyoterapistlerin en büyük tedavi silahlarından biridir. Bir hekim için ilaçlar neyi ifade ediyorsa bizim içinde egzersiz aynı şeyleri hatta daha fazlasını ifade etmektedir. Bizler, egzersizleri ortopedik, nörolojik rahatsızlıklarda, kalp ve solunum problemlerinde, cerrahi sonrası rehabilitasyon programlarında, halk sağlığında, hamilelik döneminde ve daha birçok alanda kullanmaktayız. Türkiye Fizyoterapistler Derneği’nin ‘’ hayatınıza hareket katıyoruz’’ sloganı bunun bir göstergesidir” dedi.
ÇARŞIDA PAZARDA GEZİYORUM YETMEZ Mİ ?
Toplumda fiziksel aktivitenin giderek azaldığını söyleyen Alp “Fiziksel aktivite kaslarımızın enerji harcayarak kasılmasıyla açığa çıkan bedensel hareketlerdir. Çalışanların mesai boyunca yaptığı aktiviteler olsun veya ev de yapılan her türlü temizlik, bulaşık, çarşıda pazarda dolaşmamız, boş zamanlarda ki aktiviteler, bunların hepsi bizim için birer fiziksel aktivitedir. Fakat kesinlikle egzersiz yerine geçmez. Egzersiz fiziksel aktivitenin bir tipidir. Egzersiz yapmak için planlı, yapılandırılmış tekrarlı ve fiziksel uygunluk unsurlarını yani kas kuvvetini-dayanıklılığını, esnekliği, kalp-solunum-dolaşım sistemini geliştirmeyi amaçlayan sürekli aktiviteler yapılması gerekir. Çarşıda gezmenizin, ev işi yapmanızın muhakkak faydası olacaktır. Fakat kesinlikle egzersiz yerine geçmez” diye konuştu.
EGZERSİZ YAPMASSAK NE OLUR Kİ
Egzersiz yapılmaması nedeniyle vücut sağlığında ve omurgada bozulmalar meydana geldiğine dikkat çeken Erkan Alp “Hareketsiz bir yaşam tarzı bel-boyun fıtıkları, obezite, sırt ağrıları, osteoporoz, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, depresyon, diyabet vb. birçok kronik rahatsızlığa sebep olmaktadır. Dolayısıyla insanlar hastane hastane dolaşmakta şifa aramaktadırlar ve çoğu zamanda aradığı şifayı bulamamaktadırlar. Sosyal güvenlik kurumları ve hastalar tarafından harcanan para milyonlarca liradır.
Bizim gibi sağlık sektöründe dışarıya bağımlı olan bir ülke de sağlığa harcanan bu paralar yurtdışına uçmaktadır. Bu noktada devletimiz fizyoterapiyi, egzersizi ve sporu koruyucu sağlık hizmetlerine almalı ve de devlet politikası olarak görmelidir. Fizyoterapistleride 1. ve 2. basamak sağlık hizmetlerinde kullanmalıdır. Amerikalılar 1946 yılında lokal sağlık ve fitnıs programlarını organize ederek egzersizi devlet politikasına almışlardır.Gelişmiş ülkelerin birçoğunda yapılan araştırmalarda ilgili hastalığın devlete maliyeti ve iş gücü kaybı hesaplanmaktadır. Örneğin bel ağrısı nedeniyle İngiltere’de yıllık tedavi masrafı 1,6 milyon sterlin iş gücü kaybı 11 milyon gün ve toplamda 5 milyon sterlindir. Maalesef ağrıyı çeken bilir sözü yanlıştır. Sadece sağlığımız değil devletimizde bu işten zarar görmektedir” dedi.
EGZERSİZ YAŞLILIĞI HİSSETTİRMEYECEK SİHİRLİ BİR TABLETTİR
Egzersizin mutlu bir yaşlılık anlamına geleceğini söyleyen Erkan Alp “Egzersiz sizi mutlu edecek, daha sağlıklı edecek ve yaşamdan daha fazla zevk almanızı sağlayacak, Egzersiz vücutta birçok biyokimyasal değişikliğe neden olur. Egzersiz sırasında nörepinefrin maddesinin kan plazmasındaki düzeyi artar. Bu madde, depresyon belirtilerinin azaltılmasına yardımcı olur. Egzer¬siz ayrıca beyinde endorfin seviyesini arttırır. Bu vücudun doğal morfin benzeri ağrı kesici ve mutluluk maddesidir. Yaşlılığın olumsuz etkilerini en aza indirir. Sonuç olarak egzersiz sadece zayıflamak için yapılmaz.
