⚡ AMP
Isparta

GAZETE 32 ANALİZ | Hayvan Varlığında Sınırlı Artış: Et ve Peynirde Küresel Makas Açılıyor

TÜİK ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan Haziran 2026 Hayvancılık İstatistikleri, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında sınırlı bir artışa işaret etti. Gazete 32 Özel Analizimizde; Türkiye’deki hayvan varlığı verilerini, küresel et fiyatları ve iç piyasadaki süt-peynir enflasyonuyla karşılaştırarak sektörün röntgenini çektik.

Gazete32
17 Eyl 2026 · 11:59
4 dk okuma

Tarım ve Orman Bakanlığı verileriyle Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Haziran 2026 Hayvancılık İstatistikleri, Türkiye’deki hayvan varlığına ilişkin güncel tabloyu ortaya koydu. Verilere göre büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,5 artarak 17 milyon 805 bin başa, küçükbaş hayvan sayısı ise %6 artarak 60 milyon 815 bin başa yükseldi. Sığır sayısı 17 milyon 640 bin baş, koyun sayısı 49 milyon 473 bin baş, keçi sayısı ise 11 milyon 342 bin baş olarak kayıtlara geçti.

Ancak sahadaki hayvan varlığındaki bu sınırlı ve kademeli toparlanma; ne vatandaşın mutfağındaki et ve süt ürünlerinin fiyatına yansıyor ne de küresel piyasalardaki dengeyle örtüşüyor. GAZETE 32 olarak TÜİK’in açıkladı verileri, dünya et piyasaları ve iç pazardaki süt-peynir enflasyonuyla detaylıca kıyasladık.

Kırmızı Et Fiyatları: Türkiye ile Dünya Arasındaki Makas Açılıyor

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre küresel kırmızı et fiyat endeksi belirli bir bantta dengelenirken, Türkiye’de kırmızı et fiyatları dünyadaki muadillerinin oldukça üzerinde seyrediyor.

AB ülkelerinde (Almanya, Fransa, Hollanda) karkas et ve market raf fiyatları ortalama 7 ila 10 Euro (güncel kurla 270 – 400 TL) seviyesindedir. Avrupa’da ortalama gelirli bir vatandaşın aylık kazancıyla alabileceği et miktarı ile Türkiye’deki alım gücü arasında derin bir fark bulunmaktadır.

Ülkemizde dana kıyma ve kuşbaşı fiyatları market ve kasaplarda 500 TL ile 650 TL bandına yerleşmiş durumdadır.

Fiyat Neden Düşmüyor?

Türkiye’deki 17,8 milyonluk büyükbaş varlığının beslenmesinde kullanılan karma yemin ham maddelerinde (%50’nin üzerinde) dışa bağımlılık söz konusudur. Mazot, elektrik, veterinerlik hizmetleri ve ilaç gibi temel girdilerin yüksekliği, hayvan sayısı artsa dahi birim maliyeti düşürmemektedir. Avrupa’da mera hayvancılığı yaygınken, Türkiye’de besi hayvancılığının kapalı tesislerde ve kesif yeme dayalı yapılması eti pahalı kılmaktadır.

Çiğ Süt ve Peynir Krizinin Arka Planı: Yem-Süt Paritesi Bozularak Devam Ediyor

Açıklanan verilerde koyun ve keçi varlığında görülen %6’lık artış olumlu bir grafik çizse de, damızlık sığır yetiştiriciliği ve süt üretimi üzerindeki maliyet baskısı peynir fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı.

Sektörde kabul gören ideal “1,5 kg Yem = 1 Litre Süt” paritesi uzun süredir üretici aleyhine seyretmektedir. Çiğ süt tavsiye fiyatlarının maliyet artışlarının gerisinde kalması, üreticinin çiğ sütten kar edememesine ve anaç (dişi) hayvanların kesime gönderilmesine yol açmaktadır.

Süte gelen her zam ve artan soğuk zincir/lojistik maliyetleri, işlenmiş süt ürünlerine katlanarak yansımaktadır. Bugün raflarda standart beyaz peynirin kilogramı 300 TL – 550 TL bandındayken; tulum, kaşar ve yöresel peynir türleri 750 TL ile 1.000 TL sınırını aşmıştır.

Dünya süt emtia fiyatları son bir yıllık periyotta yatay veya düşüş eğilimindeyken; Türkiye’de ambalaj, enerji ve dağıtım maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle peynir adeta lüks tüketim maddesi haline gelmiştir.

Çözüm Nerede? Sayısal Artış Yetmiyor

TÜİK’in Haziran 2026 verileri baş sayısında kağıt üzerinde bir artış gösterse de, hayvancılıkta temel sorunun “sayısal varlık” değil “üretim maliyeti” olduğunu kanıtlamaktadır. Yerli yem bitkileri üretimi artırılmadan, mera alanları verimli kullanılmadan ve besiciye doğrudan girdi desteği sağlanmadan, hayvan sayısındaki küçük yüzdesel artışların market raflarındaki et, süt ve peynir fiyatlarını düşürmesi mümkün görünmemektedir.

et Isparta Haber Süt TÜİK
Paylaş f X TG