02 Ekim 2011 Pazar 15:43 Amerikalı bir sosyal paylaşım sitesinde gördüğüm,bir çok marka ambleminin oluşturduğu resim,hayli dikkatimi çekti. Amblemi olan markalar ise…
02 Ekim 2011 Pazar 15:43
Amerikalı bir sosyal paylaşım sitesinde gördüğüm,bir çok marka ambleminin oluşturduğu resim,hayli dikkatimi çekti. Amblemi olan markalar ise sanki hayatımızın anlamlarıydı. Fotoğraftaki açıklama olmasa,günlük hayatta en çok tükettiğimiz malları listelemişler sanabilirdiniz. Fotoğraftaki açıklama ise: Amerikan ve İsrail mallarına boykot…
Bir üniversite çay evinde oturduğum arkadaşım,yıllardır ortalarda dolanan bu resimden çok etkilenmiş olacak ki bir Fransız markası olan suyu içmedi.Suyu iptal ettiren üniversiteli arkadaşım, Türk marka suyu olmayan çay evinde,suyu çeşmeden istedi ve gururla içti. Adidas tişörtlü arkadaşım, hayli kalabalık olan masamızdaki diğer arkadaşların gözünde milli bir karaktere bürünmüştü belki de. O keyifle,cebinden bir Amerikan sigarası çıkarttı, yaktı ve çayıyla beraber sohbete daldı.
Eskilerin tabiriyle;bez ayakkabı,gençlerin tabiriyle; ‘’Converse’’ ve yine şu yeşil devrimci parkeleri…Yetmişlerde hayli pahalı olan giyim kuşamdan dolayı bu askeri parkeler; sıcak tuttuğundan ve cebi yormadığından,gariban halk tarafından çok tercih edildi. Keza,bez ayakkabılar da öyle. Nostaljinin tekrar modaya döküldüğü günümüzde Amerikalı ve Avrupalı şirketler bunun biraz daha cılkını çıkarıp,bez ayakkabıları ve parkeleri tekrar piyasaya sürdü. Gençlerimiz bu piyasaya o kadar rağbet gösterdi ki bu işten köşeyi dönenler,aynı tarzda binbir türlü mağaza açtı.
Varoşlardan gelen zamanının ünlülerinin üstünde bu parkeleri,ayakkabıları gören yeni nesil için bulunmaz bir nimet oldu bu durum.Bir zamanların varoş ürünleri şimdilerde en lüks ürünler arasında yerini aldı.Eskiye göre her şeyin daha rahatladığı ülkemde lafım;bu ürünleri giyenlere değil, abartanlaradır.
Kışın ortasında yüz küsür liraya aldığı bez ayakkabılarını giyerek tarzından ödün vermeyen,yaz kış ayağındaki ikiyüz liralık postalını,tarzı adına çıkarmayan, üstündeki Amerikan giysileriyle Amerika’ya pankartlar kaldıran, milliyetçi parti toplantılarında Amerikan sigaraları içen, geleceğin Türkiye’sinin gençlerinedir lafım.Tabii bir de müzik konusu var. Evi barkı belli olmayan, geleceğinden bir haber Amerikalı hippilerin tarzını aynen aldık kendimize,bakımlı,zengin hippiler olduk hepimiz.
Fakat;müziğin felsefesini ve düşüncesini ekarte eden gençlerimiz için Bahadır Akkuzu’nun güzel bir sözü var: ’’Saçımızı,sakalımızı örnek alan gençlerimiz düşüncelerimizi örnek alamamışlar.’’
Amerikan sitelerinde profiller açıp yine onları kötüleyen genç kardeşlerim; Amerika’ya bilmem kaç milyar dolar olan borcumuzdan dolayı,çeşmemizden akan suyun belli vergi yüzdesinin IMF’ye gittiğini,günlük hayatta mecbur olarak kullandığımız ürünlerin biz alsak da almasak da zaten gümrükte vergilerinin ödendiğini, Türk ekonomisinin Amerika ve İsrail’e doğru orantılı çalıştığını, ülkenin bu durumunun eğitimsizlik ve bilinçsizlikten kaynaklandığını biliyor muydunuz ?