İnsan bio-psiko-sosyal bir varlıktır. Dolayısıyla düzenli spor yapmak insanın psikolojik ve sosyal açıdan da mutlu olması için bir anahtardır. Yapılacak düzenli egzersiz tüm hayatınızı olumlu yönde etkileyecektir. Spor ve egzersizle haşır neşir olan kişiler spor yapmayan birine göre daha dinç, daha sosyal, daha mutlu, hastalıklar açısından daha az risk altındadır.
Ayrıca düzenli spor yapanlar da, kalp-damar-solunum hastalıkları, felç(inme), şeker hastalığı (diabet 2.tipi), kemik erimesi (osteoporoz), bağırsak vb kanser çeşitleri, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları(bel, sırt ağrısı, eklem ağrıları), Depresyon ve ankisite görülme sıklığı daha azdır” diye konuştu.
FİT BİR VÜCUDA MI SAHİPSİNİZ?
Vücudun sağlıklı olması anlamında fit kelimesinin ne anlama geldiğini açıklayan Alp “Fit, ingilizce bir kelimedir ve uygun olmak anlamındadır. Günlük işlerimizi canlı, uyanık, yorgunluk duymaksızın, boş zamanlarımızı neşeli uğraşlarla geçirebilecek gerekli enerjiye sahip olmak ve beklenmeyen durumlara karşı vücudumuzun yeterli olmasıdır. Yani kaçan bir belediye otobüsünün peşinden koşup otobüse yetiştiğinizde veya 6-7 kat merdiven çıktığınızda hala nefes nefese kalmadan konuşabiliyorsanız, yoğun geçen bir günün ardından eve geldiğinizde ailenize ayıracak enerjiniz kaldıysa evet siz fit birisisiniz. Fit olmak çoğunlukla toplumumuzda estetik açıdan ideal vücut ölçülerine sahip olmak anlamında kullanılır. İdeal ölçülere sahip olmak sadece fit (fiziksel uygunluğun) olma unsurlarından biridir. Çoğu kişi sağlıklı olmak için değil tamamen estetik amaçlı zayıflamaya çalışmakta ve vücudunu yıpratmaktadır. Sağlık için spor yaparken yaptığımız aktiviteler günlük yaşamdaki aktiviteleri destekleyici olmalıdır.
Bir kişinin sağlıklı ve fitim diyebilmesi için aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekir.
Kalp-damarsal dayanıklılığı, Kuvvet ve kassal dayanıklılık, Esneklik, İdeal vücut kompozisyonu(ölçüleri), Ayrıca kan değerlerinin normal değerler de olması, sağlıklı beslenme, ağırlık kontrolü, sigara, stres, düzenli uyku ve düzgün postür sağlık için şarttır.
Kalp sağlığı ve kilo kontrolü için 18-65 yaş arası herkesin haftada 3-5 gün, orta yoğunlukta, minumum 30 dk aerobik egzersiz yapması önerilmektedir.aerobik egzersizler vücudumuzu hemen yormayan, oksijenin kullanıldığı ve de yağın enerji kullanıldığı yürüyüş, koşu gibi aktivitelerdir. Egzersizin şiddeti arttırıldığı takdirde, süre düşürülebilir, örneğin haftada 3 kez ve 20 dk yapılabilinir.
Eklemlerimiz, kemiklerimiz ve kaslarımız için kaslarımıza yönelik kuvvetlendirme ve dayanıklılığını arttıracak ağırlık veya lastiklerle egzersizler yapabilirsiniz.haftada 3-4 kez kol, bacak ve gövde kaslarını10-20 tekrar arası hareketler yaptırabilirsiniz
Ağrılardan korunmak ve hareketlerimizi rahatlatmak için ise kaslarınıza ve eklemlerinize yönelik germe egzersizleri yapabilirsiniz.
Omurga sağlığınız için günlük hayatta duruşumuza dikkat edip omurga için gerekli stabilizasyon (kuvvet-dayanıklılık) çalışmaları yapabilirsiniz.Yani fit olmak için düzenli ve doğru egzersiz yapmalısınız.yürüyüş sonrası bir egzersiz lastiğiyle kaslarınıza kuvvetlendirip basit germe egzersizleri yapabilir veya pilatesle omurganızı kuvvetlendirip, esnekliğinizi ve kuvvetinizi arttırabilirsiniz.
45 yaş üzeri bir erkekseniz, 55 yaş üzeri ve/veya menopoz sonrası bir bayansanız, Sigara içiyorsanız veya son 6 ayda bıraktıysanız, Yüksek tansiyonunuz varsa (140-90 mmHg üzeri ve tansiyon ilacı kullanıyorsanız), Kötü kolesterolünüz 200 ün üzerinde , iyi kolesterolünüz 40 ın altında ise, Anne- baba-kardeşlerinden birinde geçirilmiş kalp rahatsızlığı varsa, Fiziksel açıdan hareketsiz bir yaşantıya sahipseniz, Şeker hastasıysanız, şişmansanız, Aktivite sonrası ağrı ve nefes darlığı hissediyorsanız ilgili uzman doktora göründükten sonra egzersize başlayınız” şeklinde konuştu.
NİYE EGZERSİZ YAPMIYORUZ?
Erkan Alp açıklamalarında şunlara yer verdi. “Toplum olarak egzersizin etkinliği konusunda bilgi eksikliğimiz var.dolayısıyla toplum olarak spor ve egzersiz yapmıyoruz. Omurgamıza hiç dikkat etmiyoruz.bu kadar sağlığımıza katkısı olan egzerszi niye yapmıyoruz? Motive mi olamıyoruz? Zamanımız yok mu? Pahalı mı? Tembellik mi? Zorlayan bir sebep mi arıyoruz? Bütün sebepleri bir kenara atıp hayatımıza egzersizi katmalıyız.
DOĞRU VE DÜZENLİ EGZERSİZ İÇİN ÖNERİLER
Egzersize başlamak ve devam ettirmek bunun içinde kendinize bir egzersiz arkadaşı edin ve egzersizi eğlenceli hala getirin.bu şekilde motivasyonunuz artar.
Pasta, börek günleri değil egzersiz günleri düzenleyelim, Asansörler, yürüyen merdivenleri kullanmayın, İnternetten alışveriş yapmayın, Şehiriçi ulaşımda yürümeyi veya bisikleti tercih edin, Gün içinde nefes kontrolü yapın, Diyetinize dikkat edin, Her aynaya baktığınızda postürünüzü düzeltin, Günlük yaşantımızda omurga sağlığı için omurganıza dikkat edin ve omurga sağlığınız için egzersizler yapın. Vücudunuzu zorlayacak egzersizlerden kaçının. Egzersiz yapmaya karar verdiyseniz öncelikle aerobik kapasiteye yönelik çalışılmalıdır. Sauna kemerleri, eşofmanları, titreşimleri yağ eriticileri vb. yağ dokusunu eritmez. Egzersiz öncesi, esnasında ve sonrasında bol miktarda su içilmelidir. Bölgesel egzersiz yaparak bölgesel zayıflama balondur. İdeal vücut ölçülerine ulaştıktan sonra bile egzersiz ve diyete devam edilmelidir.
Egzersiz yaparken göğüs ağrısı çekerseniz derhal kardiyoloji hekimine başvurunuz. Egzersiz hissedilebilir etkileri 10-12 haftadan itibaren görülür. kazanılan özellikler ise 2 hafta egzersiz yapılmadığı takdirde kaybolmaya başlar. birkaç ay içinde gözle görülür şekilde azalır. dolayısıyla egzerszin bize kazandırdıkları egzersiz yapmadığımız da uçar gider. Özellikle eklem problemi olanlar sert yüzeylerde (asvalt ve beton gibi) koşma vb aktivitelerde bulunmasın.
Kalça, diz, ayak bileğinde problemi olanlar (kireçlenme vb) yürüyüş, koşma gibi aktiviteler yerine yüzme, bisiklet ve klinik pilatesi yapmalarını öneriyorum. Pilatese başlıyacaksanız ve önceden geçirilmiş bir kas-iskelet rahatsızlığınız varsa (bel, boyun, sırt ve eklem problemi vb) pilate skonusunda deneyimi olan bir fizyoterapiste danışın veya klinik pilatesle başlayın.